Bir kız sana bakıyor eğer

her gün bir flood #14.2

2020.11.28 19:14 SnooTomatoes3856 her gün bir flood #14.2

hayatımda okuduğum en mükemmel flood okuyun okutturun. masterpiece...
Sizlerle hayatımda söylediğim en büyük yalanı pylaşmak istiyorum. Anlatacağım hikaye yarım falan değildir. Rahatlıkla okuyabilirsiniz. BÖLÜM 1 2015 yılıydı. Liseyi yeni bitirmiş üniversite sınavına girmiş ama barajı bile geçememiştim. Zaten kimsenin de benden pek bir umudu yoktu. Kimseyi hayal kırıklığına uğratmamıştım. Annem ev hanımı, babam ise işi olmayan arada bir inşaatlarda amelilik yapan birisiydi. Zar zor geçinir kirayı bile zor öderdik. Birde benden 3 yaş küçük kız kardeşim var. Onun dersleri çok iyiydi. Bu yüzden benden umudu kesmişler, annemle babam bütün umutlarını ona yöneltmişlerdi. Bir gün babam sevinçli bir şekilde eve geldi. Yüzü gülüyordu. Eve gelir gelmez bizi salona çagırtmıştı. Babamın yanına gidip "Ne oldu baba?" diye sordum. Babam da heyecanlı heyecanlı anlatmaya başladı. "Bugün fabrikada kolileri kamyona yüklerken, fabrikanın patronuyla biraz konuştuk ona durumumu anlattım. O da bana Çanakkale'de bir fabrikasının daha olduğunu orada da elaman lazım olduğunu söyledi. Köy yeri olduğundan kiraları çok ucuzmuş hem de temiz hava alırız" dedi. Annem babama "Peki aylık maaşın ne kadar orada geçinebilecek miyiz?" diye sordu. Babam "2000 tl para alacağım. Hem bizim oğlan da işe girer biraz faydası dokunur." dedi. Babam kararlıydı kafası yatmıştı bu işe. Annem de kabul etti. Benim de zaten okulum bitmişti, çalışmaktan başka çarem yoktu. Bir kaç güne bütün eşyalarımızı toplayıp Çanakkale'nin köyünde tuttuğumuz eve taşındık. Yeni evimiz bayağı büyüktü. İlk defa kendime ait bir odam olacaktı. Köy de çok güzeldi. Denizi bile vardı. Bir kaç gün içinde eve yerleştikten sonra babamın bahsettiği fabrikaya gittik.
BÖLÜM 2 Bizi müdürün yanına çıkarttılar. Müdürün odasına girdiğimizde karşısında ayakta bekledik. Bu beni bayağı sinirlendirmişti. Benim için sorun değildi ama babamın öyle müdürün karşısında gariban bir şekilde beklemesi benim zoruma gitmişti. Müdür babam ve beni işe almıştı. Tabi ki de babamın fabrikanın sahibi ile geldiği ufak bir ayrıcılık vardı ama çokta umursanacak bir şey değildi bu. Tam kapıyı açmış dışarı çıkacaktım ki, karşıma çok güzel bir kız çıktı. Ne güzel kız diye geçirdim içimden. Kız yüzüme bile bakmadan müdüre "Baba" diye seslendi. Demek bu kız müdürün kızıydı. Hiç olmassa öğrenmiş olmuştum. Ertesi gün babamla birlikte işe başladık. Bu çalıştığımız fabrika balık fabrikasıydı. Kadınlar balıkları kılçıklarından ayırır benle babam da çöplerini atardık. Böyle çalışırken yanımıza bir tane araba durdu. Eski bir dobloydu. İçinden müdür ve kızı indi. Müdürün kızı direk yanımıza gelerek bana "Ne yapıyorsunuz siz?" diye sordu. Bende kıza "Çöpleri atıyoruz" dedim. Benim yaşımda olan bir kızın karşısında böyle bir vaziyette durmak beni utandırmıştı. Ayağımda çizme üştüm başım balık pisliği. Daha sonra kız babasının yanına giderek "Baba ne pis kokuyorlar, midem bulandı" dedi. Bunu iki kulağımda net bir şekilde duymuştu. Nasıl üzüldüm anlatamam normal şartlarda elimde ki bir kova balık pisliğini kafasına dökerdim ama bu iş babam için çok önemliydi. Belki kızın dediğini duymuştu ama duymamazlıktan geliyordu. Aradan aylar geçti ben ve babam hala balık çöplerini atıyorduk. Mola saati geldiğinde babamla birlikte bahçeye oturup dinlemeye başladık. Yanımıza müdür ve karısı gelerek babamla konuşmaya başladı. Müdürün karısı lafı üniversite sınavına getirdi. Bana bakarak "Sen girmiyor musun. Gerçi girsen de kağıt israfı olur" diyerek gülmeye başladı. Ulan ne biçim insanlardı bunlar. Hiç umursamamış gibi yaparak müdürün karısına "İstesem tam puan alırım o sınavdan sadece yapmak istemiyorum" gibi saçma bir cümle söylemiştim. Babam bir şeyler söylemek istiyordu ama diyemiyordu. Babamın bu huyundan nefret ederdim. Babam yeri gelince başlarım lan işine diyebilecek bir adam değildi. Tamam efendim, olur efendim diyenlerdendi. Müdür bana "Bizim kız bu yıl hukuku düşünüyor, en iyi dershaneye gidiyor" dedi. Bizimle uğraşıyordu bunlar yoksa ben mi öyle zannediyordum. Müdüre bakarak "Ben hiç bir dershaneye gitmeden de sizin kızınızı bu sınavda rahatlıkla geçebilirim" dedim. Müdür bu lafıma kızmış olmalı ki sert bir şekilde "Mola bitti" dedi. Babamla birlikte tekrardan balık çöpü atmaya devam ettik.
BÖLÜM 3 O gece yatağımda yatarken bunlar gibi şerefsizlerin genelde dizilerde olduğunu düşünürdüm ama gerçekte de varlarmış. Kendi kendime düşünürken aklıma bir fikir geldi. Üniversite sınavına daha 1 aydan fazla bir süre vardı. Eğer bu zaman içinde bir kitap alır sıkı çalışırsam gerçekten de kızlarını geçebilirdim. Bunları düşünürken uyuya kalmışım. Sabah babam beni işe uyandırdı. İşe gidip tekrardan çöpleri atmaya başladık. Babama "Baba ben üniversite sınavına hazırlanmak istiyorum. 1 ay kaldı derslere çalışıp adam akıllı bir iş sahibi olabilirim" dedim. Babam biraz düşündü "Sen yapamazsın işine bak" dedi. Ben de "Baba işten çıkıcam bugün" dedim. Babam hiç bir şey demedi. Molaya çıktığımız vakit müdürün odasına giderek "Ben istifa ediyorum" dedim. Müdür de "Ne oldu neden istifa ediyorsun?" diye sordu. Bende "Bir nedeni yok sıkıldım" diyerek odadan çıktım. Üzerimi değişip köyde bulunan bir kırtasiyeye girip üniversiteye hazırlık kitabı aldım. Eve gittiğimde kapıyı annem açtı. Bana şaşırarak baktı "Niye erkenden geldin?" diye sordu. Bende anneme "İşi bıraktım" dedim. Anneme bayağı bir laf anlattıktan sonra odama girip kitabı açtım. Yapacaktım, kararlıydım. Kimse bana inanmıyordu herkesi pişman edecektim. Başladım kitabı okumaya. Aradan 5 6 dakika geçmişti ki çok sıkılmıştım, resmen uykum geliyordu. Bu 1 ay ders çalışmak yerine cebimde ki parayı dışarıda gezerek harcadım. Sınav günü geldiğinde Çanakkale merkeze kadar gitmiştim. Sınavda zorlanıyordum hiç bir şey bilmiyordum ki. Ama matematiğe gelince bilerek öğretmenlerden boş kağıt isteyip duruyordum. Matematiği yapıyormuşum gibi gösteriyordum kendimi. Sürekli kağıt isteyince herkes bana bakar olmuştu, kendilerince zeki çocuk diyorlardı herhalde bana. Oysa ki kağıda soruların aynısını yazıyordum sadece. Sınav bitmiş eve giden otobüse binip kafamı koltuğa iyice yaslayıp düşünmeye başladım. "Annemle babam haklılardı ben yapamazdım bunu. Bana göre değildi. Müdürün kızı beni çok rahat geçerdi." Aradan biraz zaman geçtikten sonra sınav sonuçları açıklandı. Sonucuma bakmama gerek yoktu. Ama ne kadar kötü olabilirdi ki? Merakıma yenik düşüp sınav sonucumu açtığımda ilk girdiğim zamankinden daha da düşüktü. Ne salaktım ben. Keşke müdüre ve karısına sizin kızınızı rahatça geçebilirim demeseydim. Böyle mal mal otururken aklıma bir şey geldi. Öğeyi denetle ne güne duruyordu ki. Bunu ne müdür ne de karısı bilirdi. Hemen öğeyi denetle yaparak aldığım puanı düzelttim. Kendimi dereceye soktum neredeyse. Puanlarımı yükselttikten sonra internet cafeciden kağıda yazıcı ile çıkarttım. Kağıdı alır almaz babamın yanına yani fabrikaya gittim. Fabrikaya geldiğimde müdür karısı ve kızı masada oturmuş konuşuyorlardı. Kızları ağlıyordu. Ne güzel zamanlamaydı. Babam ise biraz arkalarında oturmuş çay içiyordu. Babamın yanına giderek biraz da duyulacak bir şekilde "Baba bak puana derece yapmışım" dedim. Babam elimde ki kağıda bakıyordu ama hiç bir şey anlamıyordu. Normal puanımı bile getirsem babam anlamazdı. Bana bakarak "Afferim oğlum" dedi. Daha sonra müdürün karısı bana seslenerek "Getir bakayım" dedi. Göğsümü kabarta kabarta yanlarına gidip elimde ki kağıdı gösterdim. Kadının yüzü düşmüştü. Kızına bakarak "Bu çocuk bile seni geçmiş" dedi. Hemen araya atladım. "Yalnız ben derece yaptım yani bir çok insanı geçtim. Aslında lys' de girerdim ama gerek yok ondan da yüksek puan alırım benim için önemli olan ygs'di. Oda çok kolaydı. Hiç çalışmadan derece yaptım. Bu sınavda zorlanan boşuna deniyordur." dedim. Bunları söyledikten sonra babamın yanına gittim. İçimde ki o boşluk dolmuştu resmen. Bu son bir kaç hafta güzel geçmişti.
BÖLÜM 4 Sıra da tercih vardı. Bunu da bir şekilde atlattım. Ama üniversite zamanı gelince ne yapacaktım ki? Annemlere yalandan "İstanbul'da bir üniversite kazandım" dedim. Yalan yalanı doğuruyordu sürekli. Artık gerçeği de söyleyemezdim. Boku çıkmıştı yani. Bir gün köyde dolaşırken kendi kendime "Ne yapacağım lan ben" diye söyleniyordum. Birden omzuma biri dokunarak "Napıyon lan" dedi. Bu arkadaşım Sedat'tı. Sedat'la muhabbet ederken bana "Antalya'da bir otelde çalışacağını söyledi." Orada yatıp kalkıp, yiyip içecekti. Birden kafama dank etti. Çok iyiydi. Bende Antalya'ya gidip orada çalişabilirdim. Hemde evdekilere üniversite gidiyordum diyebilirdim. Sedat'a bana da iş ayarlaması için ikna etmiştim. Okulların açılmasına az bir süre olmasına rağmen Annemle babama "Ben gidiyorum artık İstanbul'da ki kyk yurduna gitmem gerekiyor" dedim. Annem ağlamaya başladi babam ise neredeyse cebinde ki bütün parayı vermeye razıydı. Babam bana bakarak "Oğlum kusura bakma sana inanmadık, özür dileriz." dedi. Aşırı kötü olmuştum. Ah bir bilselerdi gerçegi ne derlerdi acaba. Bir kaç gün içinde valizimi toplayıp evdekilerle vedalaştıktan donra Sedat'la birlikte Antalya'nın yolunu tuttuk. Otele geldiğimiz de çok iyi insanlar bizi karşıladı. Bize yatacağımız yeri gösterdiler. Yemek ikram ettiler. Ne yapacağımızı söylediler. Bunlar da çalışanlardı, ve gerçekten de güzel insanlardı. Sedat daha önceden bu işi yaptiğı için otelde belboy olarak çalışıyordu. Ben ise otelin restourant bölümünde komi olarak çalışıyordum. Garsonun arkadasında dolanır, müşterilerin boşlarını toplardım. Aradan aylar geçmiş evdekiler beni arıyor "Okul nasıl gidiyor?" diye soruyorlar. Bana güveniyorlardı. Benim onlara yalan söyleyeceğimi tahmin etmiyorlardı. Bir şekilde durumu idare ediyordum. Babam para göndermek istiyor kabul etmiyordum. Yurtta her şey bedava paraya ihtiyacım olmuyor diyordum. Bir gün restourantın mutfağında yemek yerken beni resepsiyondan çagırdılar. Üstümü başımı düzeltip resepsiyona indim. Resepsiyonda ki adam "Sedat'ı bir yere yolladım şu müşteriyi odasına kadar götür" dedi. Bende kabul ettim. İlk defa birisini odasına götürecektim. Resepsiyona "Kimi götüreceğim" diye sorduğum da bana eliyle "Şu bayanı" dedi. Kadının yanına giderek ögrendiğim bir kaç kelime ingilizce ile "Please, follow me" dedim. Ben bir kaç adım atmıştım ki kadın bana bakarak, gözleri ile elinde ki valizi gösterdi. Doğru ya valizleri biz taşıyorduk. Gidip kadının elinde ki valizi aldım. Valiz ya çok ağırdı ya da ben çok güçsüzdüm. Allah'tan tekerlekleri vardı da götürebiliyordum. Asansöre bindiğimiz de kadının yüzüne baktım. Sanki hayattan bezmiş her an intihar edecek bir tipi vardı. Ama gayette güzel bir kadındı. Hatta çok güzel bir kadındı. Kadın yere bakıyor ben de kadına bakıyordum öylece. 11 kat bu şekilde çıktıktan sonra elimde ki kartı okutup odasına girdik. Odaya girer girmez kadın kendini yatağa attı. Ağzım açık bir şekilde kadına baktım. Elimde ki valizi bir köşeye bıraktım. Odadan tam çıkıyordum ki, kadın seslendi. Yatağın üzerine oturmuş bana bakarak ingilizce bir şeyler söylüyordu. Hiç bir şey anlamıyordum. Kadına bir şey söylemek istiyordum ama konuşmama fırsat bile vermiyordu. Tam o konuşurken odaya Sedat geldi. Sedat'ı görür görmez bi rahatlama gelmişti. Sedat'a "Bu kadın bir şeyler diyor anlamadım, sen konuş ben gidiyorum" dedim. Sedat "Tamam kanka" dedi. Odadan çıkana kadar kadın gözlerini benden ayırmadı. Restoranta çıkıp yine boş işleri yapmaya devam ettim.
BÖLÜM 5 Ertesi gün sabah kahvaltısında çalışırken o kadın geldi. Kahvatısını alıp bir masaya oturup yemeğini yemeye başladı. Yemeğini bitirdikten sonra boş tabaklarını almaya gittim. Tabağı alırken kadın kafasını kaldırıp bana öfkeli bir şekilde baktı. Yanlış bir şey mi yapıyordum, niye böyle bakıyor lan bu kadın? Tuttuğum tabağı bırakıp hemen şefin yanına gittim. Şefin yanına giderken arkama baktığımda kadın kafasını çevirmiş hala bakmaya devam ediyordu. Şefin yanında dururken restorant müdürü beni yanına çağırdı. Müdür bana " Sen bundan sonra gececi olarak çalışacaksın" dedi. Gececi çalışan çocuk vardı. Müdüre "Gececi ne olacak o da gündüze mi geçecek?" diye sordum. Müdür "Onun annesi hastalanmış memleketine gitti. O gelene kadar sen bakacaksın" dedi. Bende kabul ettim. Zaten kabul etmekten başka çarem yok. Mecbur yapacaktım. Hem o kadınıda artık görmek zorunda kalmayacaktım. Gececi olmak güzeldi. Saat 11 olduğunda iş başı yaptım. Sabah 7 ye kadar restorantta boş boş oturacaktım. Çok nadir müşteri gelirdi o da sadece bir kaç yudum içki içindi. Saatler geçmiyordu. Oturmuş barda telefonla oynarken uyumamak için kendimi zor tutuyordum. Saat gece 2 idi. Asansörden bir ses geldi. Kafamı uzatıp baktığımda gelenin bir müşteri olduğunu anladım. Ama asansörün önü karanlık olduğu için müşterinin yüzünü tam göremedim. Yavaş yavaş geldikçe başımdan aşagı kaynar sular döküldü. Gelen kişi odasını gösterdiğim kadındı. Ne işi vardı bu saatte burada? Bara gelip sandalyeye oturdu. Bana bakarak "Beer" demişti. Allah'tan bira istediğini anlamıştım. Kadına birayı verdikten bir kaç dakika sonra telefonum çalmaya başladı. Arayan kişi annemdi. Gecenin 2 sinde niye arıyordu ki? Kadın bana "Open" dedi. Telefonu açmamı istiyordu. Bende telefonu açtım bu saatte arıyorsa belki önemli bir şey olabilirdi. Telefonu açıp kulağıma getirdim "Efendim anne" dedim. Annem "Whatsapp'ta açıktın bende arayayım dedim. Nasıl gidiyor okulun?" diye sordu. Bende yalanlarıma devam ettim. Telefonla konuşurken kadın da bana bakıyordu. Konuşmayı kısa kesip telefonu kapatıp cebime koydum. Kadın elinde ki birayi bırakarak bana "Neden yalan söylüyorsun annene?" diye sordu. Şok olmuştum. Kadın türkçe konuşuyordu. Çok iyi değildi ama konuşuyordu. Kadına şaşkınlıkla bakarak "Türkçe biliyor musunuz, konuştuklarımı anladınız mı?" dedim. Kadın "Evet biliyorum" dedi. Kadına her şeyi anlattım. Bu şekilde yaptığımı ve bu durumun beni buraya getirdiğinden bahsettim. Kadınla resmen sabaha kadar konuştuk. Belki de benim mesaim bitmese konuşmaya devam ederdik. Daha sonra ertesi gün oldu ve kadın yine aynı saatte gelip tekrardan sabaha kadar konuştuk. Bana 28 yaşında olduğunu isminin Isabella ve Amerika'da yaşadığını söyledi. Isabella benden tam 9 yaş büyüktü. Ben 19 yaşındaydım o zamanlar. Gececi çocuk gelmemişti, bende tam 2 ay boyunca gececi olarak çalıştım. Bu 2 ay boyunca Isabella her gece geldi ve sabahlara kadar hep konuştuk. Benim sayemde Türkçesi bile gelişmişti. Normalde bir hafta kalması gerekiyordu ama 2.5 aydır bizim otelde kalıyordu. Sonunda gececi çocuk gelmişti. Müdür beni bu sefer sabah yerine akşama yazmıştı. Artık akşamcı olarak çalışacaktım. İsabella'ya son gececi olarak çalıştıgımda "Gececi çocuk geliyor artık onunla konuşursun" dedim. Bunu diyince sanki biraz üzülmüştü yada ben öyle zannetmiştim.
BÖLÜM 6 2 gün sonra akşamcı olarak çalışırken asansörden Isabella indi. Üzerine o kadar güzel elbise giyinmişti ki gözlerimi alamadım. Kalbim güm güm atmaya, nefesim hızlanmaya ve elim ayağım durduk yere titremeye başlamıştı. Garsonlardan birisi Isabella'dan sipariş almak için yanına gitmişti. Ben de o ara elimde ki boşları mutfağa götürüyordum. Aradan bir kaç dakika geçmişti ki garson yanıma gelerek "Olum masa 4 te ki kadın benim siparişimi o alsın" diyor. Nasıl alacaksın ingilizcen bile yok" dedi. Galiba türkçe konuşabildiğini benden başka bilen yoktu. Garsona "Ben alırım" dedim ve Isabella'nın yanına gittim. Allah'ım ne kadar güzeldi. Ama ben hiç umursamıyormuş gibi yaparak "Akşamları geldiğini bilmiyordum" dedim. Bana "Aslında bugün değişiklik olsun istedim" dedi. Isabella'nın siparişlerini aldıktan sonra servisini de ben yapmıştım. Restourant yemek servisi bitip gececi çocuk gelene kadar oturdu. Masadan kalkıp giderken elinde bir poşet gördüm taşımakta zorlanıyor gibiydi. Şefimize seslenerek ingilizce bir şeyler söyledi. Ardından şef bana seslenerek "Hanımefendinin elinde ki poşeti odasına kadar götür" dedi. Ulan nereden çıktı şimdi poşet, hiç uğraşmak istemiyordum. Gidip Isabella'nın elindeki poşeti alıp odasına kadar götürdüm. Odaya girdiğimiz de poşeti yere bırakıp "İyi geceler" dedim. Arkamı dönüp çıkıyordum ki beni kolumdan tutup yatağa itti. Yatakta öylece kalmıştım. Gidip kapıyı kapatıp arkadasını da kilitledi. Yanıma gelerek "Bunu daha önce yaptın mı?" diye sordu. Anlamıştım ama anlamamazlıktan gelerek "Neyi" dedim. "Sex"dedi. Kocaman gözleriyle gözlerime bakıyordu. Kekeleyerek "Benim gitmem gerek" dedim. Başladı dudaklarımdan öpmeye. Kalbim nasıl atıyordu anlatamam, ve o gece bakirliğimi kaybedip milli olmuştum. Üstelik bizim fabrikada ki müdürün kızından kat ve kat güzel bir kadınla birlikte. Ertesi gün aynı yatakta uyandık. Galiba Isabella'ya aşık olmuştum, kendimden 9 yaş büyük bir kadına. Bir kaç gün sonra beni annem aradı. Bana bağırarak ve ağlamaklı bir sesle "Bize nasıl yalan söylersin. Biz seni okul okuyor sanıyorduk niye bizi kandırdın. Baban birdaha buraya gelmesin benim öyle oğlum yok diyor" dedi ve telefonu yüzüme kapattı. Ögrendim ki Sedat'la birlikte otelde üzerimde garson kıyafeti varken fotoğraf çekinmiştik bu da instagrama atıyor ve kardeşim görüyor oradan da annem ve babam daha sonra Sedat'a ulaşıyorlar oda her şeyi söylüyor. Bir kaç defa annemle babama ulaşmaya çalıştım ama açmadılar bile telefonu. Daha fazla burada çalısamazdım belki babam buraya gelebilirdi o yüzden çıkmam lazımdı, birikmiş biraz param vardı bana bir süre yeterdi. Müdüre durumu anlatıp çıkmam gerektiğini söyledim. Zaten kış geliyordu işler düşecekti. Sen bilirsin dediler. Valizimi hazırlayıp otelin önüne geldim. Aslında Isabella'ya veda etmek istiyordum, ama yukarı çıkıp yanına gidemezdim. Bir kaç kere aramama rağmen telefonu da açmadı. Valizimle birlikte otelin karşısında oturuken kapıdan Isabella çıktı. Biraz sağa sola bakındıktan sonra beni gördü. Resmen koşarak yanıma geldi ve bana sarıldı. Ağlamaya başladı. Kafasını geri çekip gözlerime bakarak "Neden işi bıraktın, nereye gidiyorsun?" diye sordu. Bende ağlayarak "Bilmiyorum" dedim. Birlikte bir kafeye oturup ona durumu anlattım. Bunun üzerine Isabella "Benimle gel Amerika'ya" dedi. Aslında Amerika'ya gitmek istiyordum bunu hayal etmiştim, araştırmıştım ama bu şekilde gideceğimi hiç düşünmemiştim. Kabul ettim. Isabella'ya aşıktım. Olay nereden nereye gelmişti. Sırf bir ygs puanı olayı nerelere getirmişti. Bana vize aldıktan sonra ilk defa başka bir ülkeye gitmiştim. New york'a ayak bastım. Isabella beni evine getirdiğinde ağzım açık kaldı. Villa gibi bir evi kapısının önünde son model arabalar. Bu arabaların daha kötüsü bile bizim mahalleden geçtiğinde şaşkınlıkla bakardık, şimdi bunlar benim karşımda duruyorlardı.
BÖLÜM 7 SON Aslında buraya gelmemin nedenlerinden biriside Annemle babamın beni merak etmesini istememdi. Özlesinler istedim. Isabella ile evlendikten sonra bana Amerika vatandaşlığı verildi. 3 yıl boyunca burada kaldım. Birde erkek çocuğumuz oldu. Kendimden tam 9 yaş büyük bir kadından, ama bir şey ögrendim. Aşkın yaşı yoktur. Bu zaman boyunca ne annemi ne de babamı bir kere bile aramadım. Bunca zamandan sonra ben karım ve çocuğum birlikte tekrardan ülkeme memleketime döndüm. Sırf annem babam ve kardeşim için. İstanbul'da Isabella'nın üzerine araba kiraladık. En güzel araba olsun istedim. Ehliyetim olmadığı için Çanakkale'nin köy girişine kadar Isabella sürdü. Köye ise ben girdim arabayla. İlk işim fabrikaya gitmek oldu. Hala yerinde duruyordu. Arabayla fabrikanın önüne geldiğimde gözlerim doldu. Hala orada birisi çöpleri atıyordu, bunca zaman babam aynı işi yapıyordu. Arabadan inip babama doğru yaklaştım. Beni fark edememişti. Babama "Kolay gelsin" dedim. Babam arkasını dönüp "Eyvallah çok" dedi ve sustu. Beni tanıdı, onunda gözleri doldu. Koşarak babama sarıldım. O balığın kokusu öyle anı doldurdu ki içimi. Babam başladı sormaya "Sen neden bizi hiç arayıp sormadın polise gittik. Senin Amerika'ya gittiğini söylediler. Ama başka bir şey yapmadılar" dedi. Arabaya doğru el işareti yaparak Isabella'yı çağırdım. Isabella yanımıza kucağında oğlum ile geldi. Oğlumu kucağıma alarak babama "Baba bak torunun" dedim. Babam şaşırarak baktı. 22 yaşında oğlunun evli olması hatta çocuk sahibi olması her insanın başına gelen bir şey değildi sonuçta. Daha sonra müdür ve kızı çıktı piyasaya. Bana "Oooo sen neredesin yahu?" diye konuştu. Kızı arkada ki arabayı üzerimde ki elbiseleri görünce kıskançlığı yüzünden okundu. Aslında bunun olmasını da çok istiyordum. Müdüre bakarak "Babam da istifa ediyor" dedim. Babama "Hadi baba eve gidelim artık çalışmana gerek yok" dedim. Bir şekilde babamı ikna edip eve götürdüm. Evde annem ve kız kardeşim ile özlem giderdim. Herkesin aklında bir soru vardı. Bunca zaman neredeydin ve bu kadın ve çocukta kimdi. Her şeyi tek tek anlattım ama Isabella' nın yaşını 24 diye bahsettim. Hala yalan söyledim. Isabella aslında 31 yaşındaydı ama yaşını hiç göstermiyordu. Bir kaç ay ailemin yanında kaldıktan sonra tekrardan evimize döndük. 6 7 ay sonra tekrardan gitmek istemiştim ama coranavirüs çıktığı için gidemedim. Ama iki gün önce tekrardan annem ve babamın yanındayım. Babama köyde ufak bir dönerci dükkanı açtık ve kendini geçindiriyor. Böylesi onun için daha iyi. Ben Isabella ile tanıştiğımda bana parasından hiç bahsetmedi bu kadar zengin olduğunu bilmiyordum. Ama Isabella bana hiç bir zaman nasıl bu kadar parası olduğundan bahsetmedi. Çok saçma belki ama gerçek bunlar. Bir otelde, birisine aşık olmak çok saçma. Yalanımın sonu buraya geldi. Normalde detaylara girseydim çok uzun olurdu. Malum telefondan yazıyorum. Her neyse siz siz olun yalan söylemeyin.
submitted by SnooTomatoes3856 to akagas [link] [comments]


2020.11.20 18:09 SnooTomatoes3856 Her gün bir flood #7 (ben bu seriyi sevdim bayaı)

Annem Babama Nasıl Verdi Acaba Neler Hissetti! Part 3
akşam incide takılıyordum ki babam bini çıktı yanıma kapıyı tıklattı.. okan mı beyaz mı? diye sordum. ikisinin de amk aç kapıyı dedi. doğru cevabı verdiğinden açtım kapıyı. lan bu ne hal? diye bağırdı. ne var halimde? dedim. oğlum delirtme çıkar şunları diyor. taktığım sütyeni kastediyormuş amk.. bu herifin dar kafalılığı öldürecek beni. baba merve'ye aldım takmadı, o kadar para verdim. boşa mı gitsin? tasarruf yapıyorum dedim. tasarrufunu giberim diye bağırınca çıkarmak zorunda kaldım. tek tek tuvaletleri gezip boşa su akıyor mu? diye kontrol etmeyi biliyor oç. biz tasarruf yapınca suçlu oluyoruz. takacak ya bana, bahane arıyor. konuyu değiştirmek için zaman lerzan mutlu'yu ne kadar değiştirmiş, farkında mısın? diye sordum, giblemedi. böyle zekiliklerim vardır. aşırı bir tepki aldığımda olayı yumuşatmak için parlak zekamı devreye sokarım. ters ters bakıyor amk.. sen ne demeye geldin baba? dedim. demiyorum lan sana bir şey baba da deme bana amk dedi ve çıktı. oha amk itirafı kest. delirmek üzereydim.. babam kimdi benim amk? bu konuyu hemen açıklığa kavuşturmalı, incide arkamdan konuşulanları haklı çıkarmamalıydım.
not: lerzan mutlu annem olabilir.
hemen indim aşağıya sordum anneme. benim babam kim? dedim. mal mal konuşma git başımdan diyor. babam babam olmadığını iddia ediyor, kim benim babam cevapla çabuk, yoksa bida odama almam seni dedim. öyle deyince tırsmış olacak gitti babama sen ne dedin bu çocuğa? diye çıkıştı. ben biraz uzaklaştım, dayaktan korktuğum için. zaten duydum sonra babam yakışıksız ifadeler dillendiriyordu hakkımda. bunlardan bir gib çıkmayacaktı, kendi yöntemlerimle öğrenmeliydim. merve'nin yanına gittim. kapıyla küs olduğumuzdan ona bir şey söylemedim ve tıklattım. zaten onla harcayacak zamanım da yoktu. merve açtı kapıyı, ne var? dedi. önce benimle insan gibi konuşmasını, daha sonra göğüslerinin bir ara fotoğrafını çekmemiz gerektiğini, bir iş için lazım olduğunu tembihledim. git abi pff xs gibilerinden bir şey söyleyecek oldu, tuttum saçından. söyle, geçen saklayıp da söyleyemediğin şey neydi? benim gerçek babam kim? annem başka kimlere veriyor? dedim. sesi çıkmadı.. söyle çabuk yoksa nermin'in face profiline yine mesut yar'ın kilo vermeden önceki hallerinin fotoğraflarını atarım diye tehdit ettim, defol diye karşılık verdi. bu kız tam bir kevaşe.. artık anlaşılmıştı, aile içinden doğru cevap gelmeyecekti. bir an önce farklı yollara yönelmeliydim.
not: aradığım sorunun cevabı nermin'de olabilir.
sabaha kadar gözüme uyku girmedi. face'den, twitter'dan ve inci'den çeşitli duyurular yaptım. babamın kim olduğunu bilenlerin acil bana ulaşması gerektiğini yazdım. küfürle cevap verenlere gerekli tepkileri verip evden fırladım. 1. kata indim, yine o kadın çıktı. eşiniz evde mi? dedim. hayır dedi. oha bu saatte gelmedi mi hala? diye bağırdım. herif ağır tokmakçı amk evine bile uğramıyor. saçmalama işe gitti dedi. yemedim tabiki ama onla uğraşamazdım. sizin kocanız benim annemi gibmiş doğru mu? dedim. ne diyorsun sen defol git falan dedi küfür müfür bir şeyler saydırdı. dur kapatma kapıyı cevap ver dedim, kapattı huur kapıyı. annemin tadına varmış biri bu karıya katlanıyor olamaz deyip babamın bu adam olmadığına karar verdim. karşı komşu firuze teyzenin kapısını çaldım. eşiniz evde mi? diye sordum.. yok dedi. kocanızı kastediyorum, evde mi? dedim. yok evladım diye karşılık verdi. firuze teyze belanızı gibtirmeyin hepinizin eşi mi memur amk saat 8 buçuk deyince, bir şeylerden korkuyor olmalı ki kapıyı hakaret ederek kapattı. firuze teyzenin kocası ihtimalini aklımda tutmalıydım. firuze teyze bir şeyler saklıyor gibiydi. sıra 2. kattaki dairelere gelmişti.
not: 1. kattaki kadının adını hala bilmiyorum.
  1. kattakilerden birini tanıyorum da 4 numaraya hiç gitmemiştim. o yüzden önce tanıdığımdan başlayıp aradaki samimiyeti kullanmaya karar verdim. kapıyı çaldım, aramızdaki samimiyete olan inancından dolayı açtı kapıyı. aramızdaki samimiyete güvenerek nassın mehtap teyze görünmüyon? dedim. beni görmekten şaşırmış olacak ki ters ters baktı. kocanız annemi gibmiş doğru mu? diye sordum. sorgu tekniğidir bu, annem itiraf etmiş gibi yapıp lafı alacaktım ağzından. böyle zekiliklerim vardır. insanlara aklımla küçük oyunlar oynar, keskin zekam karşısında çırpınışlarını izlerim. lafı değiştirmek için terbiyesizlik yapma oğlum git işine hadi deyip kapıyı kapattı. bunların hepsi niye böyle davranıyor amk? 1 insan gibi sohbet edebilen olmaz mı koca apartmanda.. kocasından şüpheleniyor belli ki. bu ihtimali de cebe koyup 4 numaraya gittim. çaldım kapıyı benim yaşlarımda bir kız açtı. eşiniz evde mi? dedim. eşim yok benim, neden sordunuz? dedi. kocanızı kastediyorum hanımefendi, evde mi çabuk diye ısrar ettim. öğrenciyiz biz söyle ne söyleyeceksen diyor. bir an öğrenci ve kız olduğunu aklıma getirince çok heyecanlandım ve birkaç saniye aralıksız bakıştık. fakat benden hoşlanıyor olması, sorgu tekniğimden kaçabileceği anlsevgi gelmiyordu. babanız annemi bafilemiş doğru mu? dedim, gülüyor amk. oha bulmuştum galiba.. bu diğerleri gibi kapıyı kapatmamıştı. tabi bu benden hoşlanıyor olmasından da kaynaklanabilirdi ama gözlerinden babasını saklamak istediği gerçeğini okudum. bak dedim ayağını denk al, şahsi meselemizi sonra halledelim dedim ve babasının msn adresini istedim. uğraşamam senle deyip kapıyı kapattı. nihayet elime gerçekçi deliller geçmişti. ayrıca behzat ç'deki şule'den sonra ilk kez bir kızın benden hoşlandığını hissetmiştim. bu da olumlu bir gelişmeydi. neyse edindiğim bilgileri aklımda tutup 3. kattakileri sorguya çekmek vardı sırada.
    not: mehtap teyze ve erdal beşikçioğlu liseden sınıf arkadaşı olabilir.
  2. kattaki sinirli teyze biraz beni korkutsa da kapıyı çalmak zorundaydım. açtı ne var? dedi. olaya yumuşak girmek için natalie portman'ın léon'daki halini hatırlıyor musunuz? dedim. anlamadım? evladım işim var noldu? dedi. acelesi kendini ele veriyordu açıkçası. bu tavrı şüphelerimi artırmıştı. hanımefendi dalga geçmeyin benle, kocanız nerde? dedim. napacan kocamı? diyor. aklı sıra lafı değiştirecek oç. kadın biraz yaşlı olduğundan sorumu dikkatli sordum. muhterem beyefendinin validem ile vakt-i zamanında izdivaç ettiğini teferrüc ediyorum dedim. söylediğime cevap vermeyip lafı değiştirmeye çalıştı. annenin haberi var mı geldiğinden? dedi. sanane annemden oç deyip ondan önce kapıyı ben kapattım. sonra da açmadı oç. şüpheliler listeme eklenmekten kurtaramamıştı kocasını... karşı daireye geçtim. kapıyı tıklattım. kapıyı açan kadına ''oha siz burada mı oturuyordunuz? kapıcı sanıyordum sizi.'' dedim. ne diyorsun sen? falan bir şeyler geveledi. eşiniz evde mi dedim. yok bana söyle ne söyleyeceksen bebek içeride yalnız dedi. bebek kimden? diye sorunca biraz sinirlenip kapıyı kapattı. bu millet mal amk. babam tembihlemiş herhalde hepsine, konuşmayın demiş. bu adam tam bir oç, böyle bir şeyi benden saklayabileceğini nasıl düşünür? neyse şimdi gitmem gereken tek bir adres kalmıştı. firuze teyze.. fazla beklemeden bizim kata çıktım.
not: bebek önder açıkbaş'tan galiba.
bizim kata çıkıp firuze teyzelerin kapısını çaldım. firuze teyze kapıyı açınca bir şey söylemesine izin vermeden ''haykırmaaaak istiyoruoooğğmmmm konuşamıyorum'' eserini ilhan irem'in tarzıyla seslendirmeye başladım. bu daha samimi bir sohbet gerçekleştirmemizi sağlayabilirdi. noldu evladım yine? dedi. bakın firuze teyze sevişmek doğal bir şey ve insanın bir ihtiyacı. günümüzde yıldız tilbe bile sevişiyor dedim. oğlum git hiç sırası değil dedi. ne sırası değil? bu saatte görmeyin siz de şu işi kardeşim dedim. kapıyı kapatıyordu ki koydum ayağımı araya korkmasını sağladım. bildiğiniz gibi böyle çevikliklerim ve böyle zekiliklerim vardır. bu hareketimde iki yeteneğimi bir potada erittim. napıyorsun oğlum sen? git evine yürü dedi. eşiniz annemi emmiş doğru mu? dedim. anlamadığım birkaç arapça cümle söyleyerek kapıyı kapattı ve kafamı karıştırdığını sandı. fakat bu hareketleriyle kendini ele vermiş oldu. çünkü firuze teyzenin arapça bilme ihtimali çok düşüktü. böyle basit hamlelerle aklımı karıştırmayacağından şüpheliler listeme kocasını ekletmekten kaçamadı. yeterli bilgiyi toplamıştım. şimdi eve gidip taylor swift'in love story şarkısı eşliğinde bir durum değerlendirmesi yapacaktım. kapıyı çaldım, annem açtı. nereden geliyorsun? diye sordu. konuyu değiştirmek için defne joy foster öldü 3 gün yas tuttunuz, 30 şehit öldü şimdi neredesiniz? dedim. mal mal baktı, fırsattan istifade odamın yolunu tuttum.
not: ilhan irem, taylor swift'e kanye west'in yaptığı ayıbı yapmazdı.
harun kolçak posterimi ters çevirip duvara astım. şüphelilerin isimlerini, yaşlarını, duyabildiğim kadarıyla haftalık sevişme sayılarını yazdım. o sırada babam geldi, kapıyı tıklattı. gel lan kahvaltı yap dedi. yeterli eti cinim olduğunu, kapımın önünü derhal terk etmesse merdivenlerle konuşacağımı, bir daha onu üst kata çıkarmayacağımı söyledim. öyle deyince korkmuş olacak ki hiçbir şey demeden aşağı indi. elimdeki delilleri ve düşündüklerimi facebook, twitter, inci'de paylaştım. msn iletimi ''alem arka olmuş.'' yaptım. insanlardan yardım istedim. fakat herkes oçlik peşinde olduğu için gerekli küfürleri gerekli yerlere iletip sosyal ortamdan da umudumu kestim. neden herkes bana karşı amk bir anlasam... daha sonra kapım çalındı, gelen merveydi. şaşırdım amk hangi dağda kurt öldü? diye sorup biraz gülümsedim. abi açar mısın kapıyı? dedi. önce soruma cevap ver dedim. abi aç şu kapıyı diye bağırınca daha fazla sinirlendirmemek için kapıyı açtım ve hangi dağda kurt öldü? derken gerçek bir soru sormadığımı, kendisine bir espri yaptığımı belirttim. yoksa 12 yaşında kız nerden bilsin amk nerde kim öldü * böyle esprili anlarım vardır. sivri zekamla beklenmedik espriler yapar, insanları aralıksız güldürürüm. neyse derdin ne merve? sütyensiz birini odama almadığımı biliyorsun, acele et dedim. bir fotoğraf çıkarıp, abi bu iğrenç şeyi niye yatağımın altına koydun? dedi. o iğrenç dediği şeyin david fincher'ın 25 kare tekniği olduğunu ve fight club'ın final sahnesinde bulunduğunu belirttim. merve iyi kız, hoş kız da cahil biraz galiba.. bir daha yapma böyle şeyler yeter artık dedi. konuyu değiştirmek için bu yaşar nuri öztürk saba tümer'e neden bu kadar sinirli? diye sordum. aklı karışmış olacak ki cevap vermeden çıktı odadan. ben de işime bakmaya devam ettim.
not: helena bonham carter yaşar nuri öztürk'ten hoşlanıyor. ikisinin de 3 ismi var.
duvardaki yazdıklarıma bakarak bir süre düşündüm. daha sonra benden hoşlanan öğrenci kızla şükran teyzenin akraba olduklarını farkettim. bu da firuze teyzenin kocasının benim babam olma ihtimalini kuvvetlendiriyordu. indim aşağıya annem mutfakta bir şeylerle uğraşıyordu. anne firuze teyzenin kocasıyla nereden tanışıyorsunuz? dedim daha mevzuya girmeden. böyle zekiliklerim vardır. konuya farklı bir yerden girer, karşımdaki insanın aklımın oltasına düşmesini beklerim. fakat annem git başımdan, uğraşamam gibi basit kelimelerle beni başından atmaya çalıştı. yemedim tabiki, ama yine de çok üstüne gitmeden lafı ağzından alıyım diye kim kardashian'ın en küçük kız kardeşinin model olmak istediğinden bahsettim. yine aynı basitlikte cümlelerle lafı geçiştirmeye çalışınca kafasını karıştırmak için requim for a dream'in ne kadar overrated bir film olduğundan bahsettim ona. fakat kadına işlemiyordu. anlaşılmıştı, çözülmesi için biraz daha zaman vardı. ben de yukarı çıkıp biraz kafamı dağıtmalı, başka şeylere yoğunlaşmalıydım. bu kadar düşünmek bana bile fazla gelmişti. inci'ye girip semiha berksoy ferresi yolla diyene yolluyorum başlığı açtım. pek ilgi görmeyince twitter'a girip birkaç güldüren şaka yaptım. kimse rtlemeyince face'e girip liseden arkadaşım pelin'in duvarına halil sezai paracıklıoğlu senden hoşlanıyor yazdım. 2 dakika sonra kaldırdı gönderimi oç. herkes bana karşı amk böyle dünyanın necati ateş'ini gibiyim deyip uykuya dalmaya karar verdim ve yatağa yattım. bir an önce sabah olmasını ve planlarımı hayata geçirmeyi istiyordum.
not: pelin kim kardashian'ın erkek kardeşine veriyor. eminim...
sabah kalktım erkenden reserved ne demek ola ki amk? diye düşündüm biraz. daha sonra quentin tarantino'nun adını hatırlayamadığım bir filmine gönderme olduğuna karar verip işe koyulmayı tercih ettim. merve'nin odasına inip biraz kapıyla dertleşmek istedim, fakat cevap vermedi oç. tüm dünya bana karşı birleşmiş amk deyip eticin+cappy i mideye indirdikten sonra firuze teyzelerin daireye indim. kapıyı tıkladım, açan olmadı. fakat içerde ayak sesleri vardı amk uyuyor olamazlardı. böyle zekiliklerim vardır, şeytanı ayrıntıda arar, aklımı kullanarak yerinde gözlemler yaparım. açmaları için kapıyı daha sert vurmaya başladıktan sonra firuze teyze açtı kapıyı. bir şey dememe izin vermeden bak çıkacam söyleyecem artık sizinkilere yeter böyle oğlum, acıyorum ses çıkarmıyorum dedim. sen kimsin bana acıyorsun firuzan teyze? kocanı çağır dedim. adını firuzan olarak telaffuz ettim ki onu önemsemiyor gibi bir görüntü verip, karşımda ezilmesini sağlayım. böyle hınzırlıklarım vardır. kocamı çağırırsam dayak yersin, git bak dedi. babam değil mi? döver de, sever de.. karışmayın çağırın dedim. ne diyorsun oğlum sen, çık elimi belada koyma diyor oç. eğer kocasını çağırmassa zabıta ya da pakize suda'yı çağıracağımı belirttim. fakat kadın oralı olmadı.. yetmezmiş gibi kapıyı yüzüme kapattı. oğlunuz büyüyünce önder açıkbaş gibi olacak hepiniz oç siniz deyip bizim daireye çıktım. konuyu manevi babama açma vakti gelmişti.
not: reservedla ilgili filmde pakize suda oynuyordu galiba.
kahvaltı masasına oturup bir süre herkesin uyanmasını bekledim. o sırada abraham lincoln'ün annemle ne ilgisi olabilir? diye düşündüm. neyse ki ilk uyanan babam oldu. napıyon lan burda? uyumadın mı? dedi. uyuduğumu, çünkü beynimin en fazla uyurken geliştiğini belirttim. beynini gibiyim gibilerinden ucuz bir laf etti. bu adamın aklı sıra benle taşak geçmesi çok sinirlerimi bozuyor. manevi babam olduğunu öğrendikten sonra bıçaklamayı düşünmüyor değilim. neyse buna daha fazla takılmayıp onu popülasyon genetiğinin kurucuları ingiliz biyologlar ronald fisher ve j.b.s. haldane için 1 dakikalık saygı duruşuna davet ettim. giblemedi oç.. tabi ben hiç bozmadan duygulu bir 1 dakika yaşadıktan sonra konuya girmeye çalıştım. fakat bu oç döver diye yavaş yavaş bahsetmeliydim içimdekilerden. ilk insan ademse ya bu kızını gibti, ya da oğulları kız kardeşlerini? diyerek bir sohbet konusu açmaya çalıştım. sabah sabah sürünme yine.. diyince olayı mantık boyutundan şiddet boyutuna taşımamak için lafı uzatmadım. önce sevecen olmalıydım. bak dedim sen de bu yaşıma kadar büyüttün ettin, aç susuz koymadın eti cinim ekgib olmadı sağol dedim. ne diyon sen amk? diyor oç hala işin gırgırında. baba, bak hala baba diyorum sana. sen kim olduğunu söylemedin ama ben gerçek babamı buldum dedim. ilk başta şaşırdı, sonra zekama şaşırmış olacak ki hafif gülümsedi. kimmiş? dedi joe biden dedim. oç kahkaha atıyor karşımda. ne gülüyorsun amk baktım netten ben joe biden türkiye'yi başkan yardımcısı olmadan önce defalarca ziyaret etmiş dedim. oğlum bak sinirleniyorum, gibtir git diyor bana muallaknin evladı. hayır dedemi tanımasam manevi babama böyle söylememem gerektiğini düşünücem. ama biliyorum dedemi, kesin muallaknin evladı bu. az önce buraya gelip düşünmeye başlayana kadar firuze teyzenin kocası sanıyordum. o da bafiliyor annemi ama benim babam o değil, az önce düşününce farkettim dedim. ayağa kalktı bu hiçbir şey demeden üzerime yürüdü. şiddet çözüm değil, mantıklı ol. joe biden olmayacak da kim olacak? bunu daha önce düşünmemiş olmam saçma değil mi? diyecektim saç.. diyebildim. ağzıma burnuma daldı amk. bu kez farklı oldu biraz. 1 dişim kırıldı, gözüm 10 dakika içinde hafif morlaştı. elmacık kemiklerim çok acıyordu. vurdukça da kesmedi öncekiler gibi oç. neyse bıraktı gidiyordu sen benim maddi babam değilsin dövemezsin beni diye bağırdım. maddi o anlamda kullanılmaz gerizekalı diye yanıt verip odasına gitti. hmmmm bunu biraz düşünmeliydim.
not: ronald fisher, joe biden'ı duşta seyretmiş.
bir süre burnumdan yere damlayan kanları izleyip kafamda robert downey jr.'ın sherlock holmes performansını değerlendirdim. annem uyanmış amk o geldi ne oldu yine? ne bu halin? salim allah belanı versin deyip ağlamaya başladı. haltları sen yiyorsun, dayağını ben yiyorum anne dedim. ne yaptın yine gerizekalı? sorusuyla karşılık verdi. joe biden'ın babam olduğunu manevi babama söylediğimi belirttim. gözlerinden okudum bir yıllar öncesine gitti.. hiçbir şey demedi, ilk yardım gereçlerini getirdi. bunların yararı olmayacağını, acil bana merve'nin ojelerinin lazım olduğunu söyledim, takmadı. benim de kalkıp onları getirecek halim yoktu açıkçası. her tarafım acıyordu. daha sonra babam oç geldi annemle sırtladılar beni odama taşıdılar. güya şefkatli görünüp joe biden'ı aramama, onları terk etmeme engel olacak oç. ama yağma yok.. iyileştikten sonra ona gününü göstermeye karar verdim. gözlerim dolacak gibi oldu, kendimi tutmak için youtube'a girip harun kolçak'ın ''gir kanıma'' klibini izledim. biraz daha iyiydim.. biraz kafamı farklı şeylere odaklamam gerekiyordu yine. zeki insanların da dinlenmeye ihtiyacı vardır. o yüzden kafamdaki bir diğer önemli soru önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? ya yeniden cevap aramaya çalıştım. kendisinin okan bayülgen ile eşit iq'da olduğunda bir kez daha karar kıldım ama dediğim gibi bunu zaten biliyordum. bana daha farklı argümanlar lazımdı.
not: babam oç önder açıkbaş'a kızıyor, sinirini bizden çıkarıyor.
neyse google görsellerden ibrahim erkal fotoğraflarına bakıp sakinleştikten sonra youtube'a girip mustafa karadeniz kamera şakaları izledim. artık iyiydim... şimdi joe biden'a ulaşmak lazımdı. twitter'da kendisini followlayıp birkaç mention attım. facebook duvarıma joe biden beni bul, konuşmamız gerek yazarak telefon numaramı paylaştım. son olarak serkan inci'ye pm atıp beni joe biden ile tanıştırmasını rica ettim. bu ikilinin liseden arkadaş olduğunu düşünürken keşfetmiştim. her tarafım ağrıdığından aşağı inemezdim. anneme seslenip gelmesini söyledim. gelince robert plant'in vokalistliğini yaptığı efsane ingiliz rock grubunun ismini sordum. bilemedi cahil oç... yine de içeri aldım çünkü durum ciddiydi. annem içeri girince manidar olsun diye youtube'dan metin ışık'ın lay lay lom eserini açtım. böyle zekiliklerim vardır. yaptığım eylemlerle insanlara mesajlar verir, onları beynimin labirentlerine davet ederim. ne diyorsun söyle çabuk? bir ihtiyacın mı var? dedi. anne joe biden'a acil ulaşmam lazım. telefon numarası vardır sende, versene.. dedim. hiçbir şey demeden çıktı odadan oç. beni peydahlamayı biliyorsun. o zaman bazı sorulara da cevap vereceksin amk. neyse ben yeteri kadar zekiydim, kimseye ihtiyacım yoktu. açtım yeniden twitter'ı baktım beni ne followlamış, ne sorduğuma cevap vermiş. bu beni biraz üzdü. herkesten sonra onun da bana sırtını dönmesi fazla ağır olmuştu. tavrımı anlasın, kendine çeki düzen versin diye son kez ''followa follow aqar agaaaaaaa'' yazıp kendisini unfollowladım. baktım facebook'taki çağrıma da cevap verdiği yok, dikkat çekmek için gönderimin altına ''a tempest of siblings, business and fame engulf olympic decathlete bruce jenner and paparazzi fave kim kardashian as their huge hollywood families collide.'' yazdım. hani adam ingilizce biliyor ya.. o açıdan. böyle zekiliklerim vardır. her bireyi kendi başına, kendi şartlarıyla değerlendirip onları aklımın kapanına sokarım. inci'deki inboxım da hala boş olduğuna göre biraz daha beklemem gerektiğine, bu sırada hegel şükran teyze akrabalığının ne anlama geldiğini düşünebileceğime karar verdim.
not: mustafa karadeniz hegel'i çok komik şakalardı.
sağ dizimdeki, dirseklerimdeki ve elmacık kemiğimin üst kısımlarındaki morluklara merve'nin daha önce kaçırdığım ojesini sürüp biraz dinlenmeye çekildim. 2-3 saatlik bir uyku çektikten sonra inci'ye girdim. inboxım hala boştu. serkan inci'ye sen git hala fakir gibi dilen, bir işimize yardımcı olma oç yazdıktan sonra balkona çıkıp ela'nın gelmesini bekledim. bir kere de sözünde dur amk kızı yaralıyız bir de. tam 45 dakika bekletti. ben de daha fazla beklemedim ki tavrımı anlasın. böyle zekiliklerim vardır. gerekli durumlarda sinirimi beynimin kıvrımlarıyla harmanlayıp ortaya akıl ürünü, zekice tepkiler çıkartırım. kapım tıklandı, gelen manevi babammış. steven spielberg mü? david lynch mi? diye sordum. gibtirme onları bana aç şu kapıyı dedi. bu adamda gelişme var amk. bu ara hiçbir soruyu kaçırmıyor. doğru yanıtı duyar duymaz açtım kapıyı. buyur ne vardı? dedim. oğlum bir an aşırı sinirlendim, böyle olsun istemezdim, kusura bakma dedi. joe biden'a ulaşacağımı anlayınca arkaü tutuştu oç nin. yine de asıl niyetini anlamamazlıktan gelerek olur böyle şeyler baba dedim. aferin bak, yarak yarak konuşma adam ol şöyle diyor. güzel ortamı bozmamak, lafı değiştirmek için dostoyevski'deki st. petersburg tasvirleri başka kimde var allasen? diye sordum. aval aval baktı. bak baba dedim, madem yapıcı konuşuyoruz. ben önemli değilim, artık düşünme beni.. ben bakarım başımın çaresine dedim. aferin oğlum dedi. ama merve adına endişeleniyorum baba, face'den sınıfındaki erkek arkadaşlarıyla konuştum kimseyle sevişmemiş dedim. daha lafa devam edecektim kalktı gidiyor saygısız oç.. dur dedim nereye gidiyorsun amk? almayım ayağımın altına bak zor tutuyorum kendimi diyor. bu adamın pgibolojik desteğe ihtiyacı var amk. olur olmaz yerde dayak atmaya çalışıyor. merdivenlerden inerken annen yemek hazırladı getirsin odana söyleyim de dedi. annemden sanane oç deyip kapıyı kapattım, üzerine kitledim.
not: ela'yı david lynch'e yar etmem. niyetlerinin farkındayım ama bu asla olmayacak.
baktım face'e, twitter'a joe biden'dan hala ses yok. bu annem de 1 kere olsun adam gibi adama vermiyor amk. babam olma ihtimali olan herkes oç. neyse çıktı annem yemek getirdim aç kapıyı diyor. önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? dedim. oğlum aç kapıyı uğraşamam senle diye karşlık verdi. fakat yağma yoktu. şu sorularıma bu evde artık cevap verilecek amk. ciddi bir şey soruyorum, önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? diyerek sorumu tekrarladım. buraya bırakıyorum yemeği alırsın dedi. açtım kapıyı pilav nohut var.. üzerine vişneli cappy döküp afiyetle yedim. tam hatırlayamadığım bir şeye sinirlenip boşların olduğu tepsiyi yatağın altına sakladım. harun kolçak'ın gir kanıma klibini izleyip sakinleştikten sonra yeniden joe biden'ı bulmanın yollarını aradım. birden joe biden'ın bizim apartmandaki öğrenci kızın akrabası olduğu aklıma geldi. o kızla hemen konuşmalıydım. evden çıkmama izin vermeyeceklerinden üst kattan sıvışmaya karar verdim. böyle zekiliklerim vardır. insanların benim üzerimde kurmaya çalıştıkları baskıya, onlara akıl oyunları yapıp, beklenmedik anda beklenmedik eylemlerde bulunarak cevap veririm. yürümekte zorlandığım için kızın katına inmem 15 dakikamı aldı. ama sonunda varmıştım. tıkladım kapıyı, açtı. konuya alakalı bir yerden girmek için bu model grubunun solisti neden spastik kız çocuğu taklidi yapıyor? diye sordum, gülümsedi. bu olumlu bir gelişmeydi, balık oltaya geliyordu. ne vardı? dedi. joe biden'ın telefon numarası lazım dedim. o kim? diyor amk. yeni nesil ecdadını akrabasını tanımıyor ayıp oç dedim. şaşırmış görünüyordu.. daha sonra anlamlı bir sosyal mesaj vermek için ''ecdad tarih yazmış, torun okumaktan aciz.'' diye bağırdım. ehehe ne kullanıyorsan aynısından istiyorum deyip kapıyı kapattı. oha! oha oha oha oha wowwww... ekşici lan bu dedim. espriyi kest dedim. telefon numarasını alamasam da kızın ekşici olduğu bilgisine ulaştım. bu da joe biden ile ekşiyi direk ilişkili kılıyordu. zaten daha önce şüphelendiğim bir durum olduğundan bir an önce odama çıkıp bunun üzerine düşünmeye karar verdim. yaklaşık yarım saat sonra kimseye farkettirmeden odamdaydım.
not: öğrenci kız geceleri evinde harun kolçak'ı misafir ediyor.
daha sonra odamda enrique iglesias'ın hero klibini izlerken joe biden-ekşi ilişkisini düşündüm bir süre. tüm bu karışıklığın arkasından roberto baggio'nun çıkabileceğini tahmin ediyordum. twitter'da ve facebook'ta durumumumu edit:imla diye güncellendim. birkaç film izledim beğenmedim, birkaç şarkı dinledim ağır eleştirdim. aralarına sızarsam belki daha kolay çözülürler diye düşündüm. böyle zekiliklerim vardır. insanlara yakın davranıp bana güvenmelerini sağladıktan sonra onları beynimin duvarlarına hapsederek istediklerimi vermelerini sağlarım. fakat 2 saat boyunca kimseden ses çıkmamıştı. merve'nin odasına inip konuyu kapıya açmaya karar verdim. indim aşağıya, bak dedim kapı; aramızda çeşitli gerginlikler, hoş olmayan olaylar yaşandı. gel geçmişe bir sünger çekelim. dedim. hiç cevap vermedi oç. yine de büyüklük bende kalmalıydı. eğer barışmak istersen ben odamdayım, harun kolçak dinleyip birbirimize el şakası yaparız dedim. tamam gibilerinden kolunu oynattı. merve açtı kapıyı.. napıyorsun abi burda? diyor. hiç dedim bir meseleyi hallettik. bak merve dedim kaç gündür babamı arıyorum ve kendisine ulaşmama ramak kaldı. ona ulaştıktan sonra sizi terk edecem. aklım sende kalarak gitmeyim, şu aldığım sütyenleri kullan artık dedim. bak çağırırım babamı? diye tehdit ediyor oç. hemen konuyu değiştirdim. bu egemen bağış ne komik adam değil mi? seviyorum vallahi dedim. o kim abi diyor cahil oç. hem sütyensizsin, hem cahil daha fazla muhattap olamam deyip odayı terk ettim. giderken kapıya selamımı çaktım. daha sonra apartmandaki daireleri gezip behzat ç. izleyip izlemediklerini sordum. verilen cevaplara göre apartmandaki oçlik oranını hesapladım. sonuçlar beni üzmüştü.
not: roberto baggio ve akbaba aynı kızdan hoşlanıyorlar.
ertesi gün akşsevgi kadar incide takıldım, eti cin yedim, ela'yı bekledim vs.. akşam olduğunda aşağı indim. herkes salondayken mandalina aşıracaktım. sesimi duymuş olacaklar ki manevi babam salona çağırdı, gittim. ne vardı? dedim. gel yanımızda otur, dizi izleyelim dedi. arkaü tutuştu oç nun.. yine de annemin hatırına oturdum. hiç ağzımı açmadan 20 dakika bekledim. daha sonra fatmagül'ün teyzesine sinirlenip masanın üstündeki bardağı televizyona fırlatınca babam elinin tersiyle suratıma bir tane yapıştırıp odadan kovdu. üvey baban mı var derdin var amk.. neyse odama çıkıp bir süre astrofizik üzerine düşündüm, hubble ultra derin alanını seyrettim. bundan da sıkılınca şükran teyzelerin kapısını çalmak için üst kattan sıvıştım. kapıyı tıkladım, şükran teyze açtı. oo nasılsın şükran teyze, mehmet amca yok mu? dedim. var içeride demeye kalmadı o oç da geldi. kapat kapıyı şükran diyor oç.. mehmet amca babam karınızı tokmaklıyorsa sorunu onla çözün, zaten kendisi öz babam bile değil dedim. git elimden kaza çıkacak diyor amk oğlu. neyse alt kata benden hoşlanan öğrenci kızın dairesine indim, kapıyı tıklatınca hemen açıyor. bu çok iyi bir özellik. insan ilişkilerinin etik kuralları gereği naber? dedim. iyi canım sen diyor. bu da hemen atacak kapağı oç.. ağırdan al kızım. evlenecez demedik. canım manım ne ayaksın? neyse kardeşimin pedi bitmiş de sizden alabilir miyiz? dedim. tabi dedi. ama mümkünse kullanılmış olsun diye rica ettim. öyle deyince bir döndü kaç yaşında senin kardeşin? diyor. ne alakaysa amk bu kızın kafada bir kırıklık var. 12 ne oldu da? dedim. kapıyı yüzüme kapattı. amk sen bana naz yapacan diye kardeşim zor durumda kalacak bencil oç. ilişkimizle ilgili meseleleri bire bir halledelim kızı niye mağdur ediyorsun? bunları söylemek için kapıyı bir kez daha tıkladım, yine açtı sağ olsun. konuya farklı yerden girip tepkisini azaltmak için plüton'a da çok ayıp ettiler ha.. dedim. ya arkadaşım ne istiyorsun benden? dedi. 1 ped rica ettik küfretmediğin kaldı. aramızdaki sorunları baş başa halledelim, şimdi pedi ver dedim. annenle tanışıyoruz, ona bir bir söyleyecem bunları deyip kapıyı kapattı. sanana annemden oç deyip kapıya bir tekme attım ve ben de yukarı çıktım. manevi babam çağırdı yanına, gittim. he dedim, noldu? haftaya azize halanlar geliyormuş, 1 hafta kalacaklar dedi. burcu bakireyse almam eve deyip odama çıktım. azize halam ilginç bir kadındır.. daha önce mehmet amca ve 1. kattaki kadının kocasıyla kısa süreli ilişkiler yaşadı, yürütemedi. gençliğinde mehmet demirkol ile 2 yıllık bir beraberlik yaşamış. şimdi bizim süleyman enişteyle evli görünüyor.
not: benim manitanın babasıyla süleyman eniştenin sık sık öpüştüğünü duydum.
halamların geleceği gün erkenden kalktım. vücudumun kıldan muzdarip yerlerini tıraş ettim. duşumu alıp, kolonyamı sürdükten sonra artık hazırdım. annemler aşağıda hazırlıkları tamamlamıştı. annem geleceklerinden dolayı baya sevinçli görünüyor ama eniştemin gelmediğinden haberi yok herhalde. 2 yıl önce yazlıklarına gittiğimizde eniştemle mutfakta buluşuyorlardı. gözlerimle gördüm.. neyse kapı çaldı indim hemen aşağı. halamlar geldiler falan, burcu ve ekrem de gelmişti. ekrem oç benim hasmım.. benden nefret ediyor biliyorum. yine de burcu'nun hatrına ona katlanmak zorundayım. neyse halamın elini öptüm burcu'yu öptüm falan. tokalaşma merasimi vs.. merve malıyla burcu bir garip hareketler yapıyorlar, ilginç sesler çıkarıyorlar falan. ne yapmak istediklerini tam anlamadım ama sonunda sarıldılar da olay tatlıya bağlandı allahtan. neyse salona geçtik biraz sohbet etmek için. annem açlığınız var mı? diye sordu. ne biçim soru soruyorsun anne, yıllardır giriş katında kirada oturuyorlar? dedim. sen sus diye yanıt verdi. bu kadın tam mal ya.. neyse sen nasılsın oğlum? diye sordu halam. iyiyim hala kız arkadaşım ve yeterli eti cinim var. sen nasılsın? dedim. biz de iyiyiz çok şükür dedi. nasıl iyisin hala? burcu'nun hala göğüsleri büyümemiş. ne rahat insanlarsınız? dedim. babam gibtir ol git gelme buraya diye kolumdan sürükleyerek odadan kovdu. oç 2 dakika hasret gidermemizi de kıskandı. gerçek babam olmadığını sanırım halam da bilmiyor. telaşı ondan... neyse merve'lerin odasına gidip burcu ile merve'yi beklemeye karar verdim. beraber yatacaklardı çünkü.. onlarla etraflıca bu göğüs meselesini konuşmalıydım. gittiğimde kapı kilitli değildi, girdim içeri. kapıyla 5 dakika kadar sohbet ettikten sonra merve ile burcu geldi. kevaşe merve abi ne işin var burda? çık diyor oç. bekle dedim burcu'ya bir şey sormam lazım. sor abi dedi burcu. ekrem hala kızgın mı bana? dedim. niye ki? dedi. ben ten kol saatini cinsel uzvuma taktığımdan beri bana hep ters davranıyordu dedim. yok abi seviyor seni dedi.. oç ekrem o imajı yaratmış ailesinde bilerek.. böyle şeytanlıkları vardır. asıl düşündüğünü son ana kadar söylemeyip, olayların istediği gibi şekillenmesini ister. açıkçası ekrem'den korkuyordum ve bu konuyu annem benim için çözmeliydi. gittim mutfağa annemi yanıma çağırdım. korkumu belli etmemek için konuya farklı yerden girerek okul filmi vardı taylan biraderlerin, sinem kobal oynuyordu. ne korkmuştuk değil mi? dedim. cevap vermiyor oç.. bak anne dedim bu ekrem beni üzüyor. garip hareketleri var deli gibi bir çocuk bu. ayrıca biliyorum ki benden kurtulmanın planlarını yapıyor, benden nefret ediyor dedim. saçmalama oğlum 8 yaşında çocuğun senle ne derdi olsun? diyor oç. ölsem gitsem umurlarında değilim.
not: ekrem okul filminden daha korkunç.
submitted by SnooTomatoes3856 to akagas [link] [comments]


2020.11.19 18:26 SnooTomatoes3856 Her gün bir flood #6 (dün paylaştığımın devamı)

Annem Babama Nasıl Verdi Acaba Neler Hissetti! Part 2
annem ''bugün pgibiyatra gidicez oğlum 2 gibi hazır ol.'' dedi. 2 de dilara gönder'in programının başlıycağını eğer izlemessem odamdaki boş cappy kutularının beni yadırgayacağını söyledim. fakat annem oralı olmadı. onu kırmak istemediğimden 1 seferlik ferhat beye görünmeyi kabul ettim. ferhat bey bence benden hoşlanıyor ve bu tüm kargaşanın sebebi bu. beni biraz daha fazla görebilmek için annem ve babamı kullanıyor. onu daha önce görmesem de ona karşı aynı duyguları paylaşamayacağım açık. çünkü pokemon'daki ashten sonra kalbime asla bir erkek almadım. bence bir erkeğin bir erkekten hoşlanması gaylik gibi bir şey.. arada benim de kendimi edward norton, cristiano ronaldo, ankaralı yasemin gibi isimlerle hayal ettiğim olur ama asla bir erkeğe karşı derin duygular beslemem. ferhat beye bunun yanlışlığından bahsetmeye karar verdim ve saat 2'yi beklemeye başladım. bu süre zarfında biraz incide takılmak mantıklı olabilirdi.
not: fight clubın sonundan hiçbir şey anlamamıştım.
saat 2 oldu ve üstümü başımı giyip aşağı indim. annemin kendisine ait bir arabası olmadığından otobüsle pgibiyatrın kliniğinin bulunduğu caddeye gittik. otobüste 70 yaşlarında bir amca sürekli bana bakıyordu. ayakta zor duruyorsun yaşına başına bakmadan neyin peşinde koşuyorsun dedim sessizce. duyan olmadı tabi. kliniğe girdik oç ferhat bizi 15 dakika bekletti. bir görüşme yapıyormuş.. artık ferhat'ın bana duyduğu hislerin gerçekliğine kesin inanıyordum ama ben onla ilgili ne düşünüyordum? bu biraz kafamı karıştırıyordu. sanırım onla ilgili kararımı tipini görünce karar verecektim.o sırada sekreterle hanımla sohbet ettik biraz. bana nasıl olduğumu sordu ben de kız kardeşim merve nin göğüslerinin kendisinin göğüslerinden daha küçük olduğunu belirttim. cevap vermek istemedi.. ama yapabileceğim bir şey yoktu gerçek bu. neyseki ferhat'ın işi bitti ve bizi içeriye çağırdı. acaba nasıl biriydi? ondan hoşlanabilecek miydim? tüm bunlar kafamdan geçerken heyecanla odasının kapısına doğru yöneldim.
not: sekreterin şükran teyzeyle bir alakası olabilir bence.
içeri girdiğimde ferhatın beklediğim kadar yakışıklı olmadığını gördüm. nedenini anlayamasam da buna biraz üzüldüm. ferhat gözlerimin dolduğunu görünce nedenini sordu. lafı değiştirmek için okan bayülgen'in sistem karşıtı durup da nasıl sistemin göbeğinde yer aldığından bahsettim. anlamsızca gülümsedi ve annemin odadan çıkmasını istedi. başbaşa kalmamız için elinden geleni yapmıştı. fakat onla olamayacağımızı uygun bir dille belirtmem gerekiyordu. bana biraz kendinden bahset deyince bunu fırsat bildim ve gay olmadığımı belirttim. yine gülümsedi.. bu adamda bir şeyler vardı. şükran teyze ya da mehmet amcayla bir ilgisi olabileceğini düşündüm. fakat ciddi olmam gerekiyordu. karşımda bir bilim insanı vardı. kardeşimin 12 yaşına gelmiş olmasına rağmen göğüslerinin neden gelişmediğini sordum. bunu neden merak ettiğimi sorunca ömer çelakılın saçlarından söz ederek lafı karıştırdım. bildiğiniz gibi arada böyle zekiliklerim vardır. daha sonra doktor çok ileri gitti. annenle ilgili ne düşünüyorsun? diye sorunca sanane annemden oç dedim ve kapıyı çarpıp koşarak uzaklaştım. salak annem arkamdan bağırarak koşturmaya başladı. ilişkilerinin açık vermesinden rahatsız olmuş olmalı. ben de diyorum babamın tokmakladığı yok yanan amını nasıl serinletiyor bu kadın?
not: babam ömer çelakıl'a boş değil.
o caddede bir park var gittim orda bir banka oturdum. annem peşimden geldi hemen. noldu evladım? dedim. şefkatli tavrından cesaret bulup anne madem bir ilişkin var neden bana bahsetmiyorsun? böyle şeyler tabi olucak, amın var, alımlısın dedim. sokağın ortasında rezillik çıkarttırma bana yürü eve diyor. merak etme annecim benim için önemli olan senin yalan söylememen dedim. sevecen tavrım onu rahatlatmış olmalı ki hiç cevap vermedi. eve gidene kadar konuşmadı. eve gidince sanırım pgibiyatrdan kaçtığımı babama anlatmış. emektar oklavayla çıktı yukarı oç. hayır oklava, sopa, levye türü bir şey kullanmasa da dövebiliyor zaten beni. neden desteğe ihtiyaç duyuyor anlamıyorum. aç kapıyı dedi prensip gereği kuala lumpur'un nerenin başkenti olduğunu sordum. aç kapıyı gibtirme kafanı diye bağırdı. fakat taviz veremezdim. hep böyle yapıyor amk sorumu cevaplamadan odaya girmeye çalışıyor. hala prensiplerime, ritüellerime saygı duymuyor. senin ecdanını gibiyim deyip uzaklaştı. insanın kendi ecdadına küfredebilmesi takdir edilesi bir durum. bu yüzden 1 saniye kapıyı açsam mı diye düşündüm fakat dayak yemeyi göze alamazdım.
not: babamın arabasındaki levyeden annemin haberi var mı acaba?
yeterli eti cinim ve cappy'm olduğundan odadan çıkmak ve dayak yemek zorunda değildim. sabaha kadar incide takıldıktan sonra sabah 5 gibi merve'nin oda kapısının yanına gittim. halini hatrını sordum fakat cevap vermedi. bu evde herkes bana karşı zaten.. kapıyı sessizce tıklattım. merve uyuyordu sanırım. sabah 5'te mastürbasyon yapamayacağına emin olduğumdan ısrarcı oldum ve uyanması için yaklaşık 10 dakika kapıyı vurmaya devam ettim. neyse ki babam ayısı uyanmadı. merve açtı kapıyı günaydın demeden defol dedi. bu kıza ben naptım da bana böyle davranıyor anlamadım. herkesten çok onu düşünüyorum oysa. kırmızı ojelerini alabilir miyim? dedim napacaksın? diyor amk. oje napılır arkaüme sokucam dedim içimden. fakat dıştan söylemedim çünkü merve böyle kötü ifadelerden etkileniyor. neyse bir an önce ojeyi vermesi gerektiğini yoksa gitmeyeceğimi söyleyince çaresiz ojeyi getirdi. mehmet coşkundenizi hiç yatağında hayal ediyor musun? diye sordum ve cevabını beklemeden uzaklaştım. sanırım cevap da vermek istemiyordu. odama çıkıp kırmızı ojelerle burun deliklerimi boyadıktan sonra biraz uyumaya çalıştım. başlarda burnumu biraz rahatsız ediyor ama o halde uyuyunca uykumu daha iyi aldığımı hissediyorum.
not: ela, mehmet coşkundeniz'e vermezdi bence.
sabah erken kalkıp duşa girdim. duşta aklıma ela geldi ve ne zamandır görüşmediğimizi farkettim. uyanınca her zamanki gibi annemin çiçekli bornozunu aldım ve elaların kapısını çaldım. kapıyı yine oç mehmet amca açtı. neden ben gelince kapıyı hep bu herif açıyor anlamıyorum. oğlum bu ne hal? dedi. ıslak bedenimi annemin çiçekli bornozunun sarmasından keyif aldığımı söyledim ve ela evde mi? diye sordum. napacaksın ela'yı? dedi. niyetimi yanlış anlamaması için tiger woods'un bir golften bu kadar parayı nasıl kırdığını merak ettiğimi ve bunu ela'yla tartışmak istediğimi belirttim. böyle zekiliklerim vardır. lafı bir anda istediğim yere çeker, karşı tarafı şaşırtırım. ela yok evde oğlum sen de git üstüne başına adam akıllı şeyler giy dedi. sanırım mehmet amca beni pek sevmiyor. hep ters bana karşı davranışları.. neyse ona karşı olgun davranmaya karar verdim ve eve girdim. annem ve merve kahvaltı yapıyorlardı. yanlarına gidip merve'ye siyah kilotlu çorabın çok yakıştığını söyledim. annem allah senin cezanı versin bu ne kılık? diye bağırdı. amk sanki ilk defa görüyor. her defasında ne bu aşırı tepki.. merve ile bir an göz göze geldik, fakat gözlerini kaçırdı. fakat önce üstümü değiştirmem gerekiyordu. sıra ona da gelecekti.
not: duşta bazen mehmet amcayı düşünüyorum.
akşama kadar odamda incide takıldım. akşam olunca babam geldi. odamdan hiç çıkmadım çünkü bu ara bana karşı sinirli pgibiyatra gitmediğimden dolayı. bu yüzden merve gelene kadar odamdan çıkmadım. kapı sesini duyunca fırladım hemen karşıladım kardeşimi. her zamanki gibi kezban eteği ve boğazına kadar ilikli okul gömleği üzerindeydi. hayır anlamıyorum 12 yaşına gelmişsin artık çocuk da değilsin. insan neden göğüslerini sergilemez? bacaklarının dolgunluğuyla sınıf erkeklerinin dikkatini çekmez? güzel de kız. neden böyle davrandığını anlamıyorum. yemeğini yemeden babamın salonda olmasını fırsat bilip merve'yi yanıma çağırdım. bacak aranı tıraşlıyor musun? diye sordum. abi bak çağırırım babamı diyor. beni böyle tehdit edince çok sinirlendim ve babamın da duyabileceği tonda bir yüksek sesle sen ne biçim insansın? bir kadın kendini bozacak erkeğe bedenini hazırlamaz mı? hadi beni eziyorsun, amını ıslatacak adama da mı saygın yok? dedim. genel anlamda tutarlı ve bilinçli bir insan olsam da arada böyle fevri çıkışlarım oluyor. babam muallaksi fırladı salondan ''öldürücem bu çocuğu kaçarı yok.'' diye üzerime gelmeye başladı. yumruğu yeyince kafamı duvara vurdum. sen nasıl insansın baba? insan bu kadar mı ilgisiz olur evladının sevgi, arkaüne, göğüslerine? dedim. mutfağa bıçağa sarılmaya koştu. durumun ciddileştiğini farkedince hemen odama çıktım ve kapıyı kilitledim. yerli yersiz sinirleniyor iyice yaşlandı artık bu adam amk.
not: merve bazen evin içinde şortla geziyor.
ertesi gün annemin gün arkadaşı hatice teyze bizdeydi. eteği dizinin 2 karış altında olduğundan sadece ayakları ve ayak bileği görünüyor hep. ve bu onu çok çekici yapıyor bence.. bunu kendisine de söylemek için aşağı indim. salona girince annem yüzünü astı, hatice teyze nasılsın oğlum? dedi. konuya hemen giriş yapıp düzeysiz görünmemek için üniversitedeki kızının nasıl olduğunu sordum. çok iyi sağol dedi. tutamadım kendimi üniversite ortamı da iyidir haaaa deyip pis pis gülümsedim. annem gitmemi işaret edince kafamdaki konuya sonra giriş yapmaya karar verdim. hınzır bir adamım açıkçası.. biraz zeki olduğumdan kafamdan çok fazla düşünce geçiyor ve söylemeden edemiyorum çoğu zaman. bu tespitlerim gelen misafirleri/arkadaşları/akrabaları memnun etse de sebebini anlayamadığım bir şekilde ailem çok rahatsız oluyor.o da onların bana karşı besledikleri ön yargı ve kin duygusuyla alakalı sanırım. neyse o gün kafamda daha önemli bir mesele vardı ve bu annemle konuşulacak dert değildi. o yüzden dolaptan biraz mandalina çalıp odama çekilmeli, babamı beklemeliydim. mandalinaları zulaladıktan sonra zaman geçirmek için biraz inci'ye girdim.
not: hatice teyzenin kızı ferhat'ın eski sevgilisi galiba.
inci'de ateistlere dinci gibi görünüp, dincilere ateist gibi görünüp yaklaşık 38 kavgaya karıştıktan sonra babamın sesini duydum. apar topar inip baba ciddi bir meselem var konuşmamız lazım dedim. senin ne ciddi meselen olur lan puşt? gibi seviyesiz bir cevap verdi. şu adam 2 dakika insan olamıyor. ayaküstü olmaz gel benim odamda konuşalım dedim. odam kilot koktuğundan gelmek istemedi ve salona yöneldik. bak baba dedim, aramızda hır da çıksa, kavga da olsa sen benim babamsın. seni severim.. dedim. ee? dedi yine gibik bir ifadeyle. adam tam bir oç. hayır babaannemi tanımasam haksızlık mı ediyorum lan acaba? diyecem ama eminim amk tam bir oç. bak baba dedim kulaklarını iyi aç şimdi söyleyeceklerimi iyi dinle.. dinliyorum oğlum dedi. beni çok rahatsız eden bir mevzu var dedim. he söyle söyleyeceksen diyor oç. baba dedim dün gazete okuyordum selena gomez adlı bir kızın fotoğrafı vardı. kız 11 yaşında ünlü olmuş ve o zaman da gayet sexymiş. benim kardeşim 12 yaşında ne zaman sütyen giyecek bu çocuk baba? gözüme uyku girmiyor dedim. tam ''girmiyor'' derken elindeki çayı üzerime fırlattı oç. yandı her yerim amk.. gibiyim senin gibi babayı artık dövemezsin beni dedim ve tokadını savurup odama çıktım. göğüs bölgem çok acıyordu amk.. zaten bu babamın 2 şeyle derdi var. biri ben diğeri de kız kardeşimin göğüsleri. hasta oç 2 dakika mantıklı olamıyor.
not: kız kardeşim inci sözlüğü biliyor mu acaba?
sabah kalktım ve 2. kata, firuze teyzelere indim. mevsimler nasıl oluşur? diye sordum, cevap veremedi. çabuk pakize suda soruyor mevsimler nasıl oluşur? dedim. oğlum git sabah sabah diyor.. manyak mıdır nedir amk. insan gibi bir şey soruyoruz neyin havasındasın? şükran teyze kocanla yatıyor diye sinirliysen git hıncını ondan al bana niye patlıyorsun? neyse indim bahçeye baktım ziyalar yok tekrar yukarı çıktım. bahçe dışına tek başıma çıkmama ailem pek sıcak bakmıyor. beni düşünerek böyle söylediklerini bildiğimden ben de pek diretmiyorum bu konuda. neyse odama çıkınca eti cinlerimin bittiğini farkettim ve babamı uyandırmaya karar verdim. ''salim kalk bak kaç oldu.'' dedim belki annem sanır da hemen uyanır diye. arada böyle zekiliklerim vardır. insanları aklımın labirentine sokar, orada kaybolmalarını sağlarım. baktım uyanmıyor kelinden öptüm ve baba uyan eti cinlerim bitmiş dedim. bu kez açtı gözlerini ne var oğlum? diyor. 40 kere mi söyleyecez bir şeyi amk. eti cinlerim bitmiş baba kalk al da gel dedim. hamalın mıyım lan oç? bu saat ne? 7 buçukta adam mı kaldırılır? diyor. amk bütün derdi benle muallaknin. mutlu olmayım diye elinden geleni yapıyor.
not: mehmet amca firuze teyzeye neden bu kadar soğuk bir türlü anlamıyorum.
neyse gittim odama merve'nin sınıf arkadaşlarının facebook profillerine baktım. ne paylaştılarsa beğenip, duvarlarına sinan erdem spor salonunun fotoğraflarını attım. biraz da incide hassas konularda provakatif başlıklar açıp ilgiyi üzerime çektikten sonra merve'yi uyandırmaya gittim. kapıya hiç yüz vermedim ki tavrımı anlasın. yaklaşık 10 dakika tıklattım açmadı bu kez. göğüslerinin en çok günün bu saatlerinde geliştiğini bildiğimden fazla üstelemedim ve ne zamandır üzerinde çalıştığım bir fikri eyleme geçirme kararı aldım. yerel disk (c:)> windows > help > mui klasöründe sakladığım annemin 2004 kemer tatili fotoğraflarını yazıcıdan çıkarttım. normal fotoğrafları cama, bikinili olanları apartmanın girişine astım. amk 3. kattaki adını hatırlayamadığım oç geldi tam o sırada. oğlum napıyorsun sen? bunlar ne? annen mi o? falan gibilerinden birkaç laf etti. sanane annemden ne biçim konuşuyon oç dedim ve hızla uzaklaştım. o gittikten 5 dakika sonra inip kontrol ettim resimler yerlerinde duruyordu. konuşacağı lafı seçemeyen bir adam olsa da emeğe saygısı varmış, takdir ettim. neyse aşağıyı kontrol ettikten sonra odama çıkıp bir cappy açtım ve olacakları beklemeye başladım. fakat oç babam eti cinlerimi almadığından karnım çok açtı. aşağı odaya inip bu sefer annemi uyandırmak mantıklı olabilirdi. ''anne irfan değirmenci ile günaydın türkiye'ye sormak istediğin bir soru var mı?'' dedim, sesi çıkmadı. amk bu evde niye kimse adamdan saymıyor beni.
not: irfan değirmenci annemin bir arkadaşının sınıf arkadaşıymış.
neyse ki yarım saat sonra annem kalktı da bir şeyler hazırladı. çok nadir onlarla aynı sofraya otururum ama bu kez çok açtım yapacak bir şey yoktu. kahvaltıdan sonra odama çıkıp saba tümer'in bugünki konuklarını merak etmeye başladım. tadı çıksın diye 15 dakika tv yi açmadım ama en sonunda dayanamadım. tv sıktıktan sonra youtube'a girip enrique iglesias'ın hero klibinin url sini ezberledim. ben ezberimi pekiştirmeye çalışırken kapımız çalındı. koştum ben açtım gelen oç 1. katmış. unuttum adını muazzez mi ayşe mi ne öyle bir ismi vardı kadının. oğlum annen evde mi? dedi. normalde bu tip soruları hoş karşılamam ama sabır gösterip noldu? diye sordum. o resimleri kaldırdım da sen asmışsın belli ki, annenle konuşmam gerekiyor dedi. ayıp zeliha teyze bu saatte insan rahatsız edilir mi? deyip kapıyı kapatmaya yeltendim. ama annem sanırım duymuş konuştuklarımızı ne resimleri, ne oldu? diye yanımıza geldi. ben olayın nereye varacağını anlamıştım. böyle zekiliklerim vardır. geleceği insanlardan önce öngörüp ona göre tedbirimi alırım. buna çok şaşırırlar. odama sıvıştıktan sonra annemin bana bağırdığını duydum ama ne dediği anlaşılmıyordu. şimdi bir de 1. kattaki kadın çıktı amk. ona ne yaptım? o niye şimdi kuyumu kazmaya çalışıyor? anlamış değilim. sesten babamın uyanması an meselesiydi. merve uyanmazdı herhalde çünkü göğüsleri gelişiyordu.
not: i can be your herooooooo, baabbbbyyyyyyyy
babam uyandı ve olayı duyar duymaz merdivenleri ikişer ikişer çıkarak odama geldi. adama kilo verdiricem amk.. lan şerefsiz, lan ahlaksız yine mi yaptın lan? seni bela mı gönderdi allah lan? falan gibi 1-2 laf ederek yumruğu suratıma yerleştirdi. kapıyı kitlemeyi akıl edemeyen beynimi gibiyim. yerde 1-2 dakika tekmeledikten sonra kündeye geçip 3 puan da oradan çıkardı. baba sessiz ol merve'nin göğüsleri büyüyüor dedim ama dinleyen kim amk. verdi veriştirdi.. annem geldi de ayırdı allahtan. durum bu kez ağırdı biraz.. sol gözümü açamıyordum bu babam tam bir oç. ben uyardım amk yaparım dedim anlamadınız. sinyallerini vermiştim bunun. kalk dedi gibtir olup gidiyorsun bu evden. gibtir falan ne biçim konuşuyon baba? deyip konuyu dağıtmaya çalıştım. arada böyle zekiliklerim vardır. beklenmeyen anda beklenmeyen tepkiler vererek karşıdakinin beynini ikileme düşürür, durumdan faydalanırım. fakat bu kez işe yaramadı. kalk gidiyorsun falan dedi tutuyor kolumdan oç. eti cin almassan gitmem deyip dışarıda kalacağım sürenin erzağını garanti almaya çalıştım fakat eticinini giberim diye karşılık verdi. kolumdan tuttu apartman bahçesinin dış kapısına kadar sürükledi oç millet bize bakıyor. o sırada millet beni teorik devrimci sansın da rezil olmayım diye ''baskılar bizi yıldıramaz.'' sloganı attım. dediğim gibi böyle zekiliklerim vardır. insanlara durumun aslında göründüğü gibi olmadığını anlatıp onların kafalarını karıştırırım. bu onları şaşırtır. babam bahçe kapısını da kapattı. bu kez gelmeyeceksin bir daha dedi. çok duyduk amk haziranın ortasında merve duş alırken banyo kapısını kırdım diye de atmıştı evden. yer miyiz biz? yemeyiz. geçiririm 1 gün bahçede nolacak amk dedim. tek sorun eti cin yetersizliğiydi.
not: ela teorik devrimcilerden hoşlanıyorsa bu iş ekmeğime yağ sürdü.
günü bahçede geçireceğim belliydi. babamın siniri kolay kolay geçecek gibi görünmüyordu. durumu kabullenip merdivenlerin başında beklemeye başladım. 1-2 saat sonra ela geçti önümden. merhaba ela dedim, noldu napıyorsun burda? dedi. bu konu onurumu incittiğinden spiritüalizmin ve ona inanan insanların gereksizliğinden bahsederek konuyu dağıttım. bilirsiniz vardır böyle zekiliklerim. ben anlamıyorum seni dedi arkasını döndü ve yürümeye devam etti. arkasından fatih ürek ve sahrap soysal hafta içi her gün “8 numarada şenlik var!” diyor… tv8 diye bağırdım. ses etmedi.. yukarı çıkmaya cesaret edemiyordum. bugünlük biraz beklemeli babamın sinirinin geçmesini beklemeliydim. firuze teyze geldi al oğlum çorba yaptım sana da getirdim dedi. eti cin var mı? diye sordum yokmuş. tamam teşekkür ederim firuze teyze dedim. hah oğlum şöyle konuşsan herkes çok sever seni diyor, yüz buldu oç. yine de kabalık etmeyip konuyu değiştirmeye çalıştım. mustafa karadeniz yıllardır bıkmadı di mi saçma sapan kamera şakaları yapmaktan? dedim, cevap vermedi. fakat gitmesi gerektiğini anlamıştı. ben de çorbaya yumuldum. bitirince de kapısının önüne bıraktım tepsiyi.
not: mustafa karadeniz'in orta dişi çürük.
öğlene doğru hava biraz ısındı da işim kolaylaştı amk. oç babamdan ses seda yok.. gelse almaya çalışsa gönlümü affederim ha, kızgınlığım da geçti. ama cesaret edemiyor olabileceğini düşünüp akşamı beklemeyi tercih ettim. bir baktım merve geliyor, okul kıyafetleriyle. saat de öğlen olduğuna göre kesin okula gidiyor bu dedim. böyle zekiliklerim vardır. ilk bakışta görülemeyecek şeyleri herkesden önce farkeder, ona göre pozisyon alırım. neyse baktım etek yine bileklere kadar amk.. merve sizin okulun çıkışında jöleli dik saçlı yakışıklı çocuklar bekliyor mu? dedim. yok abi dedi.. oha amk nasıl okul ora? bir ara gelip hocalarınla ve nöbetçi öğrenciyle görüşmem lazım dedim. niye beklesinler abi? ne diyorsun sen? falan dedi amk gerizekalı bu kız bir gibten çakmıyor. bak dedim eğer öyle çocuklarla karşılaşırsan onlara taqıl hayatını yaşa xd dedim. xd ne abi diyor sonra bana mal derler. şunu arkaürsünler doktora amk. mağarada yaşıyor sanki.. lafın bir yere varmayacağını anladığımdan konuyu bağlamak için sporda şiddet yasasından rahatsız mısın? dedim. off abi gidiyorum ben dedi. farkında olmadan tartışmayı istedğim noktaya getirdim. böyle zekiliklerim vardır.
not: nöbetçi öğrenci ile aziz yıldırım tanışıyorlar... eminim.
  1. katın bankacı büyük kızı indi merdivenlerden. baktım fular takmış. edit: imla dedim bir gib anlamadı amk. ironiden anlamayan nesle aşina değilim dedim, hala takmadı amk yürümeye devam ediyor. bugün de herkes garip diye düşünmeye başladım içimden. oturmuş önder açıkbaş'ın nasıl ünlü olduğunu düşünürken şükran teyze'nin salon camlarını silmekte olduğunu farkettim. seslenmeden dikkatini çekmeli, cool görünmeliydim. çocukluğumdan beri üzerinde çalıştığım ankaralı yasemin dans figürlerini sergilemeye başladım. böyle zekiliklerim vardır bildiğiniz gibi. dikkatini çekmeyi başarmıştım. oğlum napıyorsun, açlığın var mı? dedi. anne şefkati göstererek bacaklarını izlememe engel olamassın dedim. girdi içeri.. hepten sıkılmaya başlamıştım amk. babamdan da ses seda yok. bari 1. kata çıkıyım da eti cin'i var mı soruyum dedim. babamın msn'den görüştüğünü kadın açtı kapıyı.. eti cininiz var mı dedim? bir şaşırdı, yok dedi. babama söyleseniz de beni eve alsa keşke, sizi dinler dedim. oğlum bak git.. annene söylerim söylediklerini, rahatsız etme beni dedi. annemi karıştırma oç deyip bahçeye kaçtım.
not: 1. kattaki kadın babamı mehmet amcayla aldatıyor olabilir.
neyse amk hava karardı da oç babam daha fazla dayanamayıp indi aşağıya. utandırmamak için o bir şey söylemeden tamam geliyorum dedim. çıktım yukarı baktım annem çorba yapmış, yumuldum sofraya. sonra odama çıkıp inci'ye girdim. birkaç provokatif başlık açıp, biraz illüminatiden bahsettikten sonra tetrisin başına oturdum. babam geldi o sırada kapıyı tıklattı. kill bill 3'ün vizyon tarihini sordum, bilemeyince almadım içeri. ne halin varsa gör amk deyip aşağı indi. onun salona girdiğinden emin olduktan sonra sessizce aşağı inip merve'nin odasına gittim. kapıya önder açıkbaş'ın nasıl ünlü olduğunu sordum, cevab veremedi. merve sesimi duymuş olacak ki açtı kapıyı. buyur abi ne var? dedi. önemli'in facede paylaştığını gördün mü koptum * dedim. abi önemli de mi ekli sende? diyerek konuyu değiştirmeye çalıştı. merve hala abisinin kim olduğnu anlayamamış. yemedim tabiki.. böyle zekiliklerim vardır. benim silahlarımı bana karşı kullananların cezasını aklımla veririm. önemli'in babasıyla annem tanışıyor mu? dedim. yok nereden tanışsınlar diyor. bu annem çok fena kadın. kızı da tembihlemiş amk ağzından laf alınmıyor.
not: illüminati ve önemli'in babası annemin peşinde olabilir.
gittim anneme dedim anne bugün 1. kattaki kadına gittim. ne diller döktü babamla msnde görüştüklerini sana söylememem için dedim. ne olursa olsun o benim annem. bilmeye hakkı var.. saçmalama oğlum git başımdan diyor amk. bu kadın ağır gerizekalı. neyse üstelemeyip yarın alışverişe gitmemiz lazım anne dedim. niye? dedi. cevap vermemek için bugün ne giysem'in program müziğini mırıldanmaya başladım. böyle zekiliklerim vardır. tartışma istemediğim noktalara kayınca aklımla olaya müdahil olur, işleri yoluna sokarım. neyse yarın gidicem ben gelirsen 1 buçuk gibi hazır ol dedi. bir şey söylemeden gidiyor görünmemek için ''kim, kiminle, nerede, ne zaman ve nasıl yakalandı? ünlüler dünyasından çok özel haberler, flaş gelişmeler, müthiş ayrıntılar! meral kaplan'ın sunduğu "süper kulüp" pazar 23.30'da fox'ta!'' diye bağırdım ve koşarak odama çıktım. eti cinim yoktu, inci de sıkıyordu. ben de uykum gelene kadar oturup rasim ozan kütahyalı'nın ne gibime derman olduğunu düşünmeye başladım.
not: meral kaplan ve barbaros şansal tanışıyorlar.
eve gittiğimizde merve'nin okuldan geldiğini gördüm. çünkü kapıyı bize o açtı. nasılsın merve? dedim. iyi abi dedi. bana nasıl olduğumu sormayacak mısın? dedim. öğrensin böyle şeyleri amk.. kaç yaşına geldi hala adama hal hatır sormayı bilmiyor. of peki abi nasılsın? dedi neyseki. filistin gibiyim işte... biraz sürgün, biraz yaralı, hep endişeli. dedim. cevabım onu etkilemiş olacak ki gözleri doldu, bir yutkundu sanki. arkasını dönüp gidiyordu ki gergin atmosferi dağıtmak için gel dedim bak sana ne hediyeler aldım. aman abi istemiyorum diyerek odasına yöneldi. görgüsüz bu kız.. babamdan korkuyor herhalde. geçen sene doğum gününde merve'ye sigara tabakası, çakmak ve permatik aldığımdan beri kıza hediye almamı yasaklamıştı oç. ama duramadım işte.. hemen koşarak kapıyı kapatmasına izin vermedim ve araya ayağımı koydum. böyle çevikliklerim vardır. beklenmeyen anda 1-2 adım hızlı atarak insanlardan öne geçerim. dur dedim hele bir gör hediyeleri.. istemiyorum abi dedi. kızım görgüsüzlük yapma bakmazsan birkaç sorumu cevaplamak zorundasın deyince aldı içeri. o sıra kapı bir şey diyecek oldu, daha önemli bir meseleyle meşgul olduğumdan cevap vermedim. neyse ayşin shoptan aldığım her renkten, her zevkten hanımlara uygun 8 çeşit sütyeni çıkardım poşetlerinden. abi bunlar ne? sen nasıl bir manyaksın? diyor amk. benle eddie murphy dublajı gibi konuşma patlatırım ağzına dedim. abi sanane benim göğsümden, sütyenimden yeter diye bağırıyor kevaşe. bak dedim her rengi, çeşidi var. seni düşündük aldık ayıp ediyorsun dedim, bağırmaya başladı. annem ne var yine? diyerek odaya yönelince kapı çabuk kitlen, kapı hadi, kapı nolur dedim. oç beni dinlemedi, annem içeri girdi kovdu beni odadan. bu kapı da ayrı bir alıngan oldu amk. herkes bir garip.. 2 dakika daha önemli meselemiz vardı cevap veremedik oç neyin tribindesin? herkes bana karşı zaten. neyse çaresiz odama çıktım.
not: ayşin shoptaki kızla kavga ettiğime de değmedi amk.
submitted by SnooTomatoes3856 to akagas [link] [comments]


2020.11.09 09:47 berboss_ hayatımda okuduğum en mükemmel flood okuyun okutturun. masterpiece...

Sizlerle hayatımda söylediğim en büyük yalanı pylaşmak istiyorum. Anlatacağım hikaye yarım falan değildir. Rahatlıkla okuyabilirsiniz. BÖLÜM 1 2015 yılıydı. Liseyi yeni bitirmiş üniversite sınavına girmiş ama barajı bile geçememiştim. Zaten kimsenin de benden pek bir umudu yoktu. Kimseyi hayal kırıklığına uğratmamıştım. Annem ev hanımı, babam ise işi olmayan arada bir inşaatlarda amelilik yapan birisiydi. Zar zor geçinir kirayı bile zor öderdik. Birde benden 3 yaş küçük kız kardeşim var. Onun dersleri çok iyiydi. Bu yüzden benden umudu kesmişler, annemle babam bütün umutlarını ona yöneltmişlerdi. Bir gün babam sevinçli bir şekilde eve geldi. Yüzü gülüyordu. Eve gelir gelmez bizi salona çagırtmıştı. Babamın yanına gidip "Ne oldu baba?" diye sordum. Babam da heyecanlı heyecanlı anlatmaya başladı. "Bugün fabrikada kolileri kamyona yüklerken, fabrikanın patronuyla biraz konuştuk ona durumumu anlattım. O da bana Çanakkale'de bir fabrikasının daha olduğunu orada da elaman lazım olduğunu söyledi. Köy yeri olduğundan kiraları çok ucuzmuş hem de temiz hava alırız" dedi. Annem babama "Peki aylık maaşın ne kadar orada geçinebilecek miyiz?" diye sordu. Babam "2000 tl para alacağım. Hem bizim oğlan da işe girer biraz faydası dokunur." dedi. Babam kararlıydı kafası yatmıştı bu işe. Annem de kabul etti. Benim de zaten okulum bitmişti, çalışmaktan başka çarem yoktu. Bir kaç güne bütün eşyalarımızı toplayıp Çanakkale'nin köyünde tuttuğumuz eve taşındık. Yeni evimiz bayağı büyüktü. İlk defa kendime ait bir odam olacaktı. Köy de çok güzeldi. Denizi bile vardı. Bir kaç gün içinde eve yerleştikten sonra babamın bahsettiği fabrikaya gittik.
BÖLÜM 2 Bizi müdürün yanına çıkarttılar. Müdürün odasına girdiğimizde karşısında ayakta bekledik. Bu beni bayağı sinirlendirmişti. Benim için sorun değildi ama babamın öyle müdürün karşısında gariban bir şekilde beklemesi benim zoruma gitmişti. Müdür babam ve beni işe almıştı. Tabi ki de babamın fabrikanın sahibi ile geldiği ufak bir ayrıcılık vardı ama çokta umursanacak bir şey değildi bu. Tam kapıyı açmış dışarı çıkacaktım ki, karşıma çok güzel bir kız çıktı. Ne güzel kız diye geçirdim içimden. Kız yüzüme bile bakmadan müdüre "Baba" diye seslendi. Demek bu kız müdürün kızıydı. Hiç olmassa öğrenmiş olmuştum. Ertesi gün babamla birlikte işe başladık. Bu çalıştığımız fabrika balık fabrikasıydı. Kadınlar balıkları kılçıklarından ayırır benle babam da çöplerini atardık. Böyle çalışırken yanımıza bir tane araba durdu. Eski bir dobloydu. İçinden müdür ve kızı indi. Müdürün kızı direk yanımıza gelerek bana "Ne yapıyorsunuz siz?" diye sordu. Bende kıza "Çöpleri atıyoruz" dedim. Benim yaşımda olan bir kızın karşısında böyle bir vaziyette durmak beni utandırmıştı. Ayağımda çizme üştüm başım balık pisliği. Daha sonra kız babasının yanına giderek "Baba ne pis kokuyorlar, midem bulandı" dedi. Bunu iki kulağımda net bir şekilde duymuştu. Nasıl üzüldüm anlatamam normal şartlarda elimde ki bir kova balık pisliğini kafasına dökerdim ama bu iş babam için çok önemliydi. Belki kızın dediğini duymuştu ama duymamazlıktan geliyordu. Aradan aylar geçti ben ve babam hala balık çöplerini atıyorduk. Mola saati geldiğinde babamla birlikte bahçeye oturup dinlemeye başladık. Yanımıza müdür ve karısı gelerek babamla konuşmaya başladı. Müdürün karısı lafı üniversite sınavına getirdi. Bana bakarak "Sen girmiyor musun. Gerçi girsen de kağıt israfı olur" diyerek gülmeye başladı. Ulan ne biçim insanlardı bunlar. Hiç umursamamış gibi yaparak müdürün karısına "İstesem tam puan alırım o sınavdan sadece yapmak istemiyorum" gibi saçma bir cümle söylemiştim. Babam bir şeyler söylemek istiyordu ama diyemiyordu. Babamın bu huyundan nefret ederdim. Babam yeri gelince başlarım lan işine diyebilecek bir adam değildi. Tamam efendim, olur efendim diyenlerdendi. Müdür bana "Bizim kız bu yıl hukuku düşünüyor, en iyi dershaneye gidiyor" dedi. Bizimle uğraşıyordu bunlar yoksa ben mi öyle zannediyordum. Müdüre bakarak "Ben hiç bir dershaneye gitmeden de sizin kızınızı bu sınavda rahatlıkla geçebilirim" dedim. Müdür bu lafıma kızmış olmalı ki sert bir şekilde "Mola bitti" dedi. Babamla birlikte tekrardan balık çöpü atmaya devam ettik.
BÖLÜM 3 O gece yatağımda yatarken bunlar gibi şerefsizlerin genelde dizilerde olduğunu düşünürdüm ama gerçekte de varlarmış. Kendi kendime düşünürken aklıma bir fikir geldi. Üniversite sınavına daha 1 aydan fazla bir süre vardı. Eğer bu zaman içinde bir kitap alır sıkı çalışırsam gerçekten de kızlarını geçebilirdim. Bunları düşünürken uyuya kalmışım. Sabah babam beni işe uyandırdı. İşe gidip tekrardan çöpleri atmaya başladık. Babama "Baba ben üniversite sınavına hazırlanmak istiyorum. 1 ay kaldı derslere çalışıp adam akıllı bir iş sahibi olabilirim" dedim. Babam biraz düşündü "Sen yapamazsın işine bak" dedi. Ben de "Baba işten çıkıcam bugün" dedim. Babam hiç bir şey demedi. Molaya çıktığımız vakit müdürün odasına giderek "Ben istifa ediyorum" dedim. Müdür de "Ne oldu neden istifa ediyorsun?" diye sordu. Bende "Bir nedeni yok sıkıldım" diyerek odadan çıktım. Üzerimi değişip köyde bulunan bir kırtasiyeye girip üniversiteye hazırlık kitabı aldım. Eve gittiğimde kapıyı annem açtı. Bana şaşırarak baktı "Niye erkenden geldin?" diye sordu. Bende anneme "İşi bıraktım" dedim. Anneme bayağı bir laf anlattıktan sonra odama girip kitabı açtım. Yapacaktım, kararlıydım. Kimse bana inanmıyordu herkesi pişman edecektim. Başladım kitabı okumaya. Aradan 5 6 dakika geçmişti ki çok sıkılmıştım, resmen uykum geliyordu. Bu 1 ay ders çalışmak yerine cebimde ki parayı dışarıda gezerek harcadım. Sınav günü geldiğinde Çanakkale merkeze kadar gitmiştim. Sınavda zorlanıyordum hiç bir şey bilmiyordum ki. Ama matematiğe gelince bilerek öğretmenlerden boş kağıt isteyip duruyordum. Matematiği yapıyormuşum gibi gösteriyordum kendimi. Sürekli kağıt isteyince herkes bana bakar olmuştu, kendilerince zeki çocuk diyorlardı herhalde bana. Oysa ki kağıda soruların aynısını yazıyordum sadece. Sınav bitmiş eve giden otobüse binip kafamı koltuğa iyice yaslayıp düşünmeye başladım. "Annemle babam haklılardı ben yapamazdım bunu. Bana göre değildi. Müdürün kızı beni çok rahat geçerdi." Aradan biraz zaman geçtikten sonra sınav sonuçları açıklandı. Sonucuma bakmama gerek yoktu. Ama ne kadar kötü olabilirdi ki? Merakıma yenik düşüp sınav sonucumu açtığımda ilk girdiğim zamankinden daha da düşüktü. Ne salaktım ben. Keşke müdüre ve karısına sizin kızınızı rahatça geçebilirim demeseydim. Böyle mal mal otururken aklıma bir şey geldi. Öğeyi denetle ne güne duruyordu ki. Bunu ne müdür ne de karısı bilirdi. Hemen öğeyi denetle yaparak aldığım puanı düzelttim. Kendimi dereceye soktum neredeyse. Puanlarımı yükselttikten sonra internet cafeciden kağıda yazıcı ile çıkarttım. Kağıdı alır almaz babamın yanına yani fabrikaya gittim. Fabrikaya geldiğimde müdür karısı ve kızı masada oturmuş konuşuyorlardı. Kızları ağlıyordu. Ne güzel zamanlamaydı. Babam ise biraz arkalarında oturmuş çay içiyordu. Babamın yanına giderek biraz da duyulacak bir şekilde "Baba bak puana derece yapmışım" dedim. Babam elimde ki kağıda bakıyordu ama hiç bir şey anlamıyordu. Normal puanımı bile getirsem babam anlamazdı. Bana bakarak "Afferim oğlum" dedi. Daha sonra müdürün karısı bana seslenerek "Getir bakayım" dedi. Göğsümü kabarta kabarta yanlarına gidip elimde ki kağıdı gösterdim. Kadının yüzü düşmüştü. Kızına bakarak "Bu çocuk bile seni geçmiş" dedi. Hemen araya atladım. "Yalnız ben derece yaptım yani bir çok insanı geçtim. Aslında lys' de girerdim ama gerek yok ondan da yüksek puan alırım benim için önemli olan ygs'di. Oda çok kolaydı. Hiç çalışmadan derece yaptım. Bu sınavda zorlanan boşuna deniyordur." dedim. Bunları söyledikten sonra babamın yanına gittim. İçimde ki o boşluk dolmuştu resmen. Bu son bir kaç hafta güzel geçmişti.
BÖLÜM 4 Sıra da tercih vardı. Bunu da bir şekilde atlattım. Ama üniversite zamanı gelince ne yapacaktım ki? Annemlere yalandan "İstanbul'da bir üniversite kazandım" dedim. Yalan yalanı doğuruyordu sürekli. Artık gerçeği de söyleyemezdim. Boku çıkmıştı yani. Bir gün köyde dolaşırken kendi kendime "Ne yapacağım lan ben" diye söyleniyordum. Birden omzuma biri dokunarak "Napıyon lan" dedi. Bu arkadaşım Sedat'tı. Sedat'la muhabbet ederken bana "Antalya'da bir otelde çalışacağını söyledi." Orada yatıp kalkıp, yiyip içecekti. Birden kafama dank etti. Çok iyiydi. Bende Antalya'ya gidip orada çalişabilirdim. Hemde evdekilere üniversite gidiyordum diyebilirdim. Sedat'a bana da iş ayarlaması için ikna etmiştim. Okulların açılmasına az bir süre olmasına rağmen Annemle babama "Ben gidiyorum artık İstanbul'da ki kyk yurduna gitmem gerekiyor" dedim. Annem ağlamaya başladi babam ise neredeyse cebinde ki bütün parayı vermeye razıydı. Babam bana bakarak "Oğlum kusura bakma sana inanmadık, özür dileriz." dedi. Aşırı kötü olmuştum. Ah bir bilselerdi gerçegi ne derlerdi acaba. Bir kaç gün içinde valizimi toplayıp evdekilerle vedalaştıktan donra Sedat'la birlikte Antalya'nın yolunu tuttuk. Otele geldiğimiz de çok iyi insanlar bizi karşıladı. Bize yatacağımız yeri gösterdiler. Yemek ikram ettiler. Ne yapacağımızı söylediler. Bunlar da çalışanlardı, ve gerçekten de güzel insanlardı. Sedat daha önceden bu işi yaptiğı için otelde belboy olarak çalışıyordu. Ben ise otelin restourant bölümünde komi olarak çalışıyordum. Garsonun arkadasında dolanır, müşterilerin boşlarını toplardım. Aradan aylar geçmiş evdekiler beni arıyor "Okul nasıl gidiyor?" diye soruyorlar. Bana güveniyorlardı. Benim onlara yalan söyleyeceğimi tahmin etmiyorlardı. Bir şekilde durumu idare ediyordum. Babam para göndermek istiyor kabul etmiyordum. Yurtta her şey bedava paraya ihtiyacım olmuyor diyordum. Bir gün restourantın mutfağında yemek yerken beni resepsiyondan çagırdılar. Üstümü başımı düzeltip resepsiyona indim. Resepsiyonda ki adam "Sedat'ı bir yere yolladım şu müşteriyi odasına kadar götür" dedi. Bende kabul ettim. İlk defa birisini odasına götürecektim. Resepsiyona "Kimi götüreceğim" diye sorduğum da bana eliyle "Şu bayanı" dedi. Kadının yanına giderek ögrendiğim bir kaç kelime ingilizce ile "Please, follow me" dedim. Ben bir kaç adım atmıştım ki kadın bana bakarak, gözleri ile elinde ki valizi gösterdi. Doğru ya valizleri biz taşıyorduk. Gidip kadının elinde ki valizi aldım. Valiz ya çok ağırdı ya da ben çok güçsüzdüm. Allah'tan tekerlekleri vardı da götürebiliyordum. Asansöre bindiğimiz de kadının yüzüne baktım. Sanki hayattan bezmiş her an intihar edecek bir tipi vardı. Ama gayette güzel bir kadındı. Hatta çok güzel bir kadındı. Kadın yere bakıyor ben de kadına bakıyordum öylece. 11 kat bu şekilde çıktıktan sonra elimde ki kartı okutup odasına girdik. Odaya girer girmez kadın kendini yatağa attı. Ağzım açık bir şekilde kadına baktım. Elimde ki valizi bir köşeye bıraktım. Odadan tam çıkıyordum ki, kadın seslendi. Yatağın üzerine oturmuş bana bakarak ingilizce bir şeyler söylüyordu. Hiç bir şey anlamıyordum. Kadına bir şey söylemek istiyordum ama konuşmama fırsat bile vermiyordu. Tam o konuşurken odaya Sedat geldi. Sedat'ı görür görmez bi rahatlama gelmişti. Sedat'a "Bu kadın bir şeyler diyor anlamadım, sen konuş ben gidiyorum" dedim. Sedat "Tamam kanka" dedi. Odadan çıkana kadar kadın gözlerini benden ayırmadı. Restoranta çıkıp yine boş işleri yapmaya devam ettim.
BÖLÜM 5 Ertesi gün sabah kahvaltısında çalışırken o kadın geldi. Kahvatısını alıp bir masaya oturup yemeğini yemeye başladı. Yemeğini bitirdikten sonra boş tabaklarını almaya gittim. Tabağı alırken kadın kafasını kaldırıp bana öfkeli bir şekilde baktı. Yanlış bir şey mi yapıyordum, niye böyle bakıyor lan bu kadın? Tuttuğum tabağı bırakıp hemen şefin yanına gittim. Şefin yanına giderken arkama baktığımda kadın kafasını çevirmiş hala bakmaya devam ediyordu. Şefin yanında dururken restorant müdürü beni yanına çağırdı. Müdür bana " Sen bundan sonra gececi olarak çalışacaksın" dedi. Gececi çalışan çocuk vardı. Müdüre "Gececi ne olacak o da gündüze mi geçecek?" diye sordum. Müdür "Onun annesi hastalanmış memleketine gitti. O gelene kadar sen bakacaksın" dedi. Bende kabul ettim. Zaten kabul etmekten başka çarem yok. Mecbur yapacaktım. Hem o kadınıda artık görmek zorunda kalmayacaktım. Gececi olmak güzeldi. Saat 11 olduğunda iş başı yaptım. Sabah 7 ye kadar restorantta boş boş oturacaktım. Çok nadir müşteri gelirdi o da sadece bir kaç yudum içki içindi. Saatler geçmiyordu. Oturmuş barda telefonla oynarken uyumamak için kendimi zor tutuyordum. Saat gece 2 idi. Asansörden bir ses geldi. Kafamı uzatıp baktığımda gelenin bir müşteri olduğunu anladım. Ama asansörün önü karanlık olduğu için müşterinin yüzünü tam göremedim. Yavaş yavaş geldikçe başımdan aşagı kaynar sular döküldü. Gelen kişi odasını gösterdiğim kadındı. Ne işi vardı bu saatte burada? Bara gelip sandalyeye oturdu. Bana bakarak "Beer" demişti. Allah'tan bira istediğini anlamıştım. Kadına birayı verdikten bir kaç dakika sonra telefonum çalmaya başladı. Arayan kişi annemdi. Gecenin 2 sinde niye arıyordu ki? Kadın bana "Open" dedi. Telefonu açmamı istiyordu. Bende telefonu açtım bu saatte arıyorsa belki önemli bir şey olabilirdi. Telefonu açıp kulağıma getirdim "Efendim anne" dedim. Annem "Whatsapp'ta açıktın bende arayayım dedim. Nasıl gidiyor okulun?" diye sordu. Bende yalanlarıma devam ettim. Telefonla konuşurken kadın da bana bakıyordu. Konuşmayı kısa kesip telefonu kapatıp cebime koydum. Kadın elinde ki birayi bırakarak bana "Neden yalan söylüyorsun annene?" diye sordu. Şok olmuştum. Kadın türkçe konuşuyordu. Çok iyi değildi ama konuşuyordu. Kadına şaşkınlıkla bakarak "Türkçe biliyor musunuz, konuştuklarımı anladınız mı?" dedim. Kadın "Evet biliyorum" dedi. Kadına her şeyi anlattım. Bu şekilde yaptığımı ve bu durumun beni buraya getirdiğinden bahsettim. Kadınla resmen sabaha kadar konuştuk. Belki de benim mesaim bitmese konuşmaya devam ederdik. Daha sonra ertesi gün oldu ve kadın yine aynı saatte gelip tekrardan sabaha kadar konuştuk. Bana 28 yaşında olduğunu isminin Isabella ve Amerika'da yaşadığını söyledi. Isabella benden tam 9 yaş büyüktü. Ben 19 yaşındaydım o zamanlar. Gececi çocuk gelmemişti, bende tam 2 ay boyunca gececi olarak çalıştım. Bu 2 ay boyunca Isabella her gece geldi ve sabahlara kadar hep konuştuk. Benim sayemde Türkçesi bile gelişmişti. Normalde bir hafta kalması gerekiyordu ama 2.5 aydır bizim otelde kalıyordu. Sonunda gececi çocuk gelmişti. Müdür beni bu sefer sabah yerine akşama yazmıştı. Artık akşamcı olarak çalışacaktım. İsabella'ya son gececi olarak çalıştıgımda "Gececi çocuk geliyor artık onunla konuşursun" dedim. Bunu diyince sanki biraz üzülmüştü yada ben öyle zannetmiştim.
BÖLÜM 6 2 gün sonra akşamcı olarak çalışırken asansörden Isabella indi. Üzerine o kadar güzel elbise giyinmişti ki gözlerimi alamadım. Kalbim güm güm atmaya, nefesim hızlanmaya ve elim ayağım durduk yere titremeye başlamıştı. Garsonlardan birisi Isabella'dan sipariş almak için yanına gitmişti. Ben de o ara elimde ki boşları mutfağa götürüyordum. Aradan bir kaç dakika geçmişti ki garson yanıma gelerek "Olum masa 4 te ki kadın benim siparişimi o alsın" diyor. Nasıl alacaksın ingilizcen bile yok" dedi. Galiba türkçe konuşabildiğini benden başka bilen yoktu. Garsona "Ben alırım" dedim ve Isabella'nın yanına gittim. Allah'ım ne kadar güzeldi. Ama ben hiç umursamıyormuş gibi yaparak "Akşamları geldiğini bilmiyordum" dedim. Bana "Aslında bugün değişiklik olsun istedim" dedi. Isabella'nın siparişlerini aldıktan sonra servisini de ben yapmıştım. Restourant yemek servisi bitip gececi çocuk gelene kadar oturdu. Masadan kalkıp giderken elinde bir poşet gördüm taşımakta zorlanıyor gibiydi. Şefimize seslenerek ingilizce bir şeyler söyledi. Ardından şef bana seslenerek "Hanımefendinin elinde ki poşeti odasına kadar götür" dedi. Ulan nereden çıktı şimdi poşet, hiç uğraşmak istemiyordum. Gidip Isabella'nın elindeki poşeti alıp odasına kadar götürdüm. Odaya girdiğimiz de poşeti yere bırakıp "İyi geceler" dedim. Arkamı dönüp çıkıyordum ki beni kolumdan tutup yatağa itti. Yatakta öylece kalmıştım. Gidip kapıyı kapatıp arkadasını da kilitledi. Yanıma gelerek "Bunu daha önce yaptın mı?" diye sordu. Anlamıştım ama anlamamazlıktan gelerek "Neyi" dedim. "Sex"dedi. Kocaman gözleriyle gözlerime bakıyordu. Kekeleyerek "Benim gitmem gerek" dedim. Başladı dudaklarımdan öpmeye. Kalbim nasıl atıyordu anlatamam, ve o gece bakirliğimi kaybedip milli olmuştum. Üstelik bizim fabrikada ki müdürün kızından kat ve kat güzel bir kadınla birlikte. Ertesi gün aynı yatakta uyandık. Galiba Isabella'ya aşık olmuştum, kendimden 9 yaş büyük bir kadına. Bir kaç gün sonra beni annem aradı. Bana bağırarak ve ağlamaklı bir sesle "Bize nasıl yalan söylersin. Biz seni okul okuyor sanıyorduk niye bizi kandırdın. Baban birdaha buraya gelmesin benim öyle oğlum yok diyor" dedi ve telefonu yüzüme kapattı. Ögrendim ki Sedat'la birlikte otelde üzerimde garson kıyafeti varken fotoğraf çekinmiştik bu da instagrama atıyor ve kardeşim görüyor oradan da annem ve babam daha sonra Sedat'a ulaşıyorlar oda her şeyi söylüyor. Bir kaç defa annemle babama ulaşmaya çalıştım ama açmadılar bile telefonu. Daha fazla burada çalısamazdım belki babam buraya gelebilirdi o yüzden çıkmam lazımdı, birikmiş biraz param vardı bana bir süre yeterdi. Müdüre durumu anlatıp çıkmam gerektiğini söyledim. Zaten kış geliyordu işler düşecekti. Sen bilirsin dediler. Valizimi hazırlayıp otelin önüne geldim. Aslında Isabella'ya veda etmek istiyordum, ama yukarı çıkıp yanına gidemezdim. Bir kaç kere aramama rağmen telefonu da açmadı. Valizimle birlikte otelin karşısında oturuken kapıdan Isabella çıktı. Biraz sağa sola bakındıktan sonra beni gördü. Resmen koşarak yanıma geldi ve bana sarıldı. Ağlamaya başladı. Kafasını geri çekip gözlerime bakarak "Neden işi bıraktın, nereye gidiyorsun?" diye sordu. Bende ağlayarak "Bilmiyorum" dedim. Birlikte bir kafeye oturup ona durumu anlattım. Bunun üzerine Isabella "Benimle gel Amerika'ya" dedi. Aslında Amerika'ya gitmek istiyordum bunu hayal etmiştim, araştırmıştım ama bu şekilde gideceğimi hiç düşünmemiştim. Kabul ettim. Isabella'ya aşıktım. Olay nereden nereye gelmişti. Sırf bir ygs puanı olayı nerelere getirmişti. Bana vize aldıktan sonra ilk defa başka bir ülkeye gitmiştim. New york'a ayak bastım. Isabella beni evine getirdiğinde ağzım açık kaldı. Villa gibi bir evi kapısının önünde son model arabalar. Bu arabaların daha kötüsü bile bizim mahalleden geçtiğinde şaşkınlıkla bakardık, şimdi bunlar benim karşımda duruyorlardı.
BÖLÜM 7 SON Aslında buraya gelmemin nedenlerinden biriside Annemle babamın beni merak etmesini istememdi. Özlesinler istedim. Isabella ile evlendikten sonra bana Amerika vatandaşlığı verildi. 3 yıl boyunca burada kaldım. Birde erkek çocuğumuz oldu. Kendimden tam 9 yaş büyük bir kadından, ama bir şey ögrendim. Aşkın yaşı yoktur. Bu zaman boyunca ne annemi ne de babamı bir kere bile aramadım. Bunca zamandan sonra ben karım ve çocuğum birlikte tekrardan ülkeme memleketime döndüm. Sırf annem babam ve kardeşim için. İstanbul'da Isabella'nın üzerine araba kiraladık. En güzel araba olsun istedim. Ehliyetim olmadığı için Çanakkale'nin köy girişine kadar Isabella sürdü. Köye ise ben girdim arabayla. İlk işim fabrikaya gitmek oldu. Hala yerinde duruyordu. Arabayla fabrikanın önüne geldiğimde gözlerim doldu. Hala orada birisi çöpleri atıyordu, bunca zaman babam aynı işi yapıyordu. Arabadan inip babama doğru yaklaştım. Beni fark edememişti. Babama "Kolay gelsin" dedim. Babam arkasını dönüp "Eyvallah çok" dedi ve sustu. Beni tanıdı, onunda gözleri doldu. Koşarak babama sarıldım. O balığın kokusu öyle anı doldurdu ki içimi. Babam başladı sormaya "Sen neden bizi hiç arayıp sormadın polise gittik. Senin Amerika'ya gittiğini söylediler. Ama başka bir şey yapmadılar" dedi. Arabaya doğru el işareti yaparak Isabella'yı çağırdım. Isabella yanımıza kucağında oğlum ile geldi. Oğlumu kucağıma alarak babama "Baba bak torunun" dedim. Babam şaşırarak baktı. 22 yaşında oğlunun evli olması hatta çocuk sahibi olması her insanın başına gelen bir şey değildi sonuçta. Daha sonra müdür ve kızı çıktı piyasaya. Bana "Oooo sen neredesin yahu?" diye konuştu. Kızı arkada ki arabayı üzerimde ki elbiseleri görünce kıskançlığı yüzünden okundu. Aslında bunun olmasını da çok istiyordum. Müdüre bakarak "Babam da istifa ediyor" dedim. Babama "Hadi baba eve gidelim artık çalışmana gerek yok" dedim. Bir şekilde babamı ikna edip eve götürdüm. Evde annem ve kız kardeşim ile özlem giderdim. Herkesin aklında bir soru vardı. Bunca zaman neredeydin ve bu kadın ve çocukta kimdi. Her şeyi tek tek anlattım ama Isabella' nın yaşını 24 diye bahsettim. Hala yalan söyledim. Isabella aslında 31 yaşındaydı ama yaşını hiç göstermiyordu. Bir kaç ay ailemin yanında kaldıktan sonra tekrardan evimize döndük. 6 7 ay sonra tekrardan gitmek istemiştim ama coranavirüs çıktığı için gidemedim. Ama iki gün önce tekrardan annem ve babamın yanındayım. Babama köyde ufak bir dönerci dükkanı açtık ve kendini geçindiriyor. Böylesi onun için daha iyi. Ben Isabella ile tanıştiğımda bana parasından hiç bahsetmedi bu kadar zengin olduğunu bilmiyordum. Ama Isabella bana hiç bir zaman nasıl bu kadar parası olduğundan bahsetmedi. Çok saçma belki ama gerçek bunlar. Bir otelde, birisine aşık olmak çok saçma. Yalanımın sonu buraya geldi. Normalde detaylara girseydim çok uzun olurdu. Malum telefondan yazıyorum. Her neyse siz siz olun yalan söylemeyin.
submitted by berboss_ to kopyamakarna [link] [comments]


2020.08.25 15:27 ALLAHSIZBRUH31 BRUJ MOMENT ÖYLE BİR ANDIR Kİ... 😳😳😳😳😳

Beyler 8.sınıftayız ilk günü okulun ben okula söverek geliyorum gene herzamanki gibi girdim sınıfa geçtim arkaya oturuyorum bizimkilerle taşşak muhabbeti yapıyoruz işte sonra bu kız geldi ben tanımıyorum tabi oturdu ön sıralara erkekler bakıyor buna of kanka şuna bak felan diye benimde ilgimi çekti kız şimdi Allah var tombul göt tombul memeSonra hoca girdi sınıfa tanışma faslı felan herkez tanıtıyor gene sonra sıra buna geldi adım elif 15 yaşındayım ankaralıyım şu şu okuldan geliyorum diye başladı tanıtmaya kendini porno izler gibi kızı izliyorum ve dinliyorum sonra işte beyler zil çaldı bizim erkekler dışarı çıktı futbol oynuyak felandiye çağırdılar ben gitmedim kızla sınıfa tekiz oturuyoruz böyle gittim yanına selam dedim oda selam dedi adım sidar tanışalımmı felan dedim sınıfa başkalık çekmesin diye tanıştık işte konuşuyoruz felan zil çaldı derse girdik bu sefer kız önüme oturdu ben de ergenlik tabi sikim kalktı amk bunun ayaklarıyla oynuyorum saçını felan çekiyorum küçüğüz o aralar tabi bunlar anca aq Ondan sonra beyler numarasını istedim kız vermedi bende ümidi kestim kız beni sevmedi beğenmedi uğraşmıyım felan diye sonra işte bizim sınıfın arabulcusu orospu şeyma var herkesin numarasını aldı sınıfın wp grubunu kuralım diye konuştu işte verdi herkez elifde dahil beyler o aradaki olayları geçiyorum bi sik olmadı erkeklerle maç yaptık derste kızı izledim felan işte akşam oldu okul bitti eve gittik ben telefon elimde bekliyorum şu grup açılsada kızın numarasını alıp özelden yazsam diye saatler geçmiyodu amk sonra işte 8 gibi şeyma açtı wp grubunu aldım kızın numarasını bi heyecan yazdım özelden selam ben sidar diyevermedimki dedi wp grubundan aldım dedim oda off felan yaptı ondan sonra mesaj atmadımYARIN OLDU BEYLER İŞTE OKULA GİDİYORUZ YAŞ 13 TABİ QWe:wqe:q NEYSE GİTTİK OKULA DERSLER BOŞ İLK HAFTA DİYE BİZ ARKAYA GEÇTİK KARI KIZ SEKS MUHABBETİ YAPIYORUZ İŞTE KIS KIS GÜLÜYORUZ FELAN HERKESİN ÇAVUŞ UÇUŞA GEÇTİ İNDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ O AN HOCA DEDİKİ SİDAR KALK TAHTAYA OYUN OYNUYACAZ BİZİM BEBELER GÜLDÜ İŞTE BENDE ÇAVUŞU SOLA YATIRMAYA ÇALIŞIYORUM KALKTIK İŞTE TAHTAYA SESSİZ SİNEMA OYNUYORUZ HOCA KULAĞIMA AŞK LI Bİ FİLM SÖYLEDİ BEN DE TAMAMHOCAM DEDİM TABİ ERGENİZ HAVA YAPACAZ DİYE İLK KELİME Yİ İŞARET ETTİM KIZI GÖSTERDİM BİZİM NURİ VAR ARKADAN BAĞIRDI CONİİİİİİİ DİYE O AN YERİN DİBİNE GÖÇTÜM KIZLADA OLAYA GEÇEMEDEN ZATEN SOĞUKTU ŞİMDİ DAHADA SOĞUK OLACAK DİYE İÇİM İÇİMİ YEDİ YARRAĞI YEDİK DERKEN OROSPU ŞEYMA AŞK DEDİ HEYCANLANDIM O AN SONRA DOĞRU DEDİM KIZDA FİLMİ BİLDİ GEÇTİM YERİME OTURDUM KIZ GÜLDÜ BANA BENİM GENE SİKİM KALKTI AMK Qw:eq:eQ EYSE BEYLER İŞTE BUNLA 1 AY KANKA MUHABBETİ FELAN YAPTIK OKULDA KIZLARDAN ÇOK BENLE TAKILMAYA BAŞLADI KIZ BENDE SEVMEYE BAŞLADIM AMA HALA ÇAVUŞ KALKIYODU GENEDE İŞTE BEYLER 1-2 AY GEÇTİ DERKEN BEN BUNA AÇILMAYA KARAR VERDİM AMA ÖYLE WHATSAPPDAN DEĞİL ÇİÇEK LE FELAN ROMANTİK OLSUN HEMDE HAYIR DİYEMESİN DİYE GİTTİM 3-4 TANE GÜL ALDIM GÜNLÜK HARÇLIĞIMDAN AMK ÇANTAYA ÖZENLE KOYDUM KIRILMASIN DİYE ÖĞLE TENEFÜSÜ OLDU HERKES YEMEĞE GİTTİ BUDA GİDİYODU BİBEKLERMİSİN BİŞEY DİYİCEM DE DEDİM ARKAYA GİTTİM ÇIKARDIM GÜLLERİ GİTTİM ÖNÜNE ELİF SANA İLK GÜNDEN BERİ YOĞUN DUYGULAR HİSSEDİYORUM ARTIK BENİ KANKAN DEĞİLDE SEVGİLİN OLARAK GÖRÜRMÜSÜN DEDİ KIZIN GÖZLERİ PARLADI AMA SİDAR BEN SENİ ARKADAŞ OLARAK GÖRÜYORUM DEDİ O AN YIKILDIM BEYLER KABUL ETMEMESİ DEĞİL GÜLE VERDİĞİM PARA KOYDU AKŞAM GİTTİM EVE AHMET KAYA DİNLEDİM ACIKLI ŞARKILAR FELAN DERKEN BAYA DEPRESYONA GİRDİM SONRA BİZİM OROSPU ŞEYMADAN YARDIM İSTEDİM OLAYI ANLATTIM ŞEYMA DEDİKİ BUNLARI BANA YAPSAN SANA VERMİŞTİM FELAN DİYE YOK SAĞOL DEDİM ONDAN SONRA ŞEYMA KIZLA KONUŞMUŞ İŞTE YARIN OLDU OKULA GELDİM KIZ GELDİ YANIMA DÜN İÇİN ÖZÜR DİLERİM KAFAM ÇOK KARIŞIKTI FELAN DEDİ EĞER TEKLİFİN HALA GEÇERLİYSE SANA SARILABİLİRMİYİM DEDİ BENDE ERKEKLİK GURURU ÖNCE HAYIR DİYESİM GELDİ AMA SONRA BU FIRSAT KAÇMAZ SİDAR DİYE EVET DEDİM SARILDIK SEVGİLİ OLDUK BEYLER O GÜN ÇOK GÜZELDİ HEP ELE ELE TUTUŞTUK GEZDİK FELAN SINIFADA AÇIKLADIK BAYA YAKIŞIYODUK DA KIZLA ESMER BEYAZ TENLİ BOMBA GİBİYDİ SONRAGİTTİM OROSPU ŞEYMAYA SORDUM NAPTINDA KIZ KABUL ETTİ FELAN DİYE ŞEYMA ANLATMAYA BAŞLADI FELAN O AN DEDİMKİ BUNU DAHA GÜZEL KIZLARA ANLATSAYDIN KEŞKE FELAN DEDİM BUDA ELİFE SÖYLERİM PEZEVENK FELAN DİYE TEHDİT ETDİ AMA SÖYLEMEDİ OROSPU İŞTE SİZİN SINIFDADA VARDIR BÖYLELERİ ONDAN SONRA BEYLER ELİF GELDİ SARILDIK ÖPEBİLİRMİYİM DEDİ İLK GÜNDENMİ OLMAZ DEDİ BENDE ISRAR ETTİM YANAĞINDA Bİ BUSE KONDURDUM O ARA BENİM ÇAVUŞTA BUNUN BACAĞINI ÖPTÜ AMK QWe:wq NEYSE İŞTE AKŞAM OLDU BUNUN NUMARASINI HAYATIM DİYE KAYDETTİM SS ÇEKİP BUNA YOLLADIM ERİDİ BİTTİ KIZ ODA BENİMKİNİ ERKEĞİM YAPMIŞ İKİ ÜÇ TANEDE FOTO YOLLADI AŞIKOLDUĞUMU O AN ANLADIM KIZA ARTIK AKLIMDA ONU SİKMEYE DAİR Bİ HİS YOKTU AMA BENİM ÇAVUŞ HALA O BACAĞA DEĞMENİN ETKİSİYLE KALKIKTI BEYLER ELİFLE 1 AY GEÇTİ 2 AY GEÇTİ 3 AY GEÇTİ DERKEN 4. AYIMIZIDA DOLDURDUK BUNUNLA HER GÜNÜM MUTLUYDU TAAKİ ELİF 7. SINIFLARDAN AHMET DİYE Bİ OROSPU COCUĞUYLA KONUŞANA KADAR O GÜN ÇOK SİNİRLENMİŞTİM ELİFEDE İLK KEZ TARTIŞMIŞTIM ONA BAYA KÖTÜ LAFLAR SARFETMİŞTİM HİÇ DE BİLİNCİNDE DEĞİLDİM O GECE AYRILDIK BEYLER 4 AYIM O GÜN BİTTİ FAKAT BENİM SEVGİM BİTMEDİ AHMET DENEN 1.50 BOYUNDAKİ OROSPU COCUGUNADA NEFRETİM BAŞLADI O GÜNDEN SONRA ELİFE ASLA MESAJ ATMAIM BEYLER HER GÜNÜM SİGARAYLA VE AĞLAMAKLA GEÇTİ HEP AHMET KAYA MELANKO DİNLEDİM KENDİMİ HARAP ETTİM AMA ASLA SEVMEKTEN VAZGEÇMEDİM BEYLER 1 AY DAHA BÖYLE SİKİMSONİK GEÇTİ DERKEN BUNUNLA 5. AY OLDU AMA AYRIYDIK FAKAT HALA SEVİYORDUM 2-3 DAL ÇİÇEK ALIP MASASINA BIRAKTIM NOTDA YAZDIM 5. AYIMIZ KUTLU OLSUN DİYE KIZ SINIFA GİRDİ BENARKADA UYUYORUM ÇİÇEĞİ ÇÖPE ATMIŞ NOTUDA AHMETE GÖTÜRMÜŞ AHMET GELDİ UYKUDAN UYANDIRDI NOLUYOR AMINA KOYİM DEMEDEN BUNE LAN İT DEDİ BANA 150 BOYUYLA K KISA OROSPU COCUGU UYKULUYUM ÖNÜME BAKIYOM GÖREMİYOM RÜYA DEDİM HERALDE AŞŞAĞIDAN TUTTU BENİ BAKSANA LAN PİÇ DİYE BAĞIRIYO BÜTÜN SINIF BİZİ İZLİYO İŞTE DEDİM SEN KİMSİN YARRAĞIM DİYE ELİFİN SEVGİLİSİYİM DEDİ O AN BİR KERE DAHA PARÇALANDIM BEYLER O GÜN AŞKIN ACI YANINIDA TATTIM AMA AHMETİN ANASINI SİKTİM AHMETİ DÖVDÜKTEN SONRA MÜDÜRÜN ODASINA GİTTİK BEYLER BUNUN BURNU KANAMIŞ SAÇ BAŞ DAĞILMIŞ Bİ ŞEKİLDE DUYGU SÖMRÜSÜYLE MÜDÜRE ANLATIYOR SONRA MÜDÜR BANA SÖZ HAKKI VERDİ BÖYLE BÖYLE ANLATTIM SONRA AHMET ÇIK DIŞARI DEDİ BENDE İÇİMDENAHMETE SÖVÜYORUM MÜDÜR DEDİKİ EVLADIM SENİ TANIRIM İYİ ÇOCUKSUN AMA BUNE LAN DEDİ YAPIŞTIRDI TOKADI CANIM ÇOK YANDI O MÜDÜRÜNDE ADI MUSTAFAYDI ONUNDA AMIAN KOYAYIM AFKJAKFJ SONRA İŞTE YANAĞIM KIPKIRMIZI GÖZLERİM KIRMIZI Bİ ŞEKİLDE SINIFA GİRDİM ELİFE SİNİRLİ BAKIŞLAR ATIYORUM BİZİM ÇOCUKLAR GELDİ YANIMA SORUN ETME SİDAR BİDAHA SİKERİZ FELAN DİYE O AN MUTLU OLDDUM AMA HALA ELİFİN AHMETLE ÇIKMASI İMKANSIZDI BUNU BANA YAPAMAZDI 4 AY BİZ ONLA ÇOK GÜZEL ŞEYLER YAŞAMIŞTIK SONRA İŞTE BEYLER AKŞAM OLDU BEN EVE GİTTİM AĞLIYORUM GENE AHMET KAYA FELAN HEP YARIN OLDU OKULA GİDERKEN AHMET VE YANINDA 3 TANE BEBE İRİ YARI BÖYLE KORKTUM BAŞTA SONRADA İŞTE DEDİKİ SENMİYDİN LAN BURNUMU KANATAN DİYE DEDİM NEVRİM DÖNDÜ OROSPU COCUGU DİYE ATLADIM ÇOCUĞUN ÜSTÜNE AMA O 3 KİŞİ BELAMI SİKTİ OKULA YARRAK GİBİ GİTTİM TUVALETTE ÜSTÜMÜ FELAN TEMİZLEDİM SINIFA GİRDİM ELİF YOKTU SINIFDA SORDUM HOCAYA FELAN YAN SINIFA GEÇTİ DEDİLER O AN GENE BEYNİMDEN VURULMUŞA DÖNDÜM VE ARKAYA GİDİP BÖYLE HAYATIN KADERİN DİYE SÖVMEYE BAŞLADIM ZİL ÇALDI YAN SINIFA GİTTİM ELİF KIZLARLA OTURUYO YANINA GİTMEYE ÇALIŞIRKEN AHMET KOŞTU BENİ İTTİ SINIFA GİRDİ OROSPU COCUGU KÜÇÜCÜK BİŞEY TUTAMIYONDA ZATEN DEVAM EDİYORUM BEYLER ----------- BU AHMET ELİFLE ÇOK SAMİMİ OLMAYA BAŞLADI BENİMDE ŞARTELLER ATMAYA BAŞLADI Bİ YOLUNU BULUP AYIRMAK İÇİN UĞRAŞICAM DERKEN GÜN GELDİ ÇATTI BUNLAR AYRILDI SEBEPLERİDE AHMET ÇOK SOĞUKMUŞ ONDAN SONRA BEYLER BEN GENE ŞEYMAYA DEDİM BİDAHA ARAMIZI YAP DİYE ODA BENİ SİKER ŞAKA LAN ŞAKA NEYSE İŞTE ŞEYMA OLUR KANKA DEDİ BİZİM ARAMIZI 2 HAFTA YAPMAYA ÇALIŞTI AMA ELİF KABUL ETMEDİ VE NASUH DİYE BAŞKA BİR GAVATLA ÇIKMAYA BAŞLADI BU VELETDDE 150 İDİ BENİ SE 170 AMK KÜÇÜKLERDEN Mİ HOŞLANIYO DİYE DÜŞÜNMEYE BAŞLAMADIMDA DEĞİL NEYSE İŞTE BEYLER BUNLAR ÇIKMAYA BAŞLADI ONDAN SONRA BENDE BAŞKAKIZLAR ARAMAYA BAŞLADIM AMA HALA ELİF KALBİMDE VE AKLIMDAYDI YAPAMADIM O NASUHLA KONUŞURKEN BEN EVDE AĞLAYARAK 31 ÇEKİYODUM ÇOK ÜZÜLÜYODUM AMA YIKILMAMIŞTIM BU ELİF YENİDEN BENİM OLACAK DİYORUM GÜN GELDİ ÇATTI İLK DÖNEM BİTTİ 15 TATİLİN 2. GÜNÜ SINIFÇA TOPLANALIM DİYE ŞEYMA ETKİNLİK AYARLADI HERKEZ GELİCEM DEDİ ELİF GELEMEME NASUHLA BULUŞCAM DEDİ BEN GENE ÇOK ÜZÜLDÜM AMK SONRA YOĞUN ISRARLARLA GELDİ OTURDUK Bİ PARKTA 18 KİŞİYİZ AQ NASI SIĞDYISAK BİZİMKİLER SÜRPRİZ YAPMIŞ ELİF SİDARI AFFET DİYE BAĞIRIYO HEPSİ DEDİM SUSUN AMINA KOYİM BENİM ONU AFFETMEM LAZIM DER DEMEZ TOKADI YEDİM VE KIZ GİTTİ GALİBA NASUHA SİKTİRMEYE GİTTİ AQ O GÜNDEN SONRA ASLA YÜZÜNE BAKAMADIM BEYLER BAKAMAZDIMDA O TOKATTAN SONRA ELİ ÇOK AĞIRDI ACISINI HİSSETTİM GENEDE NEYSE İŞTE 1,5 AY GEÇTİ BEN HALA SEVİYORUM NASI Bİ MALLIKSA BU SEFER SON KEZ DENİYİCEM DEDİM VE BU SEFER 2 DEMET GÜL ALDIM AMK NOTYAZDIM ÇİKOLATA DOLDURDUM Bİ KUTUYA HEPSİNİ DOLABINA KOYDUM ALTINADA SENİ ÇOK SEVEN BİR KİŞİ YAZDIM ONDAN SONRA BEYLER BEN GENE UYUYORUM HERZAMANKİ GİBİ BU DOLABINA GİTTİ BAKTI KAHKAHA SESLERİ FELAN GELİYOR UYNADIM ELİF ÇOK MUTLU FELAN SONRA ŞEYMA BANA BAKTI GÜLDÜ ELİFE SORDULAR KİM DİYE BENİ ÇOK SEVEN BİR KİŞİ DİYE YAZMIŞL DEDİ O AN GÜLDÜM BANA SARILACAK SANDIM ACABA KİM DİYE YARIM SAAT DEDİKODU YAPTILAR SONUNDA ŞEYMA BAĞIRDI SİDAR LAN AMINA KODUMUN KIZI SİDAR DİYE ELİF Bİ UTANDI SONRA ÖZÜR DİLERİM DİYE SARILDI ÖPTÜ BENİM ÇAVUŞ GENE BACAĞINA SÜRTTÜ AKŞAM EVE GİTTİM WP DEN GENE ESKİ GÜNLERE DÖNDÜK ÇOK MUTLUYDUM AMA Bİ KIRGINLIK VARDI İÇİMDE BEYLER HİSSEDİYORDUM TAA Kİ 1 AY GEÇİNCE OKUL ÇIKIŞI ELİFİN ÇIKTIĞI VARMIŞ BEYLER DİYE KONUŞUYO YAN SINIF NASUH DEDİLER YIKILDIM LAN O AN İKİMİZİDE AYNI ANDA YÜRÜTMÜŞTÜ OROSPU EVE AĞLAYARAK GİTTİM AMK DUVARLARA YUMRUKLAR ATTIM KENDİMİ HARAP ETTİM VEAĞLIYARAK 31 ÇEKTİM .. AMA BU SEFER KENDİMİ TOPARLIYADAM NE DERSLERDE İYİYİDİM NEDE HAYATTA PARAMPARÇA OLMUŞTUM EYSE İŞTE BEYLER BEN İNTİKAM ALICAKTIM O ANDAN İTİBAREN BENDEKİ AŞK YERİNİ KİNE DEVRETMİŞTİ ELİFİ ELDE ETİP ONU ASLA MUTLU ETMİYİCEKTİM HAYATINI SİKİCEKTİM ONDAN SONRA BEYLER 2 SINIF TOPLANIP PİKNİĞE GİTTİK ANKARADA MOGAN GÖLÜNE BİLENLER VARIDIR ORAYI İŞTE MANGAL YAPIYORUZ ONDAN SONRA ŞEYMA OROSPUSU AZDI HERALDE SU SAVAŞI YAPALIM DEDİ Bİ ANDA HERKEZ ORTALIĞIN AMINA KOYDU BENDE BIRAKTIM MANGALI SU SAVAŞI İÇİN SU DOLDURMAYA GİTTİM ELİFLE NASUH YİYİŞİYORDU ORDA AMK KOVA VAR ELİMDE KAFALARINA FIRLATTIM SİNİRDEN SONRA İŞTE SU SAVAŞI DEVAM EDİYO BENDEOTURUYORUM MİLLETİN BİRİBİRİNİ ISLATMALARINI İZLİYORUM KIZLARIN MEMELERİNE BAKIYORUM BELLİ HERYER SU OLUNCA ONDAN SONRA BEYLER KIZLAR ÜSTLERİNİ DEĞİŞTİRMEYE GİTTİ ELİFLE NASUH HALA YİYİŞİYO AMK Bİ BİTİREMEDİLER BENDE KOVAYI ALMAYA GİTTİM YETER LAN OROSPU COCUGU DEDİM İÇİMDEN KOVAYA SU DOLDURUP GİTTİM ELİFİN BÜTÜN EŞYALARINI ISLATTIM IP ISLAK EVİNE GİTTİ KIZ HASTA OLMUŞ SONRA BEYLER NASUHLA AYRILMIŞLAR FIRSAT BU FIRSAT DEDİM TÜM GÜCÜMLE YAVŞADIM ELİFE ÇIKMAYA YENİDEN BAŞLADIK O ÇOK MUTLUYDU BEN İSE SADECE SİKMEYE ODAKLANMIŞTIM MEME İSTİYODUM AM İSTİYODUM ATMIYODU DEKOLTELİ FOTOLAR ATTI BU SEFER GÜLEREK 31 ÇEKTİM ONDAN SONRA BUNU EVİNE BIRAKMAYA GİTTİM YÜRÜYORUZ BUNU ÇEKTİM KÖŞEYE BOYNUNU ÖPMEYE BAŞLADIM ONDAN SONRADUDAĞINI ÖPMEYE BAŞLADIM BENİM ÇAVUŞDA AŞŞAĞIDAN BACAĞINNI ÖPÜYODU ELİF DUR DİYODU AMA DURAMIYORDUM ÇÜNKÜ AZMIŞTIM AMK KIZI NASI DURAYIM ONDAN SONRA BEYLER 10 DAKKA BÖYLE YİYİŞTİK SONRA EVİNE BIRAKTIM SONRA EVİME GİTTİM AKŞAM WPDEN YAZDIM GÜZELMİYDİ FELAN DİYE BAŞLARDA KÖTÜ HİSSETTİM AMA ÇOK GÜZELDİ DEDİ O AN DEDİMKİ AHA SİDAR BU KIZI SİKMEN İÇİN SON ŞANSIN YAP BUNU SİK BUNU BAŞARACAKSIN DİYE KENDİ KENDİME SÖYLENDİM GECEDE UYURKEN O ANI DÜŞÜNÜP 31 ÇEKTİM ... SEKS SİKİŞ POMPA YARRAK AMA GİRME SAHNESİ ------------------------ BEYLER ŞEYMA BEN ELİF BULUŞTUK ŞEYMA EVİNE DAVET ETTİ GİTTİK AMA ŞEYMA EVİNE ALMADI BENDE ELİFLE 2 DAKKALIĞINA ÖPÜŞTÜM FAKAT BANA YETMEMİŞTİ DEDİMKİ ELİFE ASANSÖRE KADAR GELİRMİSİN GELDİO AN ONUN BOYNUNDA BAŞLADIM ÖPMEYE DUDAĞINA KADAR ÇILDIRMIŞ Bİ ŞEKİLDE ÖPÜYORUM ELLERİM GÖTÜNÜ MINCIKLIYOR ASANSÖRLE 14-15 KEZ İN ÇIK YAPTIK BUNUN İÇİN İKİMİZDE AZDIK BU BOYNUMU EMİYOR BENDE ZEVKTEN ÇILDIRIYORUM ŞEYMAYA DEDİMKİ ELİFLE 5 DAKKA İZİN VERİRMİSİN DİYE GİRDİM EVİNE SOKTUM ELİFİ ŞEYMANIN ODASINA KİTLEDİM KAPIYI YATIRDIM YATAĞA ÖPMEYE BAŞLADIK SOYDUM BUNU BAŞTA ZORLASADA BENİ KIZI HÜKMETMEYİ BAŞARDIM GÖBEĞİNİ YALADIM ÖPTÜM SONRA YUKARIYA DOĞRU ÖPEREK ÇIKTIM DUDAĞINI ISIRDIM EMDİM ONDAN SONRA PANTALONUNU ÇIKARDIM ODA BENİM PANTALONUMU ÇIKARDIM BOXERIN İÇİNDE YARRAĞIM ZOR DURUYOR PATLIYACAK BOXER SONRA BUNUN ÜSTÜNE ÇIKTIMHAZIRMISIN DEDİM EVVET DEDİ VE YALAMAYA BAŞLADIM GÖBEĞİNİ ONDAN SONRA AŞŞAĞIYA İNDİM ORAYIDA YALADIM AZMIŞTI BELLİ TUZLU Bİ TAT VARDI AMINDA YALADIM YALADIM DOYAMADIM SONRA YETERR GELİYORUM DEDİ BEKLE AZCIK DEDİM AĞZINA VERDİM BUNUN SANKİ 40 YILLIK SAKSOCU GİBİ SAKSO ÇEKİYO DİŞLERİNİ DEĞDİRMİYOR BEYLER İNANAMAZSINIZ HARİKA BİŞEYDİ ONDAN SONRA ASIL KISMA GELDİK İLK KEZ İÇİNE GİRİCEKTİM BAŞKA SADECE KAFASI GİRSEDE İYİCE SOKTUM KAN GELDİ BAKTI KORKTU SONRA DEDİMKİ BİTİNCE TEMİZLERİZ DİYE DUDAĞINA YAPIŞTIM ÖPTÜM GÜLDÜ ONDAN SONRA GİTGELLERLE 5-10 DAKKA SİKTİM VE BOŞALACAĞIMI HİSSETİM GELİYORUM DEDİM NEREYE YAPAYIM DEDİM ODA OFF Bİ YERE YAP İŞTE YA DEDİ İÇİNE SOKTUM BEYLER SİKİYORUM SONRA TAM BOŞALICAKKEN ÇIKARDIM GÖBEĞİNE ATTIRDIM VE PANTALONUMU GİYİP EVE GİTTİM AKŞAMDA MESAJ ATTIM NASIL SİKTİM AMA OROSPU O 11 AYIN BÖYLE ACISINI ÇIKARDIM DEDİM VE KIZ AĞLIYARAK ARADI ALLAH BELANI VERSİN DİYE BENDE DEDİMKİ İYİ SAKSO ÇEKİYORSUN ALLAH SENİ BİDAHA BANA VERSİN DEDİM VE KAPATTI O GÜNDNE SONRA ASLA KONUŞMADIK BEYLER VE ŞU AN BOŞALDIM AMK

submitted by ALLAHSIZBRUH31 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.08.14 14:33 thepurplbanana bok postası

İnsanların beni sadece loldeki OTP'mden dolayı sevmesinden sıkıldım.Gözünüzün önüne getirmeye çalışın.Tinder dan tanıştığım güzeller güzeli bir kızla ilk buluşmadayım.Herşey çok iyi gidiyor,fazla iyi gidiyor.Ortak ilgi alanlarımız var ve mizah anlayışımız uyuşuyor lakin aynı zamanda birbirimizi şaşırtabilcek kadar farklı tecrübelerimiz var.Laf arasında LoL oynadığımı ve Yone OTP olduğumu söyleme yanlışımda bulundum. O sadece gülümsedi ve bana bunun ne kadar havalı olduğunu söyledi.Sohbete devam ettik. Tuvalet ihtiyacımın geldiğini farkettim ve tuvalete gittim ama telefonumu masada unutmuşum. İçimde çok ama çok kötü bir his vardı. Dayanamayıp masaya geri döndüm ve ne göreyim. Buluştuğum kız çok heyecanlı bir şekilde telefonuna bakıyor. Dur bir saniye! Bu benim telefonum! Şifremi hatırlamış olmalı. "Hayırdır?" Diiyip telefonumu elinden aldım ve ne göreyim! op.gg profilime girmiş ve maç geçmişimi inceliyormuş. "Sadece zaferlerle dolu yemyeşil maç geçmişini görmek istedim" dedi. Nereye gitsem Yone beni bir lanet gibi takip ediyor. Erkek, kadın herkes; eğer bu yeteneğe ve geniş Yone mekanik bilgisine sahip olduğumu duyarlarsa beni adeta bir feed makinesi olarak görüyorlar. Bazen eve atılıyorum, cinsel seks yapacağımı sanarken kız parmağıyla bilgisayarı işaret ediyor ve "Sadece Yenilmez ve orman Yone oyna da seni izleyeyim" diye diz çöküyor. Ben bu muyum? Cesaretinden loldeki süt bebelerinin götüne azakana kılıcı sokan bir katletme makinesi miyim?
Has gurbetçi dediğin döner dükkanı açtığında en az 5 kuzenini evropaya götürür. 3 kuruş kar için pakistanlı dilenci çalıştırmaz. Has gurbetçi fransadan 5 euroluk parfümü lütuf gibi getirmez koyar taşağını calvin kleinden full giyim getirir. Has gurbetçi almanyada 1 euroluk tikivobka minivonka gibi sabun kalıbı çikolata getirmez. Getirdiğiniz o sabun kalıbına delik açıp 31 çekeyim amk beleşçileri. 20-30 k biriktirip benim 10 senede alamadığım evi 1 senede 10 kardeş it gibi çalışıp alıyorsunuz. Gurbetçileri viyana meydanında varna fatihi 2. Murat gibi tokatlaya tokatlaya sikeyim.
AMINA KOYİM SABAHIN 6'SI DAHA KARGALAR YARRAĞINI SAĞA SOLA ŞILAP ŞILAP VURMAZKEN ORUSPU EVLADI PATRON BOZUNTUSU ARIY0 3 DAKİKAYA GELEBİLİR MİSİN DİYO BEN MAKARNEKS MIYIM ORUSPU EVLADI SABAHIN 6'SINDA 3 DAKİKA İÇİNDE ANANIN AMINDAN ATEŞLENEN RAMAZAN TOPUYLA MI GELICEM ?
düşünsenize adamın teki; uzaktan sevdiğiniz ve yüzüne dahi bakmaya kıyamadığınız, açılmaya korktuğunuz o melek gibi kızı altına almış, bağırta bağırta orgazma ulaştırıyor. kız orgazmdan kilitlenerek o kadar sıkı sarılmış ki geri çekilmeye vakit bulamadığından tohumlarını kızın içine akıtıyor ılık ılık. tam da günündeymiş kız. yumurtası en olgun dönemde. o erkeğin spermleriyle dölleniyor yumurtası. ikisine ait bir zigot gelişmeye başlıyor rahminde. hay allah. içinde spermleriyle uyuduğu erkek sabah oflaya puflaya kalkıp ertesi gün hapı alıyor da kurtuluyorlar embriyoya dönüşmeden. bundan sonra daha dikkatli olacaklar. ertesi sefer anal yoldan birleşiyorlar kızla. bir gecede tam üç defa, evet üç defa kalın bağırsağını sıcak spermleriyle dolduruyor o melek gibi kızın. ara sıra parmaklarını vajinasının dibine kadar sokup cervixiyle lıp lıp oynuyor. kızın kaç kere spermleri yuttuğunun haddi hesabı yok. daha sonraları erkeği içine rahat rahat boşalabilsin diye parasını cebinden karşılayarak spiral taktırıyor kendisine.
kız bütün her şeyini teslim etmiş ve onun olmuş. ayağa kalktığında bütün deliklerinden spermler sızıyor bacaklarına doğru.
sen ise uzaktan birlikte olsaydınız neler yapardınız hayalleri kurup "acaba bu kız bana bakar mı" diye iç geçirmekle kalıyorsun. ahh ah dostlarım, hayat bazen çok acımasız. bizim gibi betalar anca uzaktan bakıp acı çekiyor...
UwU öncelikle iyi günler kyaaa:33 -^ herkesin kötü günleri olabilecegini unutmaaa;) v_v kullanıcının oyunlarıni inceledik ve uygunsuz bir davranış bulamadık Allaha sovse 2.saniyede banlariz ama feedlemesi önemli değil wintrade önemli değil hesap alım satım hiç önemli değil sonuçta egirllere,riota veya allaha sovmedigi icin ban atmıyoruz herkesin kötü günü olabilir UwU Chan kendini iyi bak sihirdar bol muzlu günler<33^
-Riot Sorakanin götten yiyen askerleri
arkadaşlar ben 9 aylık evliyim, kocam astsubay. Birbirimizi çok seviyoruz ve aramızda bir problem yok ama yatakta canımı yakıyor. Üstelik beni boğazımdan tutup "nasıl iyi mi terörist kürt" Türk'ün gücünü gör rum orospu" gibi küfürler ediyor. Başta zevkli geliyordu ama giderek şiddetin dozunu arttırıyor artık çok yoruyor beni. Ne yapmalıyım?
Ciddi TİPİ ÇÖP OLANLAR BOŞ YORUM YAPMASIN KENDİNE SÖVDÜRTMESİN!
Beyler benim önemli bir sorunum var amk. Kızlar çok bakıyor. Artık bu bakma olayı cidden rahatsızlık vermeye başladı. Gözünü hiç ayırmadan bakıyorlar. Ben de gözümü ayırmadan bakıyorum ne zaman bakmayı kesecekler diye bakmayı hiç kesmiyorlar. Yanımda kız oluyor mesela geziyoruz diğer kızlar o kadar çok bakıyor ki yanımdaki kız benden daha çok rahatsız oluyor. Bakmasınlar diye ters yapıyorum ters bakıyorum ne bakıyon amk falan diyorum gülmeye başlıyorlar bu sefer. Evden bakkala kadar gitsem bile illa denk geliyor bi tane. Mahalledeki küçük çocuklardan numaralarını gönderiyorlar. Sosyal medyadan rahatsız ediyorlar. Engellemekten bıktım artık cidden. Ciddi bir ilişkiye başlamak istiyorum bu sefer kız bana diyor seni seviyorum ama sen çok çapkınsın beni çok üzersin korkuyorum diyor. Arabası olan kızlar daha tehlikeli üzerime sürüp ses açan mı dersin camı açıp laf atan mı dersin neler neler yahu. Arkadaşlarım bana kızıyor mal mısın amk hepsiyle takıl diyorlar ama halimden anlayan yok. Kızın yanında abisi oluyor babası oluyor kız gizlice bana işaret ediyor kağıda numaramı yazdım gel diyor kafasıyla arkayı gösteriyor. Aranızda mutlaka bunları yaşayanlar vardır beyler Bi akıl verin zor durumda kalmaya başladım ciddi ciddi rahatsız oluyorum amk
HANGİ KIZLARLA CİDDİ DÜŞÜNÜLMEZ
1- Twitter jargonundan anlayan 2- Facebook gruplarında takılan 3- LoL, CS oynayan 4- Türkçe rap dinleyen 5- Depresif görünmeye çalışan 6- İnstada DM anketi atan 7- Erkek kankası olan 8- 18 yaşından küçük olan 9- Reelde ne çok sessiz ne de çok sesli olan 10- Sürekli snap atan 11- Yaşam felsefesi trip atmak olan 12- Her şeyi ciddiye alan 13- Anime izleyen 14- Discord kullanan 15- Ateist satanist falan olduğunu sananlar 16- Sporculara düşen 17- Hiç bir fikri olmadan rastgele bişeylere bok atan 18- Saçma hikayelerle baydıran 19- Dışarıda çok duran eve az giden 20- Rüya ve burçlara inanan 21- Fallara inanan 22- Sevdiğin bir filme(vb.) bok atan 23- Herhangi bir taraftar grubuna üye olan 24- Bir siyasi görüşü normalden daha fazla savunan 25- İlgiye aç orospu cocukları 26- Ergen festlerine 5kmden daha fazla yaklaşan 27- Aşko tarzı kelimeler ile hitap eden 28- 160tan kısa olan 29- Saçını mal mal renklere boyayanlar 30- Sigara kullanan
kızı soyar soymaz zıbam diye geçirmeyeceksin beyinsiz evladı. uzun süre sevişin amk vakit bizim. sonra yavaş yavaş soyacaksın, hala sokmak yok amk evladı. kızı ilk başta yavaş yavaş dokunacaksın, tüm vücudunu gezeceksin. püf noktaları var da uzun sürer. o huylanıp, iyice kıvama gelmeye başlayacak. daha am'a dokunmadık. am yok daha. şimdi biraz kıvranmaya başladığında, amın etrafına bas çek yapacaksın, hafif dokunuşlarla. bunu yaptıktan sonra, dudağını amın etrafında gezdireceksin. daha yalamak yok. sadece dokundurup çekiyorsun. bir süre devam et. kız uçacak. yavaş yavaş ama yakınlaş, orada da dokundur çek dudağını. ilk sinyali yolladık. şimdi tüm vücudu dudağınla gezmeye başla. bunu yaparken arada sırada öpeceksin. kız kuduracak, hatta titreyecek. amın üst bölgesine geldiğinde öpüp çekeceksin. iyice yaklaşacaksın, bu sırada arada da yalıyorsun tabi. ellerin de hiç durmayacak moruk. ellerin sürekli aktif olacak. sen amı öpmeye geldiğinde, ellerin bacaklarda, göğüste olacak. deli gibi sıkmayacaksın. am'a bir öpücük kondurduktan sonra yavaş yavaş elini ama götürüyorsun ve yukarıya kızı öpmeye çıkıyorsun. biraz orada yedikten sonra yine yavaş hareketlerle, aşağıya iniyorsun ve am'a bir dil atıyorsun. sonra kızın suratına bir bak. o şu an burada değil. amı yaladıktan sonra artık iş emmeye gelecek. emeceksin. ellerin sabit durmayacak sürekli oynayacak. emerken kızın suratındaki o azgınlığı göreceksin. sok artık diyecek. amaaaan sakın sokma orospu çocuğu. o kadar yaladın, boşa gider. yalamaya devam. eller durmuyor, amın her tarafını yalayacaksık, isteyecek. daha yarrak sokmadık. kız zaten 1-2 dakika sonra yine isteyecek. çıkarıp yarrağı sokacaksın. erken mi boşalma sorunun var? kıza 3 git gel biraz bekle, beklerken kızı öp falan. sonra devam edeceksin. baktın boşalacaksın, pozisyon değiştirme ayağıyla vakit kazanacaksın. tabi bu erken boşalan yıkıklar için. buradan sonra ağzın, ellerin ve sikin hiç durmayacak. sürekli sikeceksin. ve 2 gün sonra bir mesaj: "yine gelsene"
Belli ki erkek arkadaşına çok büyük ilgi duyuyor ve hayatındaki ilk yada ilklerden biri bu ilişkisi. Heyecanı yüzünden vajinası ıslanmamış ama çok azgın olduğundan sıcacık. Böyle bir durumda vajina hem girilmeyecek kadar dar olur hemde 38 derece ısıya sahip olur. Çocuğun girememesi normal.
Translated by Toygar Ram Çiftliği
Koç çiftliğinde duşta 18 çıplak kovboy emmek istiyorum büyük sert zonklama musluklar on sekiz çıplak kovboy becerdin kovboylar ram çiftlikte duşlarda kovboylar
Sıcak kovboy sıcak sert turuncu, titrek musluklar güçlü onsekiz kovboy daha arka bahçede büyük şişkin musluklar çok Sabit
Orgy içinde duş at ram çiftlik Büyük horoz zonklama, rammed tarafından kovboy popo gibi bir üreme koç gibi çürümek isteyen
Büyük zonklama musluklar almak emdi gerçek derin kovboylar kadar onlar fucked içinde onların uyku ram çiftlik o kayalar Büyük kovboy titrek musluklar
Ram Ranch duşta 18 çıplak kovboy musluklar emmek isteyen dizlerinin üzerinde Ram Ranch duş becerdin becerdin olmak istiyorum on sekiz çıplak kovboy emmek isteyen büyük sert zonklama musluklar Cowboys Ram Ranch gerçekten kayalar
Sıcak kovboy sıcak sert turuncu, titrek musluklar güçlü onsekiz kovboy daha arka bahçede büyük şişkin musluklar çok Sabit
Orgy içinde duş at ram çiftlik Büyük horoz zonklama, rammed tarafından kovboy popo gibi bir üreme koç gibi çürümek isteyen
Ram Ranch duşta 18 çıplak kovboy musluklar emmek isteyen dizlerinin üzerinde Ram Ranch duş becerdin becerdin olmak istiyorum on sekiz çıplak kovboy emmek isteyen büyük sert zonklama musluklar Kovboylar Ram Ranch gerçekten kayalar
Büyük sert zonklama musluklar, gerçek derin kovboylar uyku ram çiftliğinde becerdin almak için emdi, o kayalar kovboylar seviyor musluklar
"رام رانش"
18 راعي بقر عاري في الدش في رام رانش الديوك الخفقان الصلبة الكبيرة التي تريد أن يتم امتصاصها ثمانية عشر رعاة البقر العارية الذين يريدون أن يكون مارس الجنس رعاة البقر في الاستحمام في رام رانش على ركبتيهما يريدان مص الديوك رعاة البقر رام رانش صخور حقا
رعاة البقر الساخنة برتقالي جامدة الساخنة ، الخفقان الديوك بقوة ثمانية عشر رعاة بقر أكثر في الفناء الديوك المنتفخة الكبيرة من الصعب جدا
العربدة في الاستحمام في رام رانش كبير الديوك الخفقان صدمت بعقب رعاة البقر مثل كبش التكاثر الذي يريد التعفن
كبير الديوك الخفقان الحصول على امتص الحقيقي العميق رعاة البقر حتى الحصول على مارس الجنس في نومهم رام رانش ، إنه صخور يحب رعاة البقر الديوك الخفقان الكبيرة
18 راعي بقر عاري في الدش في رام رانش الديوك الخفقان الصلبة الكبيرة التي تريد أن يتم امتصاصها ثمانية عشر رعاة البقر العارية الذين يريدون أن يكون مارس الجنس رعاة البقر في الاستحمام في رام رانش على ركبتيهما يريدان مص الديوك رعاة البقر رام رانش صخور حقا
رعاة البقر الساخنة برتقالي جامدة الساخنة ، الخفقان الديوك بقوة ثمانية عشر رعاة بقر أكثر في الفناء الديوك المنتفخة الكبيرة من الصعب جدا
العربدة في الاستحمام في رام رانش كبير الديوك الخفقان صدمت بعقب رعاة البقر مثل كبش التكاثر الذي يريد التعفن
18 راعي بقر عاري في الدش في رام رانش الديوك الخفقان الصلبة الكبيرة التي تريد أن يتم امتصاصها ثمانية عشر رعاة البقر العارية الذين يريدون أن يكون مارس الجنس رعاة البقر في الاستحمام في رام رانش على ركبتيهما يريدان مص الديوك رعاة البقر رام رانش صخور حقا
كبير الخفقان الثابت الديوك ، الحصول على امتص الحقيقي العميق رعاة البقر حتى الحصول على مارس الجنس في نومهم رام رانش ، إنه صخور يحب رعاة البقر الديوك
SENE 2013 omegleden tanıştığım aybüke diye bir sevgilim vardı 104 gün sevgili olduk sonra aldattı fln neyse ayrıldım orspudan bnde aylar sonra fake açtım onun resmini kydum hesap adında berna kaya koydum facete sonra kapandı o hesabı aybükenin orspuluğunu yayıp numarasını dağıtıp intikam almak için açtım başta sonra intikamı alınca abaza trollemek için kullanmaya dvm ettim tabi o zamanlar yaşım 17 bankmatik kartım yok daha abazalardan para kazanacak yaşta değilim nyse benim hesap baya tanınmaya başladı günde 1000 msj geliyor her grupta orospu berna olarak tanınıyor benim hesap günde binlerce yarrak fotosu geliyor neys konudan sapmyım berna kaya hsabını açtktan 2 yıl sonr biri bana msj attı dediki berna senin berna olmadığını gerçek adının Aybüke olduğunu blyom amk şok oldum yıllarca ben bu fakei açmışım aybükenin fotosunu kullndim adımı berna koymuşum milyonlarca msj gelmiş bir kişi bile sen fakesin sen erkeksin dememiş ama biri bana msj atıyor ve bernanın aslında aybüke olduğunu biliyor yani ben fake değilimde adımı değiştirmişim sanıyor ben berna dedim siktir amk senin Aybüke oldunu biliyorum dedi nerden biliyon dedim pornonu izledim dedi Herhalde taşk geçiyor yada daha önceden trollediğim biri sanıyorum dediki ifşanı izledim escobarda diyor bende pablo escobar mı diyorum bu güldü bana aybükenin yani eski sevgilimin ifşasini atti bir baktım benim aybüke yarrak yalıyo ve ifşanın üstünde ismiyle Aybüke yaziyo yüzü saçı kaşı aynı sevinsem mi üzülsem mi bilemedim ama hala fake olduğumu profesyonelce sakliyorum dedimki pornomu nerden buldun sil fln diyorum bunun attığı videoyu ss aldim aybükenin bütün arkadaşlarına o sakso çektiği fotoyu attım sonra aybükeyle son kez yüzleşmek bir güzel küfür etmek için msj atmak için profiline girdiğimde birde ne göreyim saksocu Aybüke türbana kapanmış ulan hayatımda ne kadar sakso çeken kız tanidiysam hep saksodan sonra kapanıyor amk sakso çeken imana geliyor resmen o zamanlar modayd sonra namuslu takılmak olmayan namuslarini sikeyim
Ok, this is ABSOLUTE fucking bullshit. I went to take a test in class yesterday, and when I saw some sexy looking quadratics, my boner engaged. When I found the y-intercept of the equation, I couldn't help it!!! I closed my eyes, and I TORE my dick to shreds, using whip like motions and pulled with great force. That was one of the best nuts I ever had, just thinking about it now gets me riled up. Thing is, I nutted all over the kid sitting right next to me, and the teacher got all pissed at me, screaming at me for jacking off on a classmate. I told that bitch to shut the fuck up, and that jacking off is a natural, artistic, and beautiful process. He should BE HAPPY that my semen is all over him, maybe he can learn a lesson or two about the culture and art of jacking off. HOWEVER, the teacher didn't agree with me. She KICKED ME OUT of the classroom, and I didn't even finish taking the test. Not only THAT, but they made me clean up my cum after it already dried out and solidified on the carrpet. THATS TORTURE!! Do you know how hard it is to clean dried cum? You CLEAN cum after its FRESH out of your dick, not an hour after you fucking nutted. This is a fucking OUTRAGE. Do you really expect me to not whip out my cock and jack off when i see a HOT quadratic on a test? Either make the equations less sexy, or LET ME jack off in your classroom, asshole.
yeter be yeter. burama geldi. ben de am sikmek istiyorum lan. bizimki de can lan. bizim de canımız çekiyor. doldum artık burama geldi, yarrağıma da laf geçiremiyorum, söz dinletemiyorum. o da bazı şeylerin farkına varıyor, nasıl varmasın, taş değil toprak değil, benden, canımdan, kanımdan bir parça. bıktı banttan yayından, artık canlı yayına geçmek istiyor. yeter bak yemin ediyorum yeter, çıldırmak üzereyim. damarlarımda kan değil sperm dolaşıyor sanki, aylardır döl sıçıyorum. asosyalim lan. karılarla konuşamıyorum. benim yarrağım da sıcak bi amcığa girmek ister elbet. biz de am sikebiliriz elbet. ama yok amk yok. ulan benim vefalı yarrağım bugüne dek ne verdiysem kabul etti. nereye soktuysam yok demedi, mızmızlanmadı. diş macunu tüpünü kesip mi sikmedim, akrilik yünlerine mi yaslamadım, sırf kızlık bozuyomuş hissi vermek için baştan aşağı ketçapa buladığım kumpiri mi sikmedim, babaannemin öğrenci evime sererim diye köyden yolladığı halıfleksi rulo yapıp mı sikmedim koridorun ortasında. ama bıktım eritilmiş, yuvarlatılmış kartonpiyerlere sürtmekten, bıktım banyonun giderini, balkonumdan geçen pimaşları sikmekten. hepsine eyvallah dedi bu vefalı, meczup yarrağım. ama olmuyor beyler. bi yerden sonra kabul etmiyor bünye. gerçek bi delik istiyor. sıcak bi amcığın ateşinde kavrulmak, gerçek bir amcığın g noktasında kolbastı şov sergilemek, kanlı canlı bir bızırın ana arterlerine haçlı seferleri düzenlemek, gerçek bir göt deliğinde türbülansa girmek istiyor.
___"cowonaviwus-kun, we musn't. pwease, my immune system is not that stwong uwu" "I have no othew choice" he wepwied with a hawsh tone "no pwease!" I begged. "I wouwd do anywthing!" he waised his eyebwow, intwigued. "anything?" His fingew twaced acwoss my face, the cowd touch send shivews down my spine. I fewt afwaid but at the same time I fewt dwawn into his gazing eyes, they wooked so dead inside, so... wonewy. "Anything fow you, c-cowonaviwus-kun... " I sniffwed Then I fewt a shawp pain in my chest. penetwating. I gasped fow aiw, which onwy came out as a stwuggwing guwgwe, a coughing fit of bwood. Bwood. Wawm bwood escaped my weak ass bitch body. I wooked at him again, betwayaw and pain in my eyes, as teaws stweamed down my face and I cowwapsed to the gwound. With my bwuwwed vision I see him wook down on me, his stawe wefwected some sowt of twiumph, satisfaction. With damped heawing, I heaw him say the wast wowds I wiww evew heaw: "Then pewish."
Girl: Please don’t rape me! Guy named Please: Teacher: Are you fucking serious? Girl named Serious: Teacher: Are you fucking done? Girl named Done: Teacher: Are you fucking for real? Girl named For Real: Teacher: Please stop fucking everything up. Girl named Everything Up: Teacher: Can you stop fucking fooling around? Girl named Fooling Around: Teacher: Can you stop fucking joking? Girl named Joking: Teacher: Stop fucking cheating! Girl named Cheating: Teacher: Stop fucking stealing! Girl named Stealing: Teacher: Stop fucking yelling! Girl names Yelling: Teacher: Stop fucking sleeping! Girl named Sleeping: Teacher: Today we are going to finger paint Girl named Paint: Teacher: today we are going to publicly execute Hjgfdfghdsafgdsafghds for war crimes! Kid named Hjgfdfghdsafgdsafghds: I am such a comedic genius that it’s utterly, quintessentially inconceivable how I failed my audition at the Laugh Factory. Absolute fucking injustice.
Sabah: Kahvaltı sonrası spor ise :elli gram yulaf ezmesi iki yumurta beyazı bir tam yumurta çırp omlet yap, altmış gram az yağlı böreklik lor peyniri, isteğin kadar domates salatalık, şekersiz yeşil veya normal çay. Daha etkili seksen beş gram yulaf kaynat bir ölçek protein tozu at karıştır ye Antrenman kahvaltıdan sonra değilse Dört yumurta beyazı altmış gram lor domates peynir bir dilim kepek ekmeği bir ölçek protein tozu
Öğlen yarım yeşil elma şekersiz çay veya kahve türleri, ayran veya sade kefir Daha etkili hiç yeme
İkindi: Eğer antrenman akşamsa: seksen beş gram pişmemiş pirinç yağsız lapa şekilde haşla yanına yüz elli gram tavuk veya hindi
Eğer antrenman yoksa İki yüz gram tavuk veya hindi haşlanmış brokoli isteğe göre havuç ve çeşitli sebzeler de haşlanıp yenilebilir toplam sebze miktarı iki yüz elli gramı geçmesin Antrenman yoksa daha etkili: Annenin yaptığı mümkünse etli veya tavuklu ıspanak, kereviz, pazı gibi düşüş karbonhidratlı ev yemekleri iki yüz gramlık porsiyonu geçme
Yatmadan önce eğer yoğun bir gün geçirdiysen bir ölçek protein tozu içebilirsin Antrenman öncesi yemeklerini iki saat önceden ye Antrenmandan önce filtre kahve içerisine bir tatlı kaşığı hindistan cevizi yağı tavsiye ederim Ne olursa olsun antrenman sonrası protein tozu Antrenman esnasında bir buçuk litre su bitsin Gün içerisinde en az dört litre su Lor dışındaki süt ürünlerinden olabildiğince uzak dur Kalorilerini her fırsatta say Paketli yiyeceklerden kaç şeker düzeyini sıfıra yakın tut Günde beş grama kadar tuz istediğin kadar baharat tüketebilirsin
allah korusun ama eger boyle birsey basiniza gelirse parmaklarinizi kopegin gözüne sokun ve gözlerini oyun yada dasaklarini sikip patlatin amini siktimin itlerin bakin bakim nasil kaciyor amina kodumun iti bana hic bir havyan oglu hayvan it sever yazmasin sizinde annanizi sikerim gozlerinizi oyarim orosbu cocuklari sizi
Acil sikilmesi lazim sana threesome yazıyorum sex education izledik abi biliyoruz bu isleri :stuck_out_tongue: sekks terapisti olduk abi ya vajina uretra yumurtalık amcik derinliği 16 cm olup ilişki yaşanan kişiye gore uzayıp küçülebilir abi sen threesome yap derdin tasan kalmasın :wink:
sikmek istiyorum seni anlıyor musun benim minik orospum, sikmek istiyorum. götünün şerefiyle, haysiyetiyle oynamak istiyorum lan. etli götünün oynak loplarını yaba gibi ellerimle avuçlayıp, akli melekelerimi yitirinceye dek yaslı kalmak istiyorum kavisli çatının tam tepesinde. mor başlı gövel yarrağımı stabilize göt çemberinin etrafında nakış, nakış, ilmek ilmek dokumak istiyorum seni küçük fahişe. kanaviçe desenli yarrak damarlarımdan boncuk boncuk süzülen sıcak spermlerimi, saten kırlent üzerine işlenmiş iğne oyası dantel örneği misali işlemek istiyorum yassı götceyizine. kuru göt deliğine kırmızı fiyonk kurdele takıp, alkış tuta tuta, ağır aksak tempoda, düyek usulünde, hicaz makamında sikmek istiyorum seni. sana ızdırap vermek istiyorum orospu çocuğu anlıyor musun beni? itibarını, erkeklik gurunu, ömür boyu beslediğin, büyüttüğün, yaşatan haysiyetini beş paralık etmek, cümle akraba'i taallukatına rezil'i rüsva, kepaze eylemek istiyorum. babanın gözleri önünde sikmek istiyorum, annenin antika maun sandığında sakladığı naftalinli okul önlüğününü giydirip sikmek istiyorum, amca çocuklarının gözleri önünde pileli eteğini sıyıra sıyıra kucaklamak ve kıskaca almak istiyorum ürkek bedenini. dayının çocuklarına ekşi göt deliğini zorla yalattırmak istiyorum.
Corona virüsüne demişler dünyadaki bütün ülkelere tek tek gidip bulastin insanlari öldürdün peki niye hiç türkiyeye uğramadın demişler corona virüsü de demiş ki türkler öle bı millet ki 1 tane bırakırsan ardında devlet kurup intikam alır
yollardayım ben, ben gidiyorum yolun kenarına kocaman çorba yazmış, hayvan gibi toteme çorba yazmış. içeri giriyorum ne çorbası var diyorum? Mercimek. Ananı sikiyim hayallerimle oynadın orospu çocuğu. Ayak lazım paça lazım işkembe lazım. Mercimek ne o avradını siktiğim madem yok neden oraya kocaman çorba yazıyon orrospu çocuğu. ÇORBA
submitted by thepurplbanana to Tanrilar_Konseyi [link] [comments]


2020.07.15 19:38 Krasnador_ Enis Kirazoğlu Roleplay Oyunu script

Geleneksel Yüzyıl Savaşları Sevgili Xve Y şu an da uyanıyorsunuz, uyandığınız yer kapkaranlık bir zindan, gözlerinizi yavaş yavaş açıyorsunuz ve birbirinizi görüyorsunuz, birbirinize ne söylemek istersiniz? Bariz belli ki zindandasınız ama bir kapı var, hafif hafif aralık o kapı, içerden tıkır tıkır tıkır sesler gelmeye devam ediyor, kim gitmek ister kapıya doğru? (x) yavaş yavaş kapıya doğru yaklaşıyor, bir elini kapıya atıyor, tedirgin bir şekilde kapıyı açıyor, içerisi çok geniş bir alan, meşalelerle donatılmış aydınlık bir yer, şöyle bir etrafına bakıyor ileride uçta sakallı bir adam görüyor, adam bilge birine benziyor, adam sana bakıyor cevap vermiyor, (y) dönüyorsun (y) içerde, senden bir ses bekliyor. (dayıya sesleniyor (x)) Dayı sana doğru dönüyor, diyor ki; -Evladım biraz yaklaş. ((x)dayının yanına gidiyor) Yaşlı adam diyor ki; -Dur evladım orda. Sonra diyor ki; -Evladım diğer arkadaşını da çağırırmısın, o da gelsin buraya. ((x)sesleniyor (y)ye seslenip çağırıyor). (y) Yavaş yavaş yaklaşıyor, tedirgin adımlarla.[ (Korkarsa) Yaşlı (y) ye dönüyor ve diyor ki -Evladım korkma yana doğru açıl biraz, X in yanında dur biraz. (İtiraz ederse -sen zararlı çıkarsın diyor. ] X ve Y yanyana dururken önlerinde bir portal açılıyor ve portaldan bir adet yay la ok bir adet de kılıç çıkıyor. Amca dönüyor ve ikisine dönüp -Hangisini istersiniz? [Yaşlı amca oku alana ismiyle seslenerek der] -pek hiç yay ve ok tecrübeniz oldu mu genç (kız ise bayan)delikanlı? [Genç cevap verdikten sonra olduysa yaşlı amca der ki] -Hmm olmadıysa bu sıkıntı olucak sizin için. [Yaşlı amca kılıcı alana ismiyle seslenerek der] -peki ya sizin kılıçla hiç tecrübeniz oldu mu? [Eğer kılıç veya ok ta biri güçlüyse 20lik zar dan 18, kötü ise 15 veya 16 değerinde güç veriyorsun] -O zaman 20lik zar üzerinden doğruluk vurma şansınızı (_) yapıyorum, (y) bey sizinkini de 20lik zar üzerinden (_) yapıyorum. -Şu anda evladım siz bir yarışma içerisindesiniz, bu yarışma ya hep beraber ölürsünüz ya hep beraber yaşarsınız yarışması, geleneksel olarak 100 200 yılda bir düzenleniyor bu yarışma, bu sefer de sizleri seçtik üstün oyun başarınızdan ötürü. Burda da yapıcağınız şey, beraber hayatta kalmaya çalışmak, sizlere bir dize sorular sorucam, o sorduğum sorulara aynı yanıtları verirseniz beraber hayatta kalma şansınız olucak, aynı yanıtları vermezseniz de ikiniz beraber dalga dalga gelen düşmanlarla kapışıcaksınız. İkinizin de bar canını belirliyorum, ikinizin de 100 er canı var, full tüketmeden burdan çıkmanız lazım [eksta dan can isterseler birinden alıcaksın birine vericeksin]. (sonra da dede köh köh gülüyor). Şimdi sorucağım sorular ortak olarak cevap vermeniz ve kağıda yazıp bana vermeniz gereken sorular, sakın ola skıın ola sesli bu sorulara cevap vermeyin, her sesli cevap verişiniz den 20 can düşürürüm, birbirinize kopya vermeye çalışırsanız. Bunları bana dm den atabilirsiniz (dede biraz teknolojik) Soruyorum doğru cevap bakın, sizim için doğru cevap ne olup olmadığı öneli değil, aynı cevabı vermeniz =Soruyorum (Max Payne mi, Captan Price mı?)Cevabı bana göndericeksiniz. [eğer sesli cevap verirlerse 20 can almayı unutma] [dede cevap verir] -Bu cevap bende kalıcak gizli olarak, ikinci soruya geçiyorum. Beş soru arka arkaya geliyor. =Seneler geçse de dönüp dönüp oynadırım dediğin oyun hangisi olur (cs1.6 mı half life mı?) =Eve üçüncü soruya geçiyoruz. Hangisi daha iyi bir rol yapma oyunudur /The Withcher mı Skyrim mi) Dede çok eğleniyordur bu arada, diyor ki –Allahım çok seviyorum bu yarışmayı iyi ki her 100 sene de bu yarışmayı yapıyoruz. Diyor. Dede çok sempatiktir korkmayın, pis pis sırıtıyordur arasıra. 4.soru =Sizce hangi oyunun devamı gelmelidir (Half Life2 mi Gta6 mı) [isyankar hareketler vs arada boş konuşmalar dedenin hoşuna gitmiyor diyerek arada 10 20 can götür] =Ve bu turu son sorusu, hangi oyun türünü tercih edersin (Aksiyo n oyunu mu hayatta kalma oyunu mu). -Her iki tarafta endişeli, ve cevaplarımız gelmiş oldu, o zaman sırayla cevaplarımıa bakalım, bakalım bu raund un sonunda hayatta kalma şansları atıcakmı yoksa azalıcakmı. [Burdan sonra cevaplar sırayla açılanıcak] Şimdi oyun verdikleri cevaplara göre şekilleniceği için burdan sonrası çok fazla detaya biniyor. Eğer ikisi de 1.soru da max payne dedilerse ilk kapıdan Gordon Freeman çıkıcak, eğer ikisi de Half Life derseler ise max payne çıkıcak. Ama eğer iki tarafta farklı cevap verirse kapıdan ikisi oyun karakteri de çıkmıyıcak. Ama eğer iki taraf ta ortak karar verirse vermedikleri oyunların karakterleri için bir er kapı beliricek ve birini seçmek zorunda olucaklar ve sadece o kapıdan gelen karakter ile savaşıcaklar. Karakterleri kafanıza göre belirleyin hangisinden çıkıcak diye. Diğer sorularda da aynısı olucak eğer hiçbirinde ortak karara varılamazsa ceza olarak Gta san dan tanıdığımız cj için bir kapı beliricek ve oradan çıkıcak, canı ise 120 olucak, vuruş ortalaması ise 20den 16 olucak olucak.
Önemli Notlar:
-oyunun gidişatını, seçeneklerini, puanlarını kafanıza göre değişebilirsiniz.
-oyun kapışma esnasında herkes sırayla hamle yapıcak.
-oyuncuların yapıcakları hamleler hayal güçlerine bağlı olarak seçilebilicek.
submitted by Krasnador_ to kopyamakarna [link] [comments]


2020.07.03 02:00 Cratix16 Annem Babama Nasıl Verdi Acaba Neler Hissetti! Part 3

akşam incide takılıyordum ki babam bini çıktı yanıma kapıyı tıklattı.. okan mı beyaz mı? diye sordum. ikisinin de amk aç kapıyı dedi. doğru cevabı verdiğinden açtım kapıyı. lan bu ne hal? diye bağırdı. ne var halimde? dedim. oğlum delirtme çıkar şunları diyor. taktığım sütyeni kastediyormuş amk.. bu herifin dar kafalılığı öldürecek beni. baba merve'ye aldım takmadı, o kadar para verdim. boşa mı gitsin? tasarruf yapıyorum dedim. tasarrufunu giberim diye bağırınca çıkarmak zorunda kaldım. tek tek tuvaletleri gezip boşa su akıyor mu? diye kontrol etmeyi biliyor oç. biz tasarruf yapınca suçlu oluyoruz. takacak ya bana, bahane arıyor. konuyu değiştirmek için zaman lerzan mutlu'yu ne kadar değiştirmiş, farkında mısın? diye sordum, giblemedi. böyle zekiliklerim vardır. aşırı bir tepki aldığımda olayı yumuşatmak için parlak zekamı devreye sokarım. ters ters bakıyor amk.. sen ne demeye geldin baba? dedim. demiyorum lan sana bir şey baba da deme bana amk dedi ve çıktı. oha amk itirafı kest. delirmek üzereydim.. babam kimdi benim amk? bu konuyu hemen açıklığa kavuşturmalı, incide arkamdan konuşulanları haklı çıkarmamalıydım.
not: lerzan mutlu annem olabilir.
hemen indim aşağıya sordum anneme. benim babam kim? dedim. mal mal konuşma git başımdan diyor. babam babam olmadığını iddia ediyor, kim benim babam cevapla çabuk, yoksa bida odama almam seni dedim. öyle deyince tırsmış olacak gitti babama sen ne dedin bu çocuğa? diye çıkıştı. ben biraz uzaklaştım, dayaktan korktuğum için. zaten duydum sonra babam yakışıksız ifadeler dillendiriyordu hakkımda. bunlardan bir gib çıkmayacaktı, kendi yöntemlerimle öğrenmeliydim. merve'nin yanına gittim. kapıyla küs olduğumuzdan ona bir şey söylemedim ve tıklattım. zaten onla harcayacak zamanım da yoktu. merve açtı kapıyı, ne var? dedi. önce benimle insan gibi konuşmasını, daha sonra göğüslerinin bir ara fotoğrafını çekmemiz gerektiğini, bir iş için lazım olduğunu tembihledim. git abi pff xs gibilerinden bir şey söyleyecek oldu, tuttum saçından. söyle, geçen saklayıp da söyleyemediğin şey neydi? benim gerçek babam kim? annem başka kimlere veriyor? dedim. sesi çıkmadı.. söyle çabuk yoksa nermin'in face profiline yine mesut yar'ın kilo vermeden önceki hallerinin fotoğraflarını atarım diye tehdit ettim, defol diye karşılık verdi. bu kız tam bir kevaşe.. artık anlaşılmıştı, aile içinden doğru cevap gelmeyecekti. bir an önce farklı yollara yönelmeliydim.
not: aradığım sorunun cevabı nermin'de olabilir.
sabaha kadar gözüme uyku girmedi. face'den, twitter'dan ve inci'den çeşitli duyurular yaptım. babamın kim olduğunu bilenlerin acil bana ulaşması gerektiğini yazdım. küfürle cevap verenlere gerekli tepkileri verip evden fırladım. 1. kata indim, yine o kadın çıktı. eşiniz evde mi? dedim. hayır dedi. oha bu saatte gelmedi mi hala? diye bağırdım. herif ağır tokmakçı amk evine bile uğramıyor. saçmalama işe gitti dedi. yemedim tabiki ama onla uğraşamazdım. sizin kocanız benim annemi gibmiş doğru mu? dedim. ne diyorsun sen defol git falan dedi küfür müfür bir şeyler saydırdı. dur kapatma kapıyı cevap ver dedim, kapattı huur kapıyı. annemin tadına varmış biri bu karıya katlanıyor olamaz deyip babamın bu adam olmadığına karar verdim. karşı komşu firuze teyzenin kapısını çaldım. eşiniz evde mi? diye sordum.. yok dedi. kocanızı kastediyorum, evde mi? dedim. yok evladım diye karşılık verdi. firuze teyze belanızı gibtirmeyin hepinizin eşi mi memur amk saat 8 buçuk deyince, bir şeylerden korkuyor olmalı ki kapıyı hakaret ederek kapattı. firuze teyzenin kocası ihtimalini aklımda tutmalıydım. firuze teyze bir şeyler saklıyor gibiydi. sıra 2. kattaki dairelere gelmişti.
not: 1. kattaki kadının adını hala bilmiyorum.
  1. kattakilerden birini tanıyorum da 4 numaraya hiç gitmemiştim. o yüzden önce tanıdığımdan başlayıp aradaki samimiyeti kullanmaya karar verdim. kapıyı çaldım, aramızdaki samimiyete olan inancından dolayı açtı kapıyı. aramızdaki samimiyete güvenerek nassın mehtap teyze görünmüyon? dedim. beni görmekten şaşırmış olacak ki ters ters baktı. kocanız annemi gibmiş doğru mu? diye sordum. sorgu tekniğidir bu, annem itiraf etmiş gibi yapıp lafı alacaktım ağzından. böyle zekiliklerim vardır. insanlara aklımla küçük oyunlar oynar, keskin zekam karşısında çırpınışlarını izlerim. lafı değiştirmek için terbiyesizlik yapma oğlum git işine hadi deyip kapıyı kapattı. bunların hepsi niye böyle davranıyor amk? 1 insan gibi sohbet edebilen olmaz mı koca apartmanda.. kocasından şüpheleniyor belli ki. bu ihtimali de cebe koyup 4 numaraya gittim. çaldım kapıyı benim yaşlarımda bir kız açtı. eşiniz evde mi? dedim. eşim yok benim, neden sordunuz? dedi. kocanızı kastediyorum hanımefendi, evde mi çabuk diye ısrar ettim. öğrenciyiz biz söyle ne söyleyeceksen diyor. bir an öğrenci ve kız olduğunu aklıma getirince çok heyecanlandım ve birkaç saniye aralıksız bakıştık. fakat benden hoşlanıyor olması, sorgu tekniğimden kaçabileceği anlsevgi gelmiyordu. babanız annemi bafilemiş doğru mu? dedim, gülüyor amk. oha bulmuştum galiba.. bu diğerleri gibi kapıyı kapatmamıştı. tabi bu benden hoşlanıyor olmasından da kaynaklanabilirdi ama gözlerinden babasını saklamak istediği gerçeğini okudum. bak dedim ayağını denk al, şahsi meselemizi sonra halledelim dedim ve babasının msn adresini istedim. uğraşamam senle deyip kapıyı kapattı. nihayet elime gerçekçi deliller geçmişti. ayrıca behzat ç'deki şule'den sonra ilk kez bir kızın benden hoşlandığını hissetmiştim. bu da olumlu bir gelişmeydi. neyse edindiğim bilgileri aklımda tutup 3. kattakileri sorguya çekmek vardı sırada.
    not: mehtap teyze ve erdal beşikçioğlu liseden sınıf arkadaşı olabilir.
  2. kattaki sinirli teyze biraz beni korkutsa da kapıyı çalmak zorundaydım. açtı ne var? dedi. olaya yumuşak girmek için natalie portman'ın léon'daki halini hatırlıyor musunuz? dedim. anlamadım? evladım işim var noldu? dedi. acelesi kendini ele veriyordu açıkçası. bu tavrı şüphelerimi artırmıştı. hanımefendi dalga geçmeyin benle, kocanız nerde? dedim. napacan kocamı? diyor. aklı sıra lafı değiştirecek oç. kadın biraz yaşlı olduğundan sorumu dikkatli sordum. muhterem beyefendinin validem ile vakt-i zamanında izdivaç ettiğini teferrüc ediyorum dedim. söylediğime cevap vermeyip lafı değiştirmeye çalıştı. annenin haberi var mı geldiğinden? dedi. sanane annemden oç deyip ondan önce kapıyı ben kapattım. sonra da açmadı oç. şüpheliler listeme eklenmekten kurtaramamıştı kocasını... karşı daireye geçtim. kapıyı tıklattım. kapıyı açan kadına ''oha siz burada mı oturuyordunuz? kapıcı sanıyordum sizi.'' dedim. ne diyorsun sen? falan bir şeyler geveledi. eşiniz evde mi dedim. yok bana söyle ne söyleyeceksen bebek içeride yalnız dedi. bebek kimden? diye sorunca biraz sinirlenip kapıyı kapattı. bu millet mal amk. babam tembihlemiş herhalde hepsine, konuşmayın demiş. bu adam tam bir oç, böyle bir şeyi benden saklayabileceğini nasıl düşünür? neyse şimdi gitmem gereken tek bir adres kalmıştı. firuze teyze.. fazla beklemeden bizim kata çıktım.
not: bebek önder açıkbaş'tan galiba.
bizim kata çıkıp firuze teyzelerin kapısını çaldım. firuze teyze kapıyı açınca bir şey söylemesine izin vermeden ''haykırmaaaak istiyoruoooğğmmmm konuşamıyorum'' eserini ilhan irem'in tarzıyla seslendirmeye başladım. bu daha samimi bir sohbet gerçekleştirmemizi sağlayabilirdi. noldu evladım yine? dedi. bakın firuze teyze sevişmek doğal bir şey ve insanın bir ihtiyacı. günümüzde yıldız tilbe bile sevişiyor dedim. oğlum git hiç sırası değil dedi. ne sırası değil? bu saatte görmeyin siz de şu işi kardeşim dedim. kapıyı kapatıyordu ki koydum ayağımı araya korkmasını sağladım. bildiğiniz gibi böyle çevikliklerim ve böyle zekiliklerim vardır. bu hareketimde iki yeteneğimi bir potada erittim. napıyorsun oğlum sen? git evine yürü dedi. eşiniz annemi emmiş doğru mu? dedim. anlamadığım birkaç arapça cümle söyleyerek kapıyı kapattı ve kafamı karıştırdığını sandı. fakat bu hareketleriyle kendini ele vermiş oldu. çünkü firuze teyzenin arapça bilme ihtimali çok düşüktü. böyle basit hamlelerle aklımı karıştırmayacağından şüpheliler listeme kocasını ekletmekten kaçamadı. yeterli bilgiyi toplamıştım. şimdi eve gidip taylor swift'in love story şarkısı eşliğinde bir durum değerlendirmesi yapacaktım. kapıyı çaldım, annem açtı. nereden geliyorsun? diye sordu. konuyu değiştirmek için defne joy foster öldü 3 gün yas tuttunuz, 30 şehit öldü şimdi neredesiniz? dedim. mal mal baktı, fırsattan istifade odamın yolunu tuttum.
not: ilhan irem, taylor swift'e kanye west'in yaptığı ayıbı yapmazdı.
harun kolçak posterimi ters çevirip duvara astım. şüphelilerin isimlerini, yaşlarını, duyabildiğim kadarıyla haftalık sevişme sayılarını yazdım. o sırada babam geldi, kapıyı tıklattı. gel lan kahvaltı yap dedi. yeterli eti cinim olduğunu, kapımın önünü derhal terk etmesse merdivenlerle konuşacağımı, bir daha onu üst kata çıkarmayacağımı söyledim. öyle deyince korkmuş olacak ki hiçbir şey demeden aşağı indi. elimdeki delilleri ve düşündüklerimi facebook, twitter, inci'de paylaştım. msn iletimi ''alem arka olmuş.'' yaptım. insanlardan yardım istedim. fakat herkes oçlik peşinde olduğu için gerekli küfürleri gerekli yerlere iletip sosyal ortamdan da umudumu kestim. neden herkes bana karşı amk bir anlasam... daha sonra kapım çalındı, gelen merveydi. şaşırdım amk hangi dağda kurt öldü? diye sorup biraz gülümsedim. abi açar mısın kapıyı? dedi. önce soruma cevap ver dedim. abi aç şu kapıyı diye bağırınca daha fazla sinirlendirmemek için kapıyı açtım ve hangi dağda kurt öldü? derken gerçek bir soru sormadığımı, kendisine bir espri yaptığımı belirttim. yoksa 12 yaşında kız nerden bilsin amk nerde kim öldü * böyle esprili anlarım vardır. sivri zekamla beklenmedik espriler yapar, insanları aralıksız güldürürüm. neyse derdin ne merve? sütyensiz birini odama almadığımı biliyorsun, acele et dedim. bir fotoğraf çıkarıp, abi bu iğrenç şeyi niye yatağımın altına koydun? dedi. o iğrenç dediği şeyin david fincher'ın 25 kare tekniği olduğunu ve fight club'ın final sahnesinde bulunduğunu belirttim. merve iyi kız, hoş kız da cahil biraz galiba.. bir daha yapma böyle şeyler yeter artık dedi. konuyu değiştirmek için bu yaşar nuri öztürk saba tümer'e neden bu kadar sinirli? diye sordum. aklı karışmış olacak ki cevap vermeden çıktı odadan. ben de işime bakmaya devam ettim.
not: helena bonham carter yaşar nuri öztürk'ten hoşlanıyor. ikisinin de 3 ismi var.
duvardaki yazdıklarıma bakarak bir süre düşündüm. daha sonra benden hoşlanan öğrenci kızla şükran teyzenin akraba olduklarını farkettim. bu da firuze teyzenin kocasının benim babam olma ihtimalini kuvvetlendiriyordu. indim aşağıya annem mutfakta bir şeylerle uğraşıyordu. anne firuze teyzenin kocasıyla nereden tanışıyorsunuz? dedim daha mevzuya girmeden. böyle zekiliklerim vardır. konuya farklı bir yerden girer, karşımdaki insanın aklımın oltasına düşmesini beklerim. fakat annem git başımdan, uğraşamam gibi basit kelimelerle beni başından atmaya çalıştı. yemedim tabiki, ama yine de çok üstüne gitmeden lafı ağzından alıyım diye kim kardashian'ın en küçük kız kardeşinin model olmak istediğinden bahsettim. yine aynı basitlikte cümlelerle lafı geçiştirmeye çalışınca kafasını karıştırmak için requim for a dream'in ne kadar overrated bir film olduğundan bahsettim ona. fakat kadına işlemiyordu. anlaşılmıştı, çözülmesi için biraz daha zaman vardı. ben de yukarı çıkıp biraz kafamı dağıtmalı, başka şeylere yoğunlaşmalıydım. bu kadar düşünmek bana bile fazla gelmişti. inci'ye girip semiha berksoy ferresi yolla diyene yolluyorum başlığı açtım. pek ilgi görmeyince twitter'a girip birkaç güldüren şaka yaptım. kimse rtlemeyince face'e girip liseden arkadaşım pelin'in duvarına halil sezai paracıklıoğlu senden hoşlanıyor yazdım. 2 dakika sonra kaldırdı gönderimi oç. herkes bana karşı amk böyle dünyanın necati ateş'ini gibiyim deyip uykuya dalmaya karar verdim ve yatağa yattım. bir an önce sabah olmasını ve planlarımı hayata geçirmeyi istiyordum.
not: pelin kim kardashian'ın erkek kardeşine veriyor. eminim...
sabah kalktım erkenden reserved ne demek ola ki amk? diye düşündüm biraz. daha sonra quentin tarantino'nun adını hatırlayamadığım bir filmine gönderme olduğuna karar verip işe koyulmayı tercih ettim. merve'nin odasına inip biraz kapıyla dertleşmek istedim, fakat cevap vermedi oç. tüm dünya bana karşı birleşmiş amk deyip eticin+cappy i mideye indirdikten sonra firuze teyzelerin daireye indim. kapıyı tıkladım, açan olmadı. fakat içerde ayak sesleri vardı amk uyuyor olamazlardı. böyle zekiliklerim vardır, şeytanı ayrıntıda arar, aklımı kullanarak yerinde gözlemler yaparım. açmaları için kapıyı daha sert vurmaya başladıktan sonra firuze teyze açtı kapıyı. bir şey dememe izin vermeden bak çıkacam söyleyecem artık sizinkilere yeter böyle oğlum, acıyorum ses çıkarmıyorum dedim. sen kimsin bana acıyorsun firuzan teyze? kocanı çağır dedim. adını firuzan olarak telaffuz ettim ki onu önemsemiyor gibi bir görüntü verip, karşımda ezilmesini sağlayım. böyle hınzırlıklarım vardır. kocamı çağırırsam dayak yersin, git bak dedi. babam değil mi? döver de, sever de.. karışmayın çağırın dedim. ne diyorsun oğlum sen, çık elimi belada koyma diyor oç. eğer kocasını çağırmassa zabıta ya da pakize suda'yı çağıracağımı belirttim. fakat kadın oralı olmadı.. yetmezmiş gibi kapıyı yüzüme kapattı. oğlunuz büyüyünce önder açıkbaş gibi olacak hepiniz oç siniz deyip bizim daireye çıktım. konuyu manevi babama açma vakti gelmişti.
not: reservedla ilgili filmde pakize suda oynuyordu galiba.
kahvaltı masasına oturup bir süre herkesin uyanmasını bekledim. o sırada abraham lincoln'ün annemle ne ilgisi olabilir? diye düşündüm. neyse ki ilk uyanan babam oldu. napıyon lan burda? uyumadın mı? dedi. uyuduğumu, çünkü beynimin en fazla uyurken geliştiğini belirttim. beynini gibiyim gibilerinden ucuz bir laf etti. bu adamın aklı sıra benle taşak geçmesi çok sinirlerimi bozuyor. manevi babam olduğunu öğrendikten sonra bıçaklamayı düşünmüyor değilim. neyse buna daha fazla takılmayıp onu popülasyon genetiğinin kurucuları ingiliz biyologlar ronald fisher ve j.b.s. haldane için 1 dakikalık saygı duruşuna davet ettim. giblemedi oç.. tabi ben hiç bozmadan duygulu bir 1 dakika yaşadıktan sonra konuya girmeye çalıştım. fakat bu oç döver diye yavaş yavaş bahsetmeliydim içimdekilerden. ilk insan ademse ya bu kızını gibti, ya da oğulları kız kardeşlerini? diyerek bir sohbet konusu açmaya çalıştım. sabah sabah sürünme yine.. diyince olayı mantık boyutundan şiddet boyutuna taşımamak için lafı uzatmadım. önce sevecen olmalıydım. bak dedim sen de bu yaşıma kadar büyüttün ettin, aç susuz koymadın eti cinim ekgib olmadı sağol dedim. ne diyon sen amk? diyor oç hala işin gırgırında. baba, bak hala baba diyorum sana. sen kim olduğunu söylemedin ama ben gerçek babamı buldum dedim. ilk başta şaşırdı, sonra zekama şaşırmış olacak ki hafif gülümsedi. kimmiş? dedi joe biden dedim. oç kahkaha atıyor karşımda. ne gülüyorsun amk baktım netten ben joe biden türkiye'yi başkan yardımcısı olmadan önce defalarca ziyaret etmiş dedim. oğlum bak sinirleniyorum, gibtir git diyor bana muallaknin evladı. hayır dedemi tanımasam manevi babama böyle söylememem gerektiğini düşünücem. ama biliyorum dedemi, kesin muallaknin evladı bu. az önce buraya gelip düşünmeye başlayana kadar firuze teyzenin kocası sanıyordum. o da bafiliyor annemi ama benim babam o değil, az önce düşününce farkettim dedim. ayağa kalktı bu hiçbir şey demeden üzerime yürüdü. şiddet çözüm değil, mantıklı ol. joe biden olmayacak da kim olacak? bunu daha önce düşünmemiş olmam saçma değil mi? diyecektim saç.. diyebildim. ağzıma burnuma daldı amk. bu kez farklı oldu biraz. 1 dişim kırıldı, gözüm 10 dakika içinde hafif morlaştı. elmacık kemiklerim çok acıyordu. vurdukça da kesmedi öncekiler gibi oç. neyse bıraktı gidiyordu sen benim maddi babam değilsin dövemezsin beni diye bağırdım. maddi o anlamda kullanılmaz gerizekalı diye yanıt verip odasına gitti. hmmmm bunu biraz düşünmeliydim.
not: ronald fisher, joe biden'ı duşta seyretmiş.
bir süre burnumdan yere damlayan kanları izleyip kafamda robert downey jr.'ın sherlock holmes performansını değerlendirdim. annem uyanmış amk o geldi ne oldu yine? ne bu halin? salim allah belanı versin deyip ağlamaya başladı. haltları sen yiyorsun, dayağını ben yiyorum anne dedim. ne yaptın yine gerizekalı? sorusuyla karşılık verdi. joe biden'ın babam olduğunu manevi babama söylediğimi belirttim. gözlerinden okudum bir yıllar öncesine gitti.. hiçbir şey demedi, ilk yardım gereçlerini getirdi. bunların yararı olmayacağını, acil bana merve'nin ojelerinin lazım olduğunu söyledim, takmadı. benim de kalkıp onları getirecek halim yoktu açıkçası. her tarafım acıyordu. daha sonra babam oç geldi annemle sırtladılar beni odama taşıdılar. güya şefkatli görünüp joe biden'ı aramama, onları terk etmeme engel olacak oç. ama yağma yok.. iyileştikten sonra ona gününü göstermeye karar verdim. gözlerim dolacak gibi oldu, kendimi tutmak için youtube'a girip harun kolçak'ın ''gir kanıma'' klibini izledim. biraz daha iyiydim.. biraz kafamı farklı şeylere odaklamam gerekiyordu yine. zeki insanların da dinlenmeye ihtiyacı vardır. o yüzden kafamdaki bir diğer önemli soru önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? ya yeniden cevap aramaya çalıştım. kendisinin okan bayülgen ile eşit iq'da olduğunda bir kez daha karar kıldım ama dediğim gibi bunu zaten biliyordum. bana daha farklı argümanlar lazımdı.
not: babam oç önder açıkbaş'a kızıyor, sinirini bizden çıkarıyor.
neyse google görsellerden ibrahim erkal fotoğraflarına bakıp sakinleştikten sonra youtube'a girip mustafa karadeniz kamera şakaları izledim. artık iyiydim... şimdi joe biden'a ulaşmak lazımdı. twitter'da kendisini followlayıp birkaç mention attım. facebook duvarıma joe biden beni bul, konuşmamız gerek yazarak telefon numaramı paylaştım. son olarak serkan inci'ye pm atıp beni joe biden ile tanıştırmasını rica ettim. bu ikilinin liseden arkadaş olduğunu düşünürken keşfetmiştim. her tarafım ağrıdığından aşağı inemezdim. anneme seslenip gelmesini söyledim. gelince robert plant'in vokalistliğini yaptığı efsane ingiliz rock grubunun ismini sordum. bilemedi cahil oç... yine de içeri aldım çünkü durum ciddiydi. annem içeri girince manidar olsun diye youtube'dan metin ışık'ın lay lay lom eserini açtım. böyle zekiliklerim vardır. yaptığım eylemlerle insanlara mesajlar verir, onları beynimin labirentlerine davet ederim. ne diyorsun söyle çabuk? bir ihtiyacın mı var? dedi. anne joe biden'a acil ulaşmam lazım. telefon numarası vardır sende, versene.. dedim. hiçbir şey demeden çıktı odadan oç. beni peydahlamayı biliyorsun. o zaman bazı sorulara da cevap vereceksin amk. neyse ben yeteri kadar zekiydim, kimseye ihtiyacım yoktu. açtım yeniden twitter'ı baktım beni ne followlamış, ne sorduğuma cevap vermiş. bu beni biraz üzdü. herkesten sonra onun da bana sırtını dönmesi fazla ağır olmuştu. tavrımı anlasın, kendine çeki düzen versin diye son kez ''followa follow aqar agaaaaaaa'' yazıp kendisini unfollowladım. baktım facebook'taki çağrıma da cevap verdiği yok, dikkat çekmek için gönderimin altına ''a tempest of siblings, business and fame engulf olympic decathlete bruce jenner and paparazzi fave kim kardashian as their huge hollywood families collide.'' yazdım. hani adam ingilizce biliyor ya.. o açıdan. böyle zekiliklerim vardır. her bireyi kendi başına, kendi şartlarıyla değerlendirip onları aklımın kapanına sokarım. inci'deki inboxım da hala boş olduğuna göre biraz daha beklemem gerektiğine, bu sırada hegel şükran teyze akrabalığının ne anlama geldiğini düşünebileceğime karar verdim.
not: mustafa karadeniz hegel'i çok komik şakalardı.
sağ dizimdeki, dirseklerimdeki ve elmacık kemiğimin üst kısımlarındaki morluklara merve'nin daha önce kaçırdığım ojesini sürüp biraz dinlenmeye çekildim. 2-3 saatlik bir uyku çektikten sonra inci'ye girdim. inboxım hala boştu. serkan inci'ye sen git hala fakir gibi dilen, bir işimize yardımcı olma oç yazdıktan sonra balkona çıkıp ela'nın gelmesini bekledim. bir kere de sözünde dur amk kızı yaralıyız bir de. tam 45 dakika bekletti. ben de daha fazla beklemedim ki tavrımı anlasın. böyle zekiliklerim vardır. gerekli durumlarda sinirimi beynimin kıvrımlarıyla harmanlayıp ortaya akıl ürünü, zekice tepkiler çıkartırım. kapım tıklandı, gelen manevi babammış. steven spielberg mü? david lynch mi? diye sordum. gibtirme onları bana aç şu kapıyı dedi. bu adamda gelişme var amk. bu ara hiçbir soruyu kaçırmıyor. doğru yanıtı duyar duymaz açtım kapıyı. buyur ne vardı? dedim. oğlum bir an aşırı sinirlendim, böyle olsun istemezdim, kusura bakma dedi. joe biden'a ulaşacağımı anlayınca arkaü tutuştu oç nin. yine de asıl niyetini anlamamazlıktan gelerek olur böyle şeyler baba dedim. aferin bak, yarak yarak konuşma adam ol şöyle diyor. güzel ortamı bozmamak, lafı değiştirmek için dostoyevski'deki st. petersburg tasvirleri başka kimde var allasen? diye sordum. aval aval baktı. bak baba dedim, madem yapıcı konuşuyoruz. ben önemli değilim, artık düşünme beni.. ben bakarım başımın çaresine dedim. aferin oğlum dedi. ama merve adına endişeleniyorum baba, face'den sınıfındaki erkek arkadaşlarıyla konuştum kimseyle sevişmemiş dedim. daha lafa devam edecektim kalktı gidiyor saygısız oç.. dur dedim nereye gidiyorsun amk? almayım ayağımın altına bak zor tutuyorum kendimi diyor. bu adamın pgibolojik desteğe ihtiyacı var amk. olur olmaz yerde dayak atmaya çalışıyor. merdivenlerden inerken annen yemek hazırladı getirsin odana söyleyim de dedi. annemden sanane oç deyip kapıyı kapattım, üzerine kitledim.
not: ela'yı david lynch'e yar etmem. niyetlerinin farkındayım ama bu asla olmayacak.
baktım face'e, twitter'a joe biden'dan hala ses yok. bu annem de 1 kere olsun adam gibi adama vermiyor amk. babam olma ihtimali olan herkes oç. neyse çıktı annem yemek getirdim aç kapıyı diyor. önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? dedim. oğlum aç kapıyı uğraşamam senle diye karşlık verdi. fakat yağma yoktu. şu sorularıma bu evde artık cevap verilecek amk. ciddi bir şey soruyorum, önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? diyerek sorumu tekrarladım. buraya bırakıyorum yemeği alırsın dedi. açtım kapıyı pilav nohut var.. üzerine vişneli cappy döküp afiyetle yedim. tam hatırlayamadığım bir şeye sinirlenip boşların olduğu tepsiyi yatağın altına sakladım. harun kolçak'ın gir kanıma klibini izleyip sakinleştikten sonra yeniden joe biden'ı bulmanın yollarını aradım. birden joe biden'ın bizim apartmandaki öğrenci kızın akrabası olduğu aklıma geldi. o kızla hemen konuşmalıydım. evden çıkmama izin vermeyeceklerinden üst kattan sıvışmaya karar verdim. böyle zekiliklerim vardır. insanların benim üzerimde kurmaya çalıştıkları baskıya, onlara akıl oyunları yapıp, beklenmedik anda beklenmedik eylemlerde bulunarak cevap veririm. yürümekte zorlandığım için kızın katına inmem 15 dakikamı aldı. ama sonunda varmıştım. tıkladım kapıyı, açtı. konuya alakalı bir yerden girmek için bu model grubunun solisti neden spastik kız çocuğu taklidi yapıyor? diye sordum, gülümsedi. bu olumlu bir gelişmeydi, balık oltaya geliyordu. ne vardı? dedi. joe biden'ın telefon numarası lazım dedim. o kim? diyor amk. yeni nesil ecdadını akrabasını tanımıyor ayıp oç dedim. şaşırmış görünüyordu.. daha sonra anlamlı bir sosyal mesaj vermek için ''ecdad tarih yazmış, torun okumaktan aciz.'' diye bağırdım. ehehe ne kullanıyorsan aynısından istiyorum deyip kapıyı kapattı. oha! oha oha oha oha wowwww... ekşici lan bu dedim. espriyi kest dedim. telefon numarasını alamasam da kızın ekşici olduğu bilgisine ulaştım. bu da joe biden ile ekşiyi direk ilişkili kılıyordu. zaten daha önce şüphelendiğim bir durum olduğundan bir an önce odama çıkıp bunun üzerine düşünmeye karar verdim. yaklaşık yarım saat sonra kimseye farkettirmeden odamdaydım.
not: öğrenci kız geceleri evinde harun kolçak'ı misafir ediyor.
daha sonra odamda enrique iglesias'ın hero klibini izlerken joe biden-ekşi ilişkisini düşündüm bir süre. tüm bu karışıklığın arkasından roberto baggio'nun çıkabileceğini tahmin ediyordum. twitter'da ve facebook'ta durumumumu edit:imla diye güncellendim. birkaç film izledim beğenmedim, birkaç şarkı dinledim ağır eleştirdim. aralarına sızarsam belki daha kolay çözülürler diye düşündüm. böyle zekiliklerim vardır. insanlara yakın davranıp bana güvenmelerini sağladıktan sonra onları beynimin duvarlarına hapsederek istediklerimi vermelerini sağlarım. fakat 2 saat boyunca kimseden ses çıkmamıştı. merve'nin odasına inip konuyu kapıya açmaya karar verdim. indim aşağıya, bak dedim kapı; aramızda çeşitli gerginlikler, hoş olmayan olaylar yaşandı. gel geçmişe bir sünger çekelim. dedim. hiç cevap vermedi oç. yine de büyüklük bende kalmalıydı. eğer barışmak istersen ben odamdayım, harun kolçak dinleyip birbirimize el şakası yaparız dedim. tamam gibilerinden kolunu oynattı. merve açtı kapıyı.. napıyorsun abi burda? diyor. hiç dedim bir meseleyi hallettik. bak merve dedim kaç gündür babamı arıyorum ve kendisine ulaşmama ramak kaldı. ona ulaştıktan sonra sizi terk edecem. aklım sende kalarak gitmeyim, şu aldığım sütyenleri kullan artık dedim. bak çağırırım babamı? diye tehdit ediyor oç. hemen konuyu değiştirdim. bu egemen bağış ne komik adam değil mi? seviyorum vallahi dedim. o kim abi diyor cahil oç. hem sütyensizsin, hem cahil daha fazla muhattap olamam deyip odayı terk ettim. giderken kapıya selamımı çaktım. daha sonra apartmandaki daireleri gezip behzat ç. izleyip izlemediklerini sordum. verilen cevaplara göre apartmandaki oçlik oranını hesapladım. sonuçlar beni üzmüştü.
not: roberto baggio ve akbaba aynı kızdan hoşlanıyorlar.
ertesi gün akşsevgi kadar incide takıldım, eti cin yedim, ela'yı bekledim vs.. akşam olduğunda aşağı indim. herkes salondayken mandalina aşıracaktım. sesimi duymuş olacaklar ki manevi babam salona çağırdı, gittim. ne vardı? dedim. gel yanımızda otur, dizi izleyelim dedi. arkaü tutuştu oç nun.. yine de annemin hatırına oturdum. hiç ağzımı açmadan 20 dakika bekledim. daha sonra fatmagül'ün teyzesine sinirlenip masanın üstündeki bardağı televizyona fırlatınca babam elinin tersiyle suratıma bir tane yapıştırıp odadan kovdu. üvey baban mı var derdin var amk.. neyse odama çıkıp bir süre astrofizik üzerine düşündüm, hubble ultra derin alanını seyrettim. bundan da sıkılınca şükran teyzelerin kapısını çalmak için üst kattan sıvıştım. kapıyı tıkladım, şükran teyze açtı. oo nasılsın şükran teyze, mehmet amca yok mu? dedim. var içeride demeye kalmadı o oç da geldi. kapat kapıyı şükran diyor oç.. mehmet amca babam karınızı tokmaklıyorsa sorunu onla çözün, zaten kendisi öz babam bile değil dedim. git elimden kaza çıkacak diyor amk oğlu. neyse alt kata benden hoşlanan öğrenci kızın dairesine indim, kapıyı tıklatınca hemen açıyor. bu çok iyi bir özellik. insan ilişkilerinin etik kuralları gereği naber? dedim. iyi canım sen diyor. bu da hemen atacak kapağı oç.. ağırdan al kızım. evlenecez demedik. canım manım ne ayaksın? neyse kardeşimin pedi bitmiş de sizden alabilir miyiz? dedim. tabi dedi. ama mümkünse kullanılmış olsun diye rica ettim. öyle deyince bir döndü kaç yaşında senin kardeşin? diyor. ne alakaysa amk bu kızın kafada bir kırıklık var. 12 ne oldu da? dedim. kapıyı yüzüme kapattı. amk sen bana naz yapacan diye kardeşim zor durumda kalacak bencil oç. ilişkimizle ilgili meseleleri bire bir halledelim kızı niye mağdur ediyorsun? bunları söylemek için kapıyı bir kez daha tıkladım, yine açtı sağ olsun. konuya farklı yerden girip tepkisini azaltmak için plüton'a da çok ayıp ettiler ha.. dedim. ya arkadaşım ne istiyorsun benden? dedi. 1 ped rica ettik küfretmediğin kaldı. aramızdaki sorunları baş başa halledelim, şimdi pedi ver dedim. annenle tanışıyoruz, ona bir bir söyleyecem bunları deyip kapıyı kapattı. sanana annemden oç deyip kapıya bir tekme attım ve ben de yukarı çıktım. manevi babam çağırdı yanına, gittim. he dedim, noldu? haftaya azize halanlar geliyormuş, 1 hafta kalacaklar dedi. burcu bakireyse almam eve deyip odama çıktım. azize halam ilginç bir kadındır.. daha önce mehmet amca ve 1. kattaki kadının kocasıyla kısa süreli ilişkiler yaşadı, yürütemedi. gençliğinde mehmet demirkol ile 2 yıllık bir beraberlik yaşamış. şimdi bizim süleyman enişteyle evli görünüyor.
not: benim manitanın babasıyla süleyman eniştenin sık sık öpüştüğünü duydum.
halamların geleceği gün erkenden kalktım. vücudumun kıldan muzdarip yerlerini tıraş ettim. duşumu alıp, kolonyamı sürdükten sonra artık hazırdım. annemler aşağıda hazırlıkları tamamlamıştı. annem geleceklerinden dolayı baya sevinçli görünüyor ama eniştemin gelmediğinden haberi yok herhalde. 2 yıl önce yazlıklarına gittiğimizde eniştemle mutfakta buluşuyorlardı. gözlerimle gördüm.. neyse kapı çaldı indim hemen aşağı. halamlar geldiler falan, burcu ve ekrem de gelmişti. ekrem oç benim hasmım.. benden nefret ediyor biliyorum. yine de burcu'nun hatrına ona katlanmak zorundayım. neyse halamın elini öptüm burcu'yu öptüm falan. tokalaşma merasimi vs.. merve malıyla burcu bir garip hareketler yapıyorlar, ilginç sesler çıkarıyorlar falan. ne yapmak istediklerini tam anlamadım ama sonunda sarıldılar da olay tatlıya bağlandı allahtan. neyse salona geçtik biraz sohbet etmek için. annem açlığınız var mı? diye sordu. ne biçim soru soruyorsun anne, yıllardır giriş katında kirada oturuyorlar? dedim. sen sus diye yanıt verdi. bu kadın tam mal ya.. neyse sen nasılsın oğlum? diye sordu halam. iyiyim hala kız arkadaşım ve yeterli eti cinim var. sen nasılsın? dedim. biz de iyiyiz çok şükür dedi. nasıl iyisin hala? burcu'nun hala göğüsleri büyümemiş. ne rahat insanlarsınız? dedim. babam gibtir ol git gelme buraya diye kolumdan sürükleyerek odadan kovdu. oç 2 dakika hasret gidermemizi de kıskandı. gerçek babam olmadığını sanırım halam da bilmiyor. telaşı ondan... neyse merve'lerin odasına gidip burcu ile merve'yi beklemeye karar verdim. beraber yatacaklardı çünkü.. onlarla etraflıca bu göğüs meselesini konuşmalıydım. gittiğimde kapı kilitli değildi, girdim içeri. kapıyla 5 dakika kadar sohbet ettikten sonra merve ile burcu geldi. kevaşe merve abi ne işin var burda? çık diyor oç. bekle dedim burcu'ya bir şey sormam lazım. sor abi dedi burcu. ekrem hala kızgın mı bana? dedim. niye ki? dedi. ben ten kol saatini cinsel uzvuma taktığımdan beri bana hep ters davranıyordu dedim. yok abi seviyor seni dedi.. oç ekrem o imajı yaratmış ailesinde bilerek.. böyle şeytanlıkları vardır. asıl düşündüğünü son ana kadar söylemeyip, olayların istediği gibi şekillenmesini ister. açıkçası ekrem'den korkuyordum ve bu konuyu annem benim için çözmeliydi. gittim mutfağa annemi yanıma çağırdım. korkumu belli etmemek için konuya farklı yerden girerek okul filmi vardı taylan biraderlerin, sinem kobal oynuyordu. ne korkmuştuk değil mi? dedim. cevap vermiyor oç.. bak anne dedim bu ekrem beni üzüyor. garip hareketleri var deli gibi bir çocuk bu. ayrıca biliyorum ki benden kurtulmanın planlarını yapıyor, benden nefret ediyor dedim. saçmalama oğlum 8 yaşında çocuğun senle ne derdi olsun? diyor oç. ölsem gitsem umurlarında değilim.
not: ekrem okul filminden daha korkunç.
submitted by Cratix16 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.07.03 01:59 Cratix16 Annem Babama Nasıl Verdi Acaba Neler Hissetti! Part 2

annem ''bugün pgibiyatra gidicez oğlum 2 gibi hazır ol.'' dedi. 2 de dilara gönder'in programının başlıycağını eğer izlemessem odamdaki boş cappy kutularının beni yadırgayacağını söyledim. fakat annem oralı olmadı. onu kırmak istemediğimden 1 seferlik ferhat beye görünmeyi kabul ettim. ferhat bey bence benden hoşlanıyor ve bu tüm kargaşanın sebebi bu. beni biraz daha fazla görebilmek için annem ve babamı kullanıyor. onu daha önce görmesem de ona karşı aynı duyguları paylaşamayacağım açık. çünkü pokemon'daki ashten sonra kalbime asla bir erkek almadım. bence bir erkeğin bir erkekten hoşlanması gaylik gibi bir şey.. arada benim de kendimi edward norton, cristiano ronaldo, ankaralı yasemin gibi isimlerle hayal ettiğim olur ama asla bir erkeğe karşı derin duygular beslemem. ferhat beye bunun yanlışlığından bahsetmeye karar verdim ve saat 2'yi beklemeye başladım. bu süre zarfında biraz incide takılmak mantıklı olabilirdi.
not: fight clubın sonundan hiçbir şey anlamamıştım.
saat 2 oldu ve üstümü başımı giyip aşağı indim. annemin kendisine ait bir arabası olmadığından otobüsle pgibiyatrın kliniğinin bulunduğu caddeye gittik. otobüste 70 yaşlarında bir amca sürekli bana bakıyordu. ayakta zor duruyorsun yaşına başına bakmadan neyin peşinde koşuyorsun dedim sessizce. duyan olmadı tabi. kliniğe girdik oç ferhat bizi 15 dakika bekletti. bir görüşme yapıyormuş.. artık ferhat'ın bana duyduğu hislerin gerçekliğine kesin inanıyordum ama ben onla ilgili ne düşünüyordum? bu biraz kafamı karıştırıyordu. sanırım onla ilgili kararımı tipini görünce karar verecektim.o sırada sekreterle hanımla sohbet ettik biraz. bana nasıl olduğumu sordu ben de kız kardeşim merve nin göğüslerinin kendisinin göğüslerinden daha küçük olduğunu belirttim. cevap vermek istemedi.. ama yapabileceğim bir şey yoktu gerçek bu. neyseki ferhat'ın işi bitti ve bizi içeriye çağırdı. acaba nasıl biriydi? ondan hoşlanabilecek miydim? tüm bunlar kafamdan geçerken heyecanla odasının kapısına doğru yöneldim.
not: sekreterin şükran teyzeyle bir alakası olabilir bence.
içeri girdiğimde ferhatın beklediğim kadar yakışıklı olmadığını gördüm. nedenini anlayamasam da buna biraz üzüldüm. ferhat gözlerimin dolduğunu görünce nedenini sordu. lafı değiştirmek için okan bayülgen'in sistem karşıtı durup da nasıl sistemin göbeğinde yer aldığından bahsettim. anlamsızca gülümsedi ve annemin odadan çıkmasını istedi. başbaşa kalmamız için elinden geleni yapmıştı. fakat onla olamayacağımızı uygun bir dille belirtmem gerekiyordu. bana biraz kendinden bahset deyince bunu fırsat bildim ve gay olmadığımı belirttim. yine gülümsedi.. bu adamda bir şeyler vardı. şükran teyze ya da mehmet amcayla bir ilgisi olabileceğini düşündüm. fakat ciddi olmam gerekiyordu. karşımda bir bilim insanı vardı. kardeşimin 12 yaşına gelmiş olmasına rağmen göğüslerinin neden gelişmediğini sordum. bunu neden merak ettiğimi sorunca ömer çelakılın saçlarından söz ederek lafı karıştırdım. bildiğiniz gibi arada böyle zekiliklerim vardır. daha sonra doktor çok ileri gitti. annenle ilgili ne düşünüyorsun? diye sorunca sanane annemden oç dedim ve kapıyı çarpıp koşarak uzaklaştım. salak annem arkamdan bağırarak koşturmaya başladı. ilişkilerinin açık vermesinden rahatsız olmuş olmalı. ben de diyorum babamın tokmakladığı yok yanan amını nasıl serinletiyor bu kadın?
not: babam ömer çelakıl'a boş değil.
o caddede bir park var gittim orda bir banka oturdum. annem peşimden geldi hemen. noldu evladım? dedim. şefkatli tavrından cesaret bulup anne madem bir ilişkin var neden bana bahsetmiyorsun? böyle şeyler tabi olucak, amın var, alımlısın dedim. sokağın ortasında rezillik çıkarttırma bana yürü eve diyor. merak etme annecim benim için önemli olan senin yalan söylememen dedim. sevecen tavrım onu rahatlatmış olmalı ki hiç cevap vermedi. eve gidene kadar konuşmadı. eve gidince sanırım pgibiyatrdan kaçtığımı babama anlatmış. emektar oklavayla çıktı yukarı oç. hayır oklava, sopa, levye türü bir şey kullanmasa da dövebiliyor zaten beni. neden desteğe ihtiyaç duyuyor anlamıyorum. aç kapıyı dedi prensip gereği kuala lumpur'un nerenin başkenti olduğunu sordum. aç kapıyı gibtirme kafanı diye bağırdı. fakat taviz veremezdim. hep böyle yapıyor amk sorumu cevaplamadan odaya girmeye çalışıyor. hala prensiplerime, ritüellerime saygı duymuyor. senin ecdanını gibiyim deyip uzaklaştı. insanın kendi ecdadına küfredebilmesi takdir edilesi bir durum. bu yüzden 1 saniye kapıyı açsam mı diye düşündüm fakat dayak yemeyi göze alamazdım.
not: babamın arabasındaki levyeden annemin haberi var mı acaba?
yeterli eti cinim ve cappy'm olduğundan odadan çıkmak ve dayak yemek zorunda değildim. sabaha kadar incide takıldıktan sonra sabah 5 gibi merve'nin oda kapısının yanına gittim. halini hatrını sordum fakat cevap vermedi. bu evde herkes bana karşı zaten.. kapıyı sessizce tıklattım. merve uyuyordu sanırım. sabah 5'te mastürbasyon yapamayacağına emin olduğumdan ısrarcı oldum ve uyanması için yaklaşık 10 dakika kapıyı vurmaya devam ettim. neyse ki babam ayısı uyanmadı. merve açtı kapıyı günaydın demeden defol dedi. bu kıza ben naptım da bana böyle davranıyor anlamadım. herkesten çok onu düşünüyorum oysa. kırmızı ojelerini alabilir miyim? dedim napacaksın? diyor amk. oje napılır arkaüme sokucam dedim içimden. fakat dıştan söylemedim çünkü merve böyle kötü ifadelerden etkileniyor. neyse bir an önce ojeyi vermesi gerektiğini yoksa gitmeyeceğimi söyleyince çaresiz ojeyi getirdi. mehmet coşkundenizi hiç yatağında hayal ediyor musun? diye sordum ve cevabını beklemeden uzaklaştım. sanırım cevap da vermek istemiyordu. odama çıkıp kırmızı ojelerle burun deliklerimi boyadıktan sonra biraz uyumaya çalıştım. başlarda burnumu biraz rahatsız ediyor ama o halde uyuyunca uykumu daha iyi aldığımı hissediyorum.
not: ela, mehmet coşkundeniz'e vermezdi bence.
sabah erken kalkıp duşa girdim. duşta aklıma ela geldi ve ne zamandır görüşmediğimizi farkettim. uyanınca her zamanki gibi annemin çiçekli bornozunu aldım ve elaların kapısını çaldım. kapıyı yine oç mehmet amca açtı. neden ben gelince kapıyı hep bu herif açıyor anlamıyorum. oğlum bu ne hal? dedi. ıslak bedenimi annemin çiçekli bornozunun sarmasından keyif aldığımı söyledim ve ela evde mi? diye sordum. napacaksın ela'yı? dedi. niyetimi yanlış anlamaması için tiger woods'un bir golften bu kadar parayı nasıl kırdığını merak ettiğimi ve bunu ela'yla tartışmak istediğimi belirttim. böyle zekiliklerim vardır. lafı bir anda istediğim yere çeker, karşı tarafı şaşırtırım. ela yok evde oğlum sen de git üstüne başına adam akıllı şeyler giy dedi. sanırım mehmet amca beni pek sevmiyor. hep ters bana karşı davranışları.. neyse ona karşı olgun davranmaya karar verdim ve eve girdim. annem ve merve kahvaltı yapıyorlardı. yanlarına gidip merve'ye siyah kilotlu çorabın çok yakıştığını söyledim. annem allah senin cezanı versin bu ne kılık? diye bağırdı. amk sanki ilk defa görüyor. her defasında ne bu aşırı tepki.. merve ile bir an göz göze geldik, fakat gözlerini kaçırdı. fakat önce üstümü değiştirmem gerekiyordu. sıra ona da gelecekti.
not: duşta bazen mehmet amcayı düşünüyorum.
akşama kadar odamda incide takıldım. akşam olunca babam geldi. odamdan hiç çıkmadım çünkü bu ara bana karşı sinirli pgibiyatra gitmediğimden dolayı. bu yüzden merve gelene kadar odamdan çıkmadım. kapı sesini duyunca fırladım hemen karşıladım kardeşimi. her zamanki gibi kezban eteği ve boğazına kadar ilikli okul gömleği üzerindeydi. hayır anlamıyorum 12 yaşına gelmişsin artık çocuk da değilsin. insan neden göğüslerini sergilemez? bacaklarının dolgunluğuyla sınıf erkeklerinin dikkatini çekmez? güzel de kız. neden böyle davrandığını anlamıyorum. yemeğini yemeden babamın salonda olmasını fırsat bilip merve'yi yanıma çağırdım. bacak aranı tıraşlıyor musun? diye sordum. abi bak çağırırım babamı diyor. beni böyle tehdit edince çok sinirlendim ve babamın da duyabileceği tonda bir yüksek sesle sen ne biçim insansın? bir kadın kendini bozacak erkeğe bedenini hazırlamaz mı? hadi beni eziyorsun, amını ıslatacak adama da mı saygın yok? dedim. genel anlamda tutarlı ve bilinçli bir insan olsam da arada böyle fevri çıkışlarım oluyor. babam muallaksi fırladı salondan ''öldürücem bu çocuğu kaçarı yok.'' diye üzerime gelmeye başladı. yumruğu yeyince kafamı duvara vurdum. sen nasıl insansın baba? insan bu kadar mı ilgisiz olur evladının sevgi, arkaüne, göğüslerine? dedim. mutfağa bıçağa sarılmaya koştu. durumun ciddileştiğini farkedince hemen odama çıktım ve kapıyı kilitledim. yerli yersiz sinirleniyor iyice yaşlandı artık bu adam amk.
not: merve bazen evin içinde şortla geziyor.
ertesi gün annemin gün arkadaşı hatice teyze bizdeydi. eteği dizinin 2 karış altında olduğundan sadece ayakları ve ayak bileği görünüyor hep. ve bu onu çok çekici yapıyor bence.. bunu kendisine de söylemek için aşağı indim. salona girince annem yüzünü astı, hatice teyze nasılsın oğlum? dedi. konuya hemen giriş yapıp düzeysiz görünmemek için üniversitedeki kızının nasıl olduğunu sordum. çok iyi sağol dedi. tutamadım kendimi üniversite ortamı da iyidir haaaa deyip pis pis gülümsedim. annem gitmemi işaret edince kafamdaki konuya sonra giriş yapmaya karar verdim. hınzır bir adamım açıkçası.. biraz zeki olduğumdan kafamdan çok fazla düşünce geçiyor ve söylemeden edemiyorum çoğu zaman. bu tespitlerim gelen misafirleri/arkadaşları/akrabaları memnun etse de sebebini anlayamadığım bir şekilde ailem çok rahatsız oluyor.o da onların bana karşı besledikleri ön yargı ve kin duygusuyla alakalı sanırım. neyse o gün kafamda daha önemli bir mesele vardı ve bu annemle konuşulacak dert değildi. o yüzden dolaptan biraz mandalina çalıp odama çekilmeli, babamı beklemeliydim. mandalinaları zulaladıktan sonra zaman geçirmek için biraz inci'ye girdim.
not: hatice teyzenin kızı ferhat'ın eski sevgilisi galiba.
inci'de ateistlere dinci gibi görünüp, dincilere ateist gibi görünüp yaklaşık 38 kavgaya karıştıktan sonra babamın sesini duydum. apar topar inip baba ciddi bir meselem var konuşmamız lazım dedim. senin ne ciddi meselen olur lan puşt? gibi seviyesiz bir cevap verdi. şu adam 2 dakika insan olamıyor. ayaküstü olmaz gel benim odamda konuşalım dedim. odam kilot koktuğundan gelmek istemedi ve salona yöneldik. bak baba dedim, aramızda hır da çıksa, kavga da olsa sen benim babamsın. seni severim.. dedim. ee? dedi yine gibik bir ifadeyle. adam tam bir oç. hayır babaannemi tanımasam haksızlık mı ediyorum lan acaba? diyecem ama eminim amk tam bir oç. bak baba dedim kulaklarını iyi aç şimdi söyleyeceklerimi iyi dinle.. dinliyorum oğlum dedi. beni çok rahatsız eden bir mevzu var dedim. he söyle söyleyeceksen diyor oç. baba dedim dün gazete okuyordum selena gomez adlı bir kızın fotoğrafı vardı. kız 11 yaşında ünlü olmuş ve o zaman da gayet sexymiş. benim kardeşim 12 yaşında ne zaman sütyen giyecek bu çocuk baba? gözüme uyku girmiyor dedim. tam ''girmiyor'' derken elindeki çayı üzerime fırlattı oç. yandı her yerim amk.. gibiyim senin gibi babayı artık dövemezsin beni dedim ve tokadını savurup odama çıktım. göğüs bölgem çok acıyordu amk.. zaten bu babamın 2 şeyle derdi var. biri ben diğeri de kız kardeşimin göğüsleri. hasta oç 2 dakika mantıklı olamıyor.
not: kız kardeşim inci sözlüğü biliyor mu acaba?
sabah kalktım ve 2. kata, firuze teyzelere indim. mevsimler nasıl oluşur? diye sordum, cevap veremedi. çabuk pakize suda soruyor mevsimler nasıl oluşur? dedim. oğlum git sabah sabah diyor.. manyak mıdır nedir amk. insan gibi bir şey soruyoruz neyin havasındasın? şükran teyze kocanla yatıyor diye sinirliysen git hıncını ondan al bana niye patlıyorsun? neyse indim bahçeye baktım ziyalar yok tekrar yukarı çıktım. bahçe dışına tek başıma çıkmama ailem pek sıcak bakmıyor. beni düşünerek böyle söylediklerini bildiğimden ben de pek diretmiyorum bu konuda. neyse odama çıkınca eti cinlerimin bittiğini farkettim ve babamı uyandırmaya karar verdim. ''salim kalk bak kaç oldu.'' dedim belki annem sanır da hemen uyanır diye. arada böyle zekiliklerim vardır. insanları aklımın labirentine sokar, orada kaybolmalarını sağlarım. baktım uyanmıyor kelinden öptüm ve baba uyan eti cinlerim bitmiş dedim. bu kez açtı gözlerini ne var oğlum? diyor. 40 kere mi söyleyecez bir şeyi amk. eti cinlerim bitmiş baba kalk al da gel dedim. hamalın mıyım lan oç? bu saat ne? 7 buçukta adam mı kaldırılır? diyor. amk bütün derdi benle muallaknin. mutlu olmayım diye elinden geleni yapıyor.
not: mehmet amca firuze teyzeye neden bu kadar soğuk bir türlü anlamıyorum.
neyse gittim odama merve'nin sınıf arkadaşlarının facebook profillerine baktım. ne paylaştılarsa beğenip, duvarlarına sinan erdem spor salonunun fotoğraflarını attım. biraz da incide hassas konularda provakatif başlıklar açıp ilgiyi üzerime çektikten sonra merve'yi uyandırmaya gittim. kapıya hiç yüz vermedim ki tavrımı anlasın. yaklaşık 10 dakika tıklattım açmadı bu kez. göğüslerinin en çok günün bu saatlerinde geliştiğini bildiğimden fazla üstelemedim ve ne zamandır üzerinde çalıştığım bir fikri eyleme geçirme kararı aldım. yerel disk (c:)> windows > help > mui klasöründe sakladığım annemin 2004 kemer tatili fotoğraflarını yazıcıdan çıkarttım. normal fotoğrafları cama, bikinili olanları apartmanın girişine astım. amk 3. kattaki adını hatırlayamadığım oç geldi tam o sırada. oğlum napıyorsun sen? bunlar ne? annen mi o? falan gibilerinden birkaç laf etti. sanane annemden ne biçim konuşuyon oç dedim ve hızla uzaklaştım. o gittikten 5 dakika sonra inip kontrol ettim resimler yerlerinde duruyordu. konuşacağı lafı seçemeyen bir adam olsa da emeğe saygısı varmış, takdir ettim. neyse aşağıyı kontrol ettikten sonra odama çıkıp bir cappy açtım ve olacakları beklemeye başladım. fakat oç babam eti cinlerimi almadığından karnım çok açtı. aşağı odaya inip bu sefer annemi uyandırmak mantıklı olabilirdi. ''anne irfan değirmenci ile günaydın türkiye'ye sormak istediğin bir soru var mı?'' dedim, sesi çıkmadı. amk bu evde niye kimse adamdan saymıyor beni.
not: irfan değirmenci annemin bir arkadaşının sınıf arkadaşıymış.
neyse ki yarım saat sonra annem kalktı da bir şeyler hazırladı. çok nadir onlarla aynı sofraya otururum ama bu kez çok açtım yapacak bir şey yoktu. kahvaltıdan sonra odama çıkıp saba tümer'in bugünki konuklarını merak etmeye başladım. tadı çıksın diye 15 dakika tv yi açmadım ama en sonunda dayanamadım. tv sıktıktan sonra youtube'a girip enrique iglesias'ın hero klibinin url sini ezberledim. ben ezberimi pekiştirmeye çalışırken kapımız çalındı. koştum ben açtım gelen oç 1. katmış. unuttum adını muazzez mi ayşe mi ne öyle bir ismi vardı kadının. oğlum annen evde mi? dedi. normalde bu tip soruları hoş karşılamam ama sabır gösterip noldu? diye sordum. o resimleri kaldırdım da sen asmışsın belli ki, annenle konuşmam gerekiyor dedi. ayıp zeliha teyze bu saatte insan rahatsız edilir mi? deyip kapıyı kapatmaya yeltendim. ama annem sanırım duymuş konuştuklarımızı ne resimleri, ne oldu? diye yanımıza geldi. ben olayın nereye varacağını anlamıştım. böyle zekiliklerim vardır. geleceği insanlardan önce öngörüp ona göre tedbirimi alırım. buna çok şaşırırlar. odama sıvıştıktan sonra annemin bana bağırdığını duydum ama ne dediği anlaşılmıyordu. şimdi bir de 1. kattaki kadın çıktı amk. ona ne yaptım? o niye şimdi kuyumu kazmaya çalışıyor? anlamış değilim. sesten babamın uyanması an meselesiydi. merve uyanmazdı herhalde çünkü göğüsleri gelişiyordu.
not: i can be your herooooooo, baabbbbyyyyyyyy
babam uyandı ve olayı duyar duymaz merdivenleri ikişer ikişer çıkarak odama geldi. adama kilo verdiricem amk.. lan şerefsiz, lan ahlaksız yine mi yaptın lan? seni bela mı gönderdi allah lan? falan gibi 1-2 laf ederek yumruğu suratıma yerleştirdi. kapıyı kitlemeyi akıl edemeyen beynimi gibiyim. yerde 1-2 dakika tekmeledikten sonra kündeye geçip 3 puan da oradan çıkardı. baba sessiz ol merve'nin göğüsleri büyüyüor dedim ama dinleyen kim amk. verdi veriştirdi.. annem geldi de ayırdı allahtan. durum bu kez ağırdı biraz.. sol gözümü açamıyordum bu babam tam bir oç. ben uyardım amk yaparım dedim anlamadınız. sinyallerini vermiştim bunun. kalk dedi gibtir olup gidiyorsun bu evden. gibtir falan ne biçim konuşuyon baba? deyip konuyu dağıtmaya çalıştım. arada böyle zekiliklerim vardır. beklenmeyen anda beklenmeyen tepkiler vererek karşıdakinin beynini ikileme düşürür, durumdan faydalanırım. fakat bu kez işe yaramadı. kalk gidiyorsun falan dedi tutuyor kolumdan oç. eti cin almassan gitmem deyip dışarıda kalacağım sürenin erzağını garanti almaya çalıştım fakat eticinini giberim diye karşılık verdi. kolumdan tuttu apartman bahçesinin dış kapısına kadar sürükledi oç millet bize bakıyor. o sırada millet beni teorik devrimci sansın da rezil olmayım diye ''baskılar bizi yıldıramaz.'' sloganı attım. dediğim gibi böyle zekiliklerim vardır. insanlara durumun aslında göründüğü gibi olmadığını anlatıp onların kafalarını karıştırırım. bu onları şaşırtır. babam bahçe kapısını da kapattı. bu kez gelmeyeceksin bir daha dedi. çok duyduk amk haziranın ortasında merve duş alırken banyo kapısını kırdım diye de atmıştı evden. yer miyiz biz? yemeyiz. geçiririm 1 gün bahçede nolacak amk dedim. tek sorun eti cin yetersizliğiydi.
not: ela teorik devrimcilerden hoşlanıyorsa bu iş ekmeğime yağ sürdü.
günü bahçede geçireceğim belliydi. babamın siniri kolay kolay geçecek gibi görünmüyordu. durumu kabullenip merdivenlerin başında beklemeye başladım. 1-2 saat sonra ela geçti önümden. merhaba ela dedim, noldu napıyorsun burda? dedi. bu konu onurumu incittiğinden spiritüalizmin ve ona inanan insanların gereksizliğinden bahsederek konuyu dağıttım. bilirsiniz vardır böyle zekiliklerim. ben anlamıyorum seni dedi arkasını döndü ve yürümeye devam etti. arkasından fatih ürek ve sahrap soysal hafta içi her gün “8 numarada şenlik var!” diyor… tv8 diye bağırdım. ses etmedi.. yukarı çıkmaya cesaret edemiyordum. bugünlük biraz beklemeli babamın sinirinin geçmesini beklemeliydim. firuze teyze geldi al oğlum çorba yaptım sana da getirdim dedi. eti cin var mı? diye sordum yokmuş. tamam teşekkür ederim firuze teyze dedim. hah oğlum şöyle konuşsan herkes çok sever seni diyor, yüz buldu oç. yine de kabalık etmeyip konuyu değiştirmeye çalıştım. mustafa karadeniz yıllardır bıkmadı di mi saçma sapan kamera şakaları yapmaktan? dedim, cevap vermedi. fakat gitmesi gerektiğini anlamıştı. ben de çorbaya yumuldum. bitirince de kapısının önüne bıraktım tepsiyi.
not: mustafa karadeniz'in orta dişi çürük.
öğlene doğru hava biraz ısındı da işim kolaylaştı amk. oç babamdan ses seda yok.. gelse almaya çalışsa gönlümü affederim ha, kızgınlığım da geçti. ama cesaret edemiyor olabileceğini düşünüp akşamı beklemeyi tercih ettim. bir baktım merve geliyor, okul kıyafetleriyle. saat de öğlen olduğuna göre kesin okula gidiyor bu dedim. böyle zekiliklerim vardır. ilk bakışta görülemeyecek şeyleri herkesden önce farkeder, ona göre pozisyon alırım. neyse baktım etek yine bileklere kadar amk.. merve sizin okulun çıkışında jöleli dik saçlı yakışıklı çocuklar bekliyor mu? dedim. yok abi dedi.. oha amk nasıl okul ora? bir ara gelip hocalarınla ve nöbetçi öğrenciyle görüşmem lazım dedim. niye beklesinler abi? ne diyorsun sen? falan dedi amk gerizekalı bu kız bir gibten çakmıyor. bak dedim eğer öyle çocuklarla karşılaşırsan onlara taqıl hayatını yaşa xd dedim. xd ne abi diyor sonra bana mal derler. şunu arkaürsünler doktora amk. mağarada yaşıyor sanki.. lafın bir yere varmayacağını anladığımdan konuyu bağlamak için sporda şiddet yasasından rahatsız mısın? dedim. off abi gidiyorum ben dedi. farkında olmadan tartışmayı istedğim noktaya getirdim. böyle zekiliklerim vardır.
not: nöbetçi öğrenci ile aziz yıldırım tanışıyorlar... eminim.
  1. katın bankacı büyük kızı indi merdivenlerden. baktım fular takmış. edit: imla dedim bir gib anlamadı amk. ironiden anlamayan nesle aşina değilim dedim, hala takmadı amk yürümeye devam ediyor. bugün de herkes garip diye düşünmeye başladım içimden. oturmuş önder açıkbaş'ın nasıl ünlü olduğunu düşünürken şükran teyze'nin salon camlarını silmekte olduğunu farkettim. seslenmeden dikkatini çekmeli, cool görünmeliydim. çocukluğumdan beri üzerinde çalıştığım ankaralı yasemin dans figürlerini sergilemeye başladım. böyle zekiliklerim vardır bildiğiniz gibi. dikkatini çekmeyi başarmıştım. oğlum napıyorsun, açlığın var mı? dedi. anne şefkati göstererek bacaklarını izlememe engel olamassın dedim. girdi içeri.. hepten sıkılmaya başlamıştım amk. babamdan da ses seda yok. bari 1. kata çıkıyım da eti cin'i var mı soruyum dedim. babamın msn'den görüştüğünü kadın açtı kapıyı.. eti cininiz var mı dedim? bir şaşırdı, yok dedi. babama söyleseniz de beni eve alsa keşke, sizi dinler dedim. oğlum bak git.. annene söylerim söylediklerini, rahatsız etme beni dedi. annemi karıştırma oç deyip bahçeye kaçtım.
not: 1. kattaki kadın babamı mehmet amcayla aldatıyor olabilir.
neyse amk hava karardı da oç babam daha fazla dayanamayıp indi aşağıya. utandırmamak için o bir şey söylemeden tamam geliyorum dedim. çıktım yukarı baktım annem çorba yapmış, yumuldum sofraya. sonra odama çıkıp inci'ye girdim. birkaç provokatif başlık açıp, biraz illüminatiden bahsettikten sonra tetrisin başına oturdum. babam geldi o sırada kapıyı tıklattı. kill bill 3'ün vizyon tarihini sordum, bilemeyince almadım içeri. ne halin varsa gör amk deyip aşağı indi. onun salona girdiğinden emin olduktan sonra sessizce aşağı inip merve'nin odasına gittim. kapıya önder açıkbaş'ın nasıl ünlü olduğunu sordum, cevab veremedi. merve sesimi duymuş olacak ki açtı kapıyı. buyur abi ne var? dedi. önemli'in facede paylaştığını gördün mü koptum * dedim. abi önemli de mi ekli sende? diyerek konuyu değiştirmeye çalıştı. merve hala abisinin kim olduğnu anlayamamış. yemedim tabiki.. böyle zekiliklerim vardır. benim silahlarımı bana karşı kullananların cezasını aklımla veririm. önemli'in babasıyla annem tanışıyor mu? dedim. yok nereden tanışsınlar diyor. bu annem çok fena kadın. kızı da tembihlemiş amk ağzından laf alınmıyor.
not: illüminati ve önemli'in babası annemin peşinde olabilir.
gittim anneme dedim anne bugün 1. kattaki kadına gittim. ne diller döktü babamla msnde görüştüklerini sana söylememem için dedim. ne olursa olsun o benim annem. bilmeye hakkı var.. saçmalama oğlum git başımdan diyor amk. bu kadın ağır gerizekalı. neyse üstelemeyip yarın alışverişe gitmemiz lazım anne dedim. niye? dedi. cevap vermemek için bugün ne giysem'in program müziğini mırıldanmaya başladım. böyle zekiliklerim vardır. tartışma istemediğim noktalara kayınca aklımla olaya müdahil olur, işleri yoluna sokarım. neyse yarın gidicem ben gelirsen 1 buçuk gibi hazır ol dedi. bir şey söylemeden gidiyor görünmemek için ''kim, kiminle, nerede, ne zaman ve nasıl yakalandı? ünlüler dünyasından çok özel haberler, flaş gelişmeler, müthiş ayrıntılar! meral kaplan'ın sunduğu "süper kulüp" pazar 23.30'da fox'ta!'' diye bağırdım ve koşarak odama çıktım. eti cinim yoktu, inci de sıkıyordu. ben de uykum gelene kadar oturup rasim ozan kütahyalı'nın ne gibime derman olduğunu düşünmeye başladım.
not: meral kaplan ve barbaros şansal tanışıyorlar.
eve gittiğimizde merve'nin okuldan geldiğini gördüm. çünkü kapıyı bize o açtı. nasılsın merve? dedim. iyi abi dedi. bana nasıl olduğumu sormayacak mısın? dedim. öğrensin böyle şeyleri amk.. kaç yaşına geldi hala adama hal hatır sormayı bilmiyor. of peki abi nasılsın? dedi neyseki. filistin gibiyim işte... biraz sürgün, biraz yaralı, hep endişeli. dedim. cevabım onu etkilemiş olacak ki gözleri doldu, bir yutkundu sanki. arkasını dönüp gidiyordu ki gergin atmosferi dağıtmak için gel dedim bak sana ne hediyeler aldım. aman abi istemiyorum diyerek odasına yöneldi. görgüsüz bu kız.. babamdan korkuyor herhalde. geçen sene doğum gününde merve'ye sigara tabakası, çakmak ve permatik aldığımdan beri kıza hediye almamı yasaklamıştı oç. ama duramadım işte.. hemen koşarak kapıyı kapatmasına izin vermedim ve araya ayağımı koydum. böyle çevikliklerim vardır. beklenmeyen anda 1-2 adım hızlı atarak insanlardan öne geçerim. dur dedim hele bir gör hediyeleri.. istemiyorum abi dedi. kızım görgüsüzlük yapma bakmazsan birkaç sorumu cevaplamak zorundasın deyince aldı içeri. o sıra kapı bir şey diyecek oldu, daha önemli bir meseleyle meşgul olduğumdan cevap vermedim. neyse ayşin shoptan aldığım her renkten, her zevkten hanımlara uygun 8 çeşit sütyeni çıkardım poşetlerinden. abi bunlar ne? sen nasıl bir manyaksın? diyor amk. benle eddie murphy dublajı gibi konuşma patlatırım ağzına dedim. abi sanane benim göğsümden, sütyenimden yeter diye bağırıyor kevaşe. bak dedim her rengi, çeşidi var. seni düşündük aldık ayıp ediyorsun dedim, bağırmaya başladı. annem ne var yine? diyerek odaya yönelince kapı çabuk kitlen, kapı hadi, kapı nolur dedim. oç beni dinlemedi, annem içeri girdi kovdu beni odadan. bu kapı da ayrı bir alıngan oldu amk. herkes bir garip.. 2 dakika daha önemli meselemiz vardı cevap veremedik oç neyin tribindesin? herkes bana karşı zaten. neyse çaresiz odama çıktım.
not: ayşin shoptaki kızla kavga ettiğime de değmedi amk.
submitted by Cratix16 to kopyamakarna [link] [comments]


2019.10.27 20:04 exclamationless Bir öğretmenin günlüğü - Kuzgunlu 1995

Bu kasabada başıma gelen olaylar yüzünden akıl dengemi kaybediyorum. Sırada ben varım bu yüzden başıma gelen önemli olayları olabildiğince hızlı anlatıp Kuzgunludan kaçmaya çalışıcağım.
1995 yılının haziran ayında kuzgunlu kasabasına zorunlu hizmetimi yerine getirmek üzere öğretmen olarak atandım. Zorunlu hizmeti için bugünlerde karışık olan doğu şehirleri yerine ücra bir kasaba çıktığı için kendimi şanslı saymıştım. Hatta diğer mezun arkadaşlarım beni kıskanmışlardı bile ama şimdi onların yerinde olmak için her şeyimi veririm.
Kuzgunlu çok kalabalık olmayan bir kuzey kasabasıydı. Bu kadar ücra bir bölgeye neden kasaba kurulur ki diye kendi kendime sorduğumu hatırlıyorum ilk geldiğimde. Otobüsten indiğimde birkaç insanlar anadolu misafirperverliğinde beni karşıladılar. "Kuzgunlumuza hoş geldiniz!" diyor elimi sıkıyorlardı. Bavullarımı sırtlanıp beni kalacağım yere doğru gitmeye başladık. Yolda ne kadar iyi ettiğimden ve kuzgunlunun ne kadar dostcanlısı bir kasaba olduğundan bahsedip durdular. Geldiğimizde karşımda gördüğüm şey kasabanın "okul"u olarak adlandırılan yerdi. 2 katlı küçük bir binaydı ve sarı boyası yeni badana istiyorum dercesine solmuş, çatlamış ve dökülmüştü. 2 katı birleştiren dışardan bağlantılı demirbir merdiveni, büyük pencereleri ve binanın yanında küçük bir çimden (çamur demek daha doğru olur) bahçesi vardı. Üst katında ben kalıcaktım ve bir şeye ihtiyacım olursa muhtarla görüşmem yeterliymiş. Çok kötü olmadığını düşünmüştüm ilk geldiğim zamanlar. Küçük sayılabilicek eve ve köy okulu diyebilinecek kadar derme çatma okula katlanabilirdim ama bir süre sonra bazı gariplikler kafamı kurcalamaya başladı. Herkes sürekli bana gülüyor ve aşırı nazik davranıyor ama kimse benim sorularıma düzgün cevap vermiyor gibi hissediyordum. Sorduğum çoğu soruya boşverin hocam diyip bana kuzgunlunun güzelliklerinden bahsediyorlar ya da kasabanın kahvesine çağırıyorlardı. Ben de samimiyetsiz bulduğum için insanlardan kendimi uzaklaştırdım ve zamanımın çoğunu odamda radyo dinleyip hikayeler yazarak ya da kuzgunlunun biraz dışındaki koruda çimlere yatıp kitap okuyarak geçirdim. Arada bir bakkaldan sigara ve çay alıyordum ve başka bi masrafım olmuyordu çünkü coğu gün birileri kapımı çalıp bana yemek getiriyorlardı. Günlerim haftalarım böyle geçerken okulların başlaması yaklaşmıştı ki bu kasabanın en büyük garipliği kafama bir zehir gibi yayıldı. Geldiğimden beri hiç çocuk görmemiştim. Nerdeyse 3 aydır 1 tane bile çocuk görmemiştim Kuzgunlu'nun sokaklarında. Bir şeylerin ters gittiğini o zamanlar anlamıştım ama mantığım beni bu kasabadan kaçmaktan alı kokuyordu. Sadece bir tesadüf olmalıydı, evet evet sadece bir tesadüf ya da başka bir şey... Okul yarın açılıcaktı ve ben daha bir çocuk bile görmemiştim Kuzgunluya adım attığımdan beri. Ama bir rahatlama da gelmişti üstüme: eğer yarın sabah okula hiçbir çocuk gelmezse bu tuhaf kasabadan gidebilirdim. Bunun olması için dua edip çalar saatimi 8 e kurdum ve uykuya daldım.
Sabah kalktığımda alt kattan bir takım sesler geliyodu saate baktığımda 8:42 yi gösteriyordu. Hemen yataktan fırladım ve yüzüme su vurdum. Meslek hayatımın ilk okul gününe 18 dakika vardı ve ben yeni uyanmıştım. Hızlıca üstüme gömleğimi ve kravatımı geçirdim aynada saçımı düzeltip merdivenlerden hızlıca aşşağı kata indim. Kapıyı açtığımda şaşkınlığımı gizleyemedim. Mavi önlüklü 40-45 kadar çocuk sıralara oturmuş bağrışıp çağrışıyor,oynuyor kimisi bir şeyler yiyor kimisi bi diğerini rahatsız ediyordu. Kapıyı açtığımdan sonra 2 saniye kadar devam eden bu karmaşa beni fark etmeleri ile son buldu. Şimdi hepsi susmuş bana bakıyor ve sonraki adımımı bekliyolardı. Yavaşça içeri girip kapıyı kapadım. Sınıfa bir göz gezdirip masama oturdum. Tüm sıralar dolu gibi gözüküyordu. "Günaydın sınıf" dedim, tüm öğrenciler anlaşmış gibi bir ağızdan "Günaydın öğretmenim" diye cevap verdiler. Yoklama listesinden tek tek isimleri okudum. Tüm öğrenciler eksiksiz burdaydı. Bu hevesimi yerine getirmişti ve öğrencilerle tanışmaya başladım. Tek tek tüm öğrenciler isimlerini kaçıncı sınıf olduklarını ve ilerde ne olmak istediklerini söylediler. Ben de kendimi tanıttıktan sonra derslere başladım ve söylemeliyim çocuklar çok uslulardı. Çoğu kasaba ve köy okulunda olduğu gibi karma eğitim vardı kuzgunlu ilk okulunda da. İlk saatlerde 1. Ve 2. Sınıflar tahtayı dinlerken büyük sınıflar kendi başlarına çalışıyorlar daha sonra 1. Ve 2. Sınıflar dinledikleri üzerine alıştırma yaparken daha büyük sınıflar tahtayı dinliyor, tenefüslerde çocukların çoğu bahçede koşup oynuyor tenefüsün bittiğini belirten düdüğü üflediğimde sınıf yeniden doluyordu. Çocukların bu usluluğu beni mutlu ediyordu ama gene yaşanacak garipliklerden habersizdim. Sonbahar olmuştu ve artık tüm öğrencilerimi biliyor bazılarını iyice tanımaya başlıyordum. 3. Sınıflardan mehmet küçük kara ama aşırı hızlı bir çocuktu, tenefüs olduğu anda koşarak dışarı çıkar tüm tenefüs bahçede koşar sonra en hızlı da okula o girerdi. Polis olmak istediğini söylemişti sorduğumda. 5. Sınıflardan melike çok güzel resim yapar, 4. Sınıflardan orhan bilek güreşinde beni bile yeniyordu. Ama en sevdiğim öğrencim 1. Sınıflardan ayşeydi. Ayşe beyaz tenli siyah saçlı ve mavi gözlü küçücük bir kızdı. Hem çok usluydu hem çok zekiydi. Okumayı hemen sökmüş üstüne diğer arkadaşlarına öğretmem için bana yardım ederdi. Ama en önemlisi öğretmen olmak istediğini söylemiş, Neden olarak da en önemli meslek öğretmen de ondan diye eklemişti. Sonbaharın ortasında okuldaki ilk gariplik yaşanmıştı. O zamanlar bu Kuzgunlu denen yerden neden kaçmadım ben de bilmiyorum.2.sınıflardan cemil bölme işlemi yaparken / işaretini kullandığını fark ettim ve nerden öğrendiğini sordum (çünkü ben çocuklara sadece ÷ işaretini göstermiştim). "Eski öğretmenim öğretti öğretmenim" dedi bana. O an şaşırmıştım. Sonuçta bu çocukların bir eski öğretmeni vardı ve ben bunun yeni farkına varmıştım. "Eski öğretmeninine ne oldu?" sorusu dökülmüştü ağzımdan ben farkında varmadan. Çocuklar hep bir ağızdan "bilmiyoruz öğretmenim" dediler. Normalde de böyle cevap verirlerdi ama bu sefer beni rahatsız etmişti bu. "Cemil sana sordum evladım" diye Cemile yönelttim soruyu belki kalabalıkta söyleyememiştir diye. Bir saniye durdu ve "bilmiyorum öğretmenim" diyip yerine oturdu. O günden bir hafta sonra daha garip şeyler yaşanmaya başladı. Aylardan kasım olmuştu ve sabah sınıfa girdiğimde ve her şey sıradan gibi görünüyordu ama biraz sonra her şey daha garip bir hal alıcaktı. Sınıfa göz gezdirirken cemilin sırasının boş olduğunu gördüm. Tüylerim diken diken olmuş ilikerim buz kesmişti. Şimdiye kadar öğrencilerimden hiçbiri devamsızlık yapmamıştı. "Ar...arkadaşınız cemil nerde?" diyebilmiştim güçlükle, "Kuzgunludan taşındılar öğretmenim" diye cevap verdi tüm sınıf. Soğuk terler vücudumdan akmaya başladı. Tüm bunlar garip değil miydi? Bir aklı başında olan ben miyim diye kendime sordum. O günü çok zor geçirdim ve çocukları soba tıkandı diyip evlerine erken yolladım. Tesadüf heralde kendimi avuttum ama bunun doğru olmadığını o zaman da adım gibi biliyordum. Etraftaki insanlara da cemilin kayboluşuyla ilgili sorular sorsam da aynı geçiştirme cevabı aldım: "Kuzgunludan taşındılar" nedeni: "bilmiyoruz". Kasım ayı ızdırap gibi geçti. sürekli penceden dışarıyı izlemeye, insanlarla olabildiğince az etkileşime girmeye, odamdan dışarı mecbur kalmadıkça çıkmamaya başladım. Aralık ayı geldiğinde soğuk iyice etkisini göstermiş kar yağmaya başlamıştı. Ama bu kadar soğuğa ve kara rağmen tüm öğrencilerim her gün okula gelmeyi sürdürmüştü. Ta ki bir öğrencimin daha kaybolduğu güne kadar. Aralığın sonuna doğru sınıfa girdiğimde melikenin de sırasının boş olduğunu gördüm. Büyük bir şaşkınlık daha yaşamıştım. Sırada melike vardı demek diye düşündüm ama neden Melikeydi ki? Cemil benle konuştuğu için yok olmuştu ama ya Melike? O sırada gene kendimi kandırmayı seçmiş cemil de tesadüftü diye içimi rahatlatmayı seçmiştim. Melike nerde diye sorduğumda aldığım cevaplar aynıydı: "Kuzgunludan taşındılar öğretmenim" nedeni: "bilmiyoruz öğretmenim". Şaşırmamıştım bu cevabı aldığıma ama neden melike sorusunun cevabını hatırladığımda daha mantıklı geldi bana bu cevaplar. Gece dışarıyı izlerken hatırladım bunun cevabını. 1 hafta önce tenefüste melike'nin arkasından yaklaşmış ne çizdiğine bakmıştım sessizce. Resim defterinin beyaz sayfasına sadece siyahla geyik boynuzları olan bir insan sureti gibi bişey görmüştüm gözümün ucuyla ki melike beni fark edip çizdiğini gizledi. Utanmış gibiydi. Üstüne çok düşünmemiştim bu olayın ama artık benim için bir şey kesindi. yatağıma yattım ve kararımı verdim: Kuzgunludan kaçmam gerekiyordu. O Sabah gene okula gittim. Bu çocukları son görüşüm değilmiş gibi normalce işledim dersleri ama biliyordum ki yarın Kuzgunludan kaçıyordum. Hiçbir şey beni burda tutamazdı artık. Okul saatini güç bela bitirebildim ve çocuklar evlerine gitmeye başladılar. O sırada ayşeyle göz göze geldim ve neden olmasın diyip ayşeyi yanıma çağırdım. En sevdiğim öğrencim ayşe de bana yalan mı söyleyecekti? "Ayşe" dedim "melikeye ne olduğunu biliyorsan benden saklamazsın de mi?" Başını öne eğdi bişey demedi. "Benden saklamana gerek yok ayşe hadi söyle" dedim ama ayşe başını kaldırmadı gözleri dolmuştu burnunu 2 kere çekti ve ağlayarak koşmaya başladı. Kendimi kötü hissetmiştim bu Kuzgunlu adındaki bok çukurunda özleyeceğim tek insan ayşeydi galiba. Ama artık geri dönüş yoktu sabah ilk otobüsle Kuzgunludan ayrılıyordum. Ya da ben öyle sanıyordum...
O akşam hava benim gideceğimi anlamış da bütün nefretini kusmak istermiş gibiydi. Kar öyle hızlı yağıyordu ki jilet gibi kesikler atıyordu cildinize. Bu gidişle kar bir metreyi bulur diye düşünüyordum ama bu bile beni Kuzgunluda tutmaya yetmiyecekti. Otobüs gelmezse yürüyerek gidecektik bu lanetli yerden. Radyoda neşet ertaşın olduğunu anladığım bir saz melodisi vardı ama o kadar parazitliydi ki şarkıdan çok kesintisi dinleniyordu. Radyoyu kapadım, bavulumu ve çantamı gözden geçirdim sabah giyeceğim kalın giysilere bir daha baktım. Çalar saati 7 ye kurmuştum ki güneş çıkmış biraz da olsa karı eritmiş olsun. Sigaramı söndürüp izmaritini büyük bir odun parçasıyla birlikte sobaya attım. Saate son bir kez baktım. 21:37 yi gösteriyordu. Gözlüklerimi çıkarıp komidine koydum ve kafamı yastığa bırakıp sobadan çıkan odun çıtırtıları eşliğinde uyumaya başladım. Odada birisi vardı. Bunu gerçekle uyandığımda başta ne olduğunu kavrayamadım ama gözümü açtığımda yatağımın başında beyaz bir insan silüeti gördüm. Kafamı yorganın altına soktum ve bunun bir rüya olduğuna kendimi inandırmaya çalıştım ama o insanın sesini hala yorganın altından bile duyabiliyordum. Biraz dinleyince bu sesin ağlama sesi olduğunu ve bana biraz tanıdık geldiğini fark ettim. Tüm cesaretimi toplayarak kafamı yorganın altından çıkardım ve ağzımdan çıkan hoh sesiyle tuttuğumun farkına vardığım nefesimi vermiştim. Mavi küçük gözlerli, bembeyaz yüzü ve elbisesiyle yatağımın başında ağlıyordu. Bir şeylerin ters gittiği aşikardı ve demin hissettiğim rahatlama yerini rahatsızlığa bırakmıştı. Gözlüklerimi takıp bir daha baktım evet ayşeydi bu ama bir terslik vardı. Kafamdaki sorulara cevap bulmak için ilk konuşmayı ben yaptım "Sorun ne ayşe? Niye burdasın?" 2 kere burnunu çektikten sonra cevap geldi "Beni almalarına izin vermiceksiniz di mi öğretmenim, kaybolmak istemiyorum öğretmenim" "Kim seni alıcak ayşe neler oluyor burda" "Beni korucak mısınız öğretmenim?" Bir an durakladıktan sonra bu da mı onların oyunu diye düşündüm. Sonra ayşenin suratına iyice baktım. Şüphe yok bu küçük kız gerçekten son çare olarak bana gelmişti, bu kadar savunmasız bir öğrencimi koruyamıcaksam neden öğretmen oldum ki diye düşünmeden edemedim. "Ne yapmam gerek ayşe söyle bana" demiş bulundum Ayşe gözlerini beyaz elbiseninin koluna silerek hayatımda gördüğüm en içten gülümsemeyi attı ardından elime bir kağıt parçası tutuşturdu ve dedi ki "Eğer beni kurtarmak istiyorsanız bu kağıttakileri harfi harfine yapmalısınız öğretmenim. Eğer hepsini yaparsanız haftaya beni de götürmezler. Şimdi gitmem gerek beni takip etmeyin lütfen kağıttakileri yapın." ve yanağıma bir öpücük kondurarak küçük adımlarla kapıya gitti "d...dur" dicek gibi olsam da kapıyı açıp kar fırtınası içinde kaybolması bir oldu. Hemen kalkıp ardından kapıyı açtım ama küçük öğrencimden bir iz göremedim. "Acaba bunlar bir rüya mı" diye kendi kendime gülmeye başladım "rüya olmalı evet rüya" diye gene inkar etmeyi denesem de elimde tuttuğum katlanmış kağıt durumu hiç de kolaylaştırmıyordu. Hızlıca kağıdı açıp soba ateşinin ışığında okumaya başladım. Bu bir listeydi ve ayşenin yamuk yumuk el yazısıysıyla yazılmıştı. Okumaya başladım:
1) gece 1 de okulun sınıfında ol 2) gece 1 30 a kadar sobayı söndür, tüm perdeleri dışardan görünmücek şekilde kapat, tüm kapıları kilitle, ışıkları kapat. 3) gece tam 2 de ismini kara tahtaya ters olarak yaz 4) gece 2 den sonra kim kapıyı çalarsa çalsın kesinlikle KİMSEYE açma 5) eğer camlardan biri kırılırsa sabaha kadar öğretmen masasının altında saklan 6) Ne olursa olsun pencereden dışarı bakma 7) sabah ışıkları gözükünce evine çık sabah 9 da okula normal bir şekilde gel eğer tüm listeyi eksiksiz yaptıysan orda olucağım benimle iletişime geçme 8) Eğer orada değilsem bir şeyi eksik yapşındır demektir. Eğer orada değilsem SIRA SANA GELECEKTİR. 9) bunları ezberledikten sonra bu kağıdı yok et
Bunları okuduğum anda hiçbir şey artık anlamlı gelmemeye başlamıştı ama sonra saate baktım. Saat 00:33 ü Gösteriyordu. Hemen ayağa fırladım ve sabah giymek için ayırdığım giysileri üstüme geçirdim. Üstüme yorganımı aldım ve kağıdı 4 defa daha okuyup ezberledim. Sonra kağıdı sobaya atıp yandığından emin oldum. Sobaya masamın üstündeki bir sürahi suyu boşaltıp söndürdüm. Saate bir daha baktım saat 00:42 ydi aceleyle kapıyı açtım ve fırtınayla savaşarak alt kata inmeyi başardım. Kapıyı açıp içeri girdiğimde ayşe nin bu soğukta üstünde sadece o elbiseyle dışarda soğuktan ölmediğini ummadan edemedim. Artık içerideydim saate baktım 00:55 i gösteriyordu. Başarmıştım ama işe koyulmanın vakti şimdi gelmişti; kapıları kilitledim sobanın söndüğünden emin oldum ışıkları kapadım ve perdeleri kapayıp sıraları arkalarına dayadım.içerinin ve dışarının görünmediğinden emin oldum. Sınıftaki saat 1:20 yi gösterdiğinde her şeyi halletmiştim. Sırada saat 2 yi beklemek kalmıştı. Öğretmen masasına oturup saati izlemeye başladım ve düşüncelere daldım. Kuzgunlunun lanetli kışı ne kadar ses çıkararabiliyorsa çıkarmaya çalışıyor gibiydi. Herkes ve her şey gibi havası bile garipti bu lanet kasabanın. Saatin akrebi 2 nin üstüne geldiği anda ayağa kalktım ve tebeşirle ismimi kara tahtaya yazdım. Sonra oturdum ve gecenin en uzun kısmının geldiğini anladım. Birileri kapıya sert bir şekilde kapıya vurmaya başladı. Saat 2 yi geçmişti o yüzden kimseye kapıyı açmayacaktım ama işler çok değişik haller almaya başladı. Başta sadece vurulan kapı durdu. Birkaç dakika sonra bir kadın sesi "Hocam biz veliyiz kapıyı açın kızımız kayıp" diye yalvarıyordu bu ses. Daha sonra bu ses kayboldu başka bir ses kapıya vurmaya başladı. Sert bir erkek sesi "Kapıyı açın jandarma. Kuzgunluda işlenen suçları biliyoruz size yardım edelim kağıyı açın" diye uyarıda bulundu. Bunlarla beni ele geçiremezler diye düşünüyordum ki zayıf bir kapıya vuruş duyuldu ardından da ayşenin sesi duyuldu "lütfen kapıyı açın hocam çok üşüyorum beni götürecekler lütfen açın kapıyı beni onlara vermeyin" diye ağlıyordu ayşenin sesi. Ayağa kalkıp kapıyı açsam mı diye çok düşündüm ama sonunda açmamaya karar verdim ve yerime oturdum. O sesten sonra başka ses duyulmadı camlardan biri de kırılmadı. Ben de oturduğum yerde kafamı kaldırmaya çalışıyordum ki sabaha karşı uykuya yenik düşmüştüm. Yukardaki odadan gelen çalar saat sesiyle uyandım. Saat 7 olmuştu. Hemen ayağa kalktım, sabah güneşi perdelerin içinden sınıfa giriyordu hemen kalktım sıraları yerine koydum perdeleri geri açtım ve odama çıktım. Elimi yüzümü buz gibi suyla yıkadım ve bir sigara yaktım. Düşünmeden edemiyordum; acaba işe yaramış mıydı? Ayşeyi kurtarabilmiş miydim? Saat 9 a yaklaşırken gömlek ve kravatımı giydim ve sınıfa indim. İçeriden her günkü çocuk sesleri geliyordu. Derin bir nefes alıp sınıfa girdim ve hemen gözlerimi ayşenin sırasına çevirdim. Ayşe ordaydı ve gözünü yere dikmişti ve sağlıklıydı ya bu bana yetmişti. Belli etmemeye çalışıyordum ama sırıtmadan edemiyordum kendi kendime. Küçük bir kızın hayatını kurtarmıştım belki de. Neşeyle derse başladım sonra ama tahtaya döndüğümde nefes alamaz olmuştum. Tahtada ismim yazıyordu ve yanında tanıdığım bir el yazısıyla bir küçük not : bİR ŞeŶ mi ûnÙtTuÑ? El yazısı ayşeye aitti ve o anda kafamdan vurulmuşa döndüm. İsmimi tahtaya ters yazmamıştım...
Arkamı döndüğümde ayşe sırasında yoktu.
Artık sıra bana geldi. Kaçmanın bir anlamı yok. Nefeslerini ensemde hissediyorum. Eğer biri bunu okuyorsa lütfen...
KUZGUNLUDAN UZAK DURUN!
submitted by exclamationless to wiredpeople [link] [comments]


2019.07.07 14:46 erayinbow sonunu getirmeden bırak(a)mayacaksınız

Beyler 8.sınıftayız ilk günü okulun ben okula söverek geliyorum gene herzamanki gibi girdim sınıfa geçtim arkaya oturuyorum bizimkilerle taşşak muhabbeti yapıyoruz işte sonra bu kız geldi ben tanımıyorum tabi oturdu ön sıralara erkekler bakıyor buna of kanka şuna bak felan diye benimde ilgimi çekti kız şimdi Allah var tombul göt tombul memeSonra hoca girdi sınıfa tanışma faslı felan herkez tanıtıyor gene sonra sıra buna geldi adım elif 15 yaşındayım ankaralıyım şu şu okuldan geliyorum diye başladı tanıtmaya kendini porno izler gibi kızı izliyorum ve dinliyorum sonra işte beyler zil çaldı bizim erkekler dışarı çıktı futbol oynuyak felan diye çağırdılar ben gitmedim kızla sınıfa tekiz oturuyoruz böyle gittim yanına selam dedim oda selam dedi adım sidar tanışalımmı felan dedim sınıfa başkalık çekmesin diye tanıştık işte konuşuyoruz felan zil çaldı derse girdik bu sefer kız önüme oturdu ben de ergenlik tabi sikim kalktı amk bunun ayaklarıyla oynuyorum saçını felan çekiyorum küçüğüz o aralar tabi bunlar anca aq Ondan sonra beyler numarasını istedim kız vermedi bende ümidi kestim kız beni sevmedi beğenmedi uğraşmıyım felan diye sonra işte bizim sınıfın arabulcusu orospu şeyma var herkesin numarasını aldı sınıfın wp grubunu kuralım diye konuştu işte verdi herkez elifde dahil beyler o aradaki olayları geçiyorum bi sik olmadı erkeklerle maç yaptık derste kızı izledim felan işte akşam oldu okul bitti eve gittik ben telefon elimde bekliyorum şu grup açılsada kızın numarasını alıp özelden yazsam diye saatler geçmiyodu amk sonra işte 8 gibi şeyma açtı wp grubunu aldım kızın numarasını bi heyecan yazdım özelden selam ben sidar diye kızda numaramı nerden aldın ben sana vermedimki dedi wp grubundan aldım dedim oda off felan yaptı ondan sonra mesaj atmadımYARIN OLDU BEYLER İŞTE OKULA GİDİYORUZ YAŞ 13 TABİ QWe:wqe:q NEYSE GİTTİK OKULA DERSLER BOŞ İLK HAFTA DİYE BİZ ARKAYA GEÇTİK KARI KIZ SEKS MUHABBETİ YAPIYORUZ İŞTE KIS KIS GÜLÜYORUZ FELAN HERKESİN ÇAVUŞ UÇUŞA GEÇTİ İNDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ O AN HOCA DEDİKİ SİDAR KALK TAHTAYA OYUN OYNUYACAZ BİZİM BEBELER GÜLDÜ İŞTE BENDE ÇAVUŞU SOLA YATIRMAYA ÇALIŞIYORUM KALKTIK İŞTE TAHTAYA SESSİZ SİNEMA OYNUYORUZ HOCA KULAĞIMA AŞK LI Bİ FİLM SÖYLEDİ BEN DE TAMAM HOCAM DEDİM TABİ ERGENİZ HAVA YAPACAZ DİYE İLK KELİME Yİ İŞARET ETTİM KIZI GÖSTERDİM BİZİM NURİ VAR ARKADAN BAĞIRDI CONİİİİİİİ DİYE O AN YERİN DİBİNE GÖÇTÜM KIZLADA OLAYA GEÇEMEDEN ZATEN SOĞUKTU ŞİMDİ DAHADA SOĞUK OLACAK DİYE İÇİM İÇİMİ YEDİ YARRAĞI YEDİK DERKEN OROSPU ŞEYMA AŞK DEDİ HEYCANLANDIM O AN SONRA DOĞRU DEDİM KIZDA FİLMİ BİLDİ GEÇTİM YERİME OTURDUM KIZ GÜLDÜ BANA BENİM GENE SİKİM KALKTI AMK Qw:eq:eQ EYSE BEYLER İŞTE BUNLA 1 AY KANKA MUHABBETİ FELAN YAPTIK OKULDA KIZLARDAN ÇOK BENLE TAKILMAYA BAŞLADI KIZ BENDE SEVMEYE BAŞLADIM AMA HALA ÇAVUŞ KALKIYODU GENEDE İŞTE BEYLER 1-2 AY GEÇTİ DERKEN BEN BUNA AÇILMAYA KARAR VERDİM AMA ÖYLE WHATSAPPDAN DEĞİL ÇİÇEK LE FELAN ROMANTİK OLSUN HEMDE HAYIR DİYEMESİN DİYE GİTTİM 3-4 TANE GÜL ALDIM GÜNLÜK HARÇLIĞIMDAN AMK ÇANTAYA ÖZENLE KOYDUM KIRILMASIN DİYE ÖĞLE TENEFÜSÜ OLDU HERKES YEMEĞE GİTTİ BUDA GİDİYODU Bİ BEKLERMİSİN BİŞEY DİYİCEM DE DEDİM ARKAYA GİTTİM ÇIKARDIM GÜLLERİ GİTTİM ÖNÜNE ELİF SANA İLK GÜNDEN BERİ YOĞUN DUYGULAR HİSSEDİYORUM ARTIK BENİ KANKAN DEĞİLDE SEVGİLİN OLARAK GÖRÜRMÜSÜN DEDİ KIZIN GÖZLERİ PARLADI AMA SİDAR BEN SENİ ARKADAŞ OLARAK GÖRÜYORUM DEDİ O AN YIKILDIM BEYLER KABUL ETMEMESİ DEĞİL GÜLE VERDİĞİM PARA KOYDU AKŞAM GİTTİM EVE AHMET KAYA DİNLEDİM ACIKLI ŞARKILAR FELAN DERKEN BAYA DEPRESYONA GİRDİM SONRA BİZİM OROSPU ŞEYMADAN YARDIM İSTEDİM OLAYI ANLATTIM ŞEYMA DEDİKİ BUNLARI BANA YAPSAN SANA VERMİŞTİM FELAN DİYE YOK SAĞOL DEDİM ONDAN SONRA ŞEYMA KIZLA KONUŞMUŞ İŞTE YARIN OLDU OKULA GELDİM KIZ GELDİ YANIMA DÜN İÇİN ÖZÜR DİLERİM KAFAM ÇOK KARIŞIKTI FELAN DEDİ EĞER TEKLİFİN HALA GEÇERLİYSE SANA SARILABİLİRMİYİM DEDİ BENDE ERKEKLİK GURURU ÖNCE HAYIR DİYESİM GELDİ AMA SONRA BU FIRSAT KAÇMAZ SİDAR DİYE EVET DEDİM SARILDIK SEVGİLİ OLDUK BEYLER O GÜN ÇOK GÜZELDİ HEP ELE ELE TUTUŞTUK GEZDİK FELAN SINIFADA AÇIKLADIK BAYA YAKIŞIYODUK DA KIZLA ESMER BEYAZ TENLİ BOMBA GİBİYDİ SONRA GİTTİM OROSPU ŞEYMAYA SORDUM NAPTINDA KIZ KABUL ETTİ FELAN DİYE ŞEYMA ANLATMAYA BAŞLADI FELAN O AN DEDİMKİ BUNU DAHA GÜZEL KIZLARA ANLATSAYDIN KEŞKE FELAN DEDİM BUDA ELİFE SÖYLERİM PEZEVENK FELAN DİYE TEHDİT ETDİ AMA SÖYLEMEDİ OROSPU İŞTE SİZİN SINIFDADA VARDIR BÖYLELERİ ONDAN SONRA BEYLER ELİF GELDİ SARILDIK ÖPEBİLİRMİYİM DEDİ İLK GÜNDENMİ OLMAZ DEDİ BENDE ISRAR ETTİM YANAĞINDA Bİ BUSE KONDURDUM O ARA BENİM ÇAVUŞTA BUNUN BACAĞINI ÖPTÜ AMK QWe:wq NEYSE İŞTE AKŞAM OLDU BUNUN NUMARASINI HAYATIM DİYE KAYDETTİM SS ÇEKİP BUNA YOLLADIM ERİDİ BİTTİ KIZ ODA BENİMKİNİ ERKEĞİM YAPMIŞ İKİ ÜÇ TANEDE FOTO YOLLADI AŞIK OLDUĞUMU O AN ANLADIM KIZA ARTIK AKLIMDA ONU SİKMEYE DAİR Bİ HİS YOKTU AMA BENİM ÇAVUŞ HALA O BACAĞA DEĞMENİN ETKİSİYLE KALKIKTI BEYLER ELİFLE 1 AY GEÇTİ 2 AY GEÇTİ 3 AY GEÇTİ DERKEN 4. AYIMIZIDA DOLDURDUK BUNUNLA HER GÜNÜM MUTLUYDU TAAKİ ELİF 7. SINIFLARDAN AHMET DİYE Bİ OROSPU COCUĞUYLA KONUŞANA KADAR O GÜN ÇOK SİNİRLENMİŞTİM ELİFEDE İLK KEZ TARTIŞMIŞTIM ONA BAYA KÖTÜ LAFLAR SARFETMİŞTİM HİÇ DE BİLİNCİNDE DEĞİLDİM O GECE AYRILDIK BEYLER 4 AYIM O GÜN BİTTİ FAKAT BENİM SEVGİM BİTMEDİ AHMET DENEN 1.50 BOYUNDAKİ OROSPU COCUGUNADA NEFRETİM BAŞLADI O GÜNDEN SONRA ELİFE ASLA MESAJ ATMAIM BEYLER HER GÜNÜM SİGARAYLA VE AĞLAMAKLA GEÇTİ HEP AHMET KAYA MELANKO DİNLEDİM KENDİMİ HARAP ETTİM AMA ASLA SEVMEKTEN VAZGEÇMEDİM BEYLER 1 AY DAHA BÖYLE SİKİMSONİK GEÇTİ DERKEN BUNUNLA 5. AY OLDU AMA AYRIYDIK FAKAT HALA SEVİYORDUM 2-3 DAL ÇİÇEK ALIP MASASINA BIRAKTIM NOTDA YAZDIM 5. AYIMIZ KUTLU OLSUN DİYE KIZ SINIFA GİRDİ BEN ARKADA UYUYORUM ÇİÇEĞİ ÇÖPE ATMIŞ NOTUDA AHMETE GÖTÜRMÜŞ AHMET GELDİ UYKUDAN UYANDIRDI NOLUYOR AMINA KOYİM DEMEDEN BUNE LAN İT DEDİ BANA 150 BOYUYLA K KISA OROSPU COCUGU UYKULUYUM ÖNÜME BAKIYOM GÖREMİYOM RÜYA DEDİM HERALDE AŞŞAĞIDAN TUTTU BENİ BAKSANA LAN PİÇ DİYE BAĞIRIYO BÜTÜN SINIF BİZİ İZLİYO İŞTE DEDİM SEN KİMSİN YARRAĞIM DİYE ELİFİN SEVGİLİSİYİM DEDİ O AN BİR KERE DAHA PARÇALANDIM BEYLER O GÜN AŞKIN ACI YANINIDA TATTIM AMA AHMETİN ANASINI SİKTİM AHMETİ DÖVDÜKTEN SONRA MÜDÜRÜN ODASINA GİTTİK BEYLER BUNUN BURNU KANAMIŞ SAÇ BAŞ DAĞILMIŞ Bİ ŞEKİLDE DUYGU SÖMRÜSÜYLE MÜDÜRE ANLATIYOR SONRA MÜDÜR BANA SÖZ HAKKI VERDİ BÖYLE BÖYLE ANLATTIM SONRA AHMET ÇIK DIŞARI DEDİ BENDE İÇİMDEN AHMETE SÖVÜYORUM MÜDÜR DEDİKİ EVLADIM SENİ TANIRIM İYİ ÇOCUKSUN AMA BUNE LAN DEDİ YAPIŞTIRDI TOKADI CANIM ÇOK YANDI O MÜDÜRÜNDE ADI MUSTAFAYDI ONUNDA AMIAN KOYAYIM AFKJAKFJ SONRA İŞTE YANAĞIM KIPKIRMIZI GÖZLERİM KIRMIZI Bİ ŞEKİLDE SINIFA GİRDİM ELİFE SİNİRLİ BAKIŞLAR ATIYORUM BİZİM ÇOCUKLAR GELDİ YANIMA SORUN ETME SİDAR BİDAHA SİKERİZ FELAN DİYE O AN MUTLU OLDDUM AMA HALA ELİFİN AHMETLE ÇIKMASI İMKANSIZDI BUNU BANA YAPAMAZDI 4 AY BİZ ONLA ÇOK GÜZEL ŞEYLER YAŞAMIŞTIK SONRA İŞTE BEYLER AKŞAM OLDU BEN EVE GİTTİM AĞLIYORUM GENE AHMET KAYA FELAN HEP YARIN OLDU OKULA GİDERKEN AHMET VE YANINDA 3 TANE BEBE İRİ YARI BÖYLE KORKTUM BAŞTA SONRADA İŞTE DEDİKİ SENMİYDİN LAN BURNUMU KANATAN DİYE DEDİM NEVRİM DÖNDÜ OROSPU COCUGU DİYE ATLADIM ÇOCUĞUN ÜSTÜNE AMA O 3 KİŞİ BELAMI SİKTİ OKULA YARRAK GİBİ GİTTİM TUVALETTE ÜSTÜMÜ FELAN TEMİZLEDİM SINIFA GİRDİM ELİF YOKTU SINIFDA SORDUM HOCAYA FELAN YAN SINIFA GEÇTİ DEDİLER O AN GENE BEYNİMDEN VURULMUŞA DÖNDÜM VE ARKAYA GİDİP BÖYLE HAYATIN KADERİN DİYE SÖVMEYE BAŞLADIM ZİL ÇALDI YAN SINIFA GİTTİM ELİF KIZLARLA OTURUYO YANINA GİTMEYE ÇALIŞIRKEN AHMET KOŞTU BENİ İTTİ SINIFA GİRDİ OROSPU COCUGU KÜÇÜCÜK BİŞEY TUTAMIYONDA ZATEN DEVAM EDİYORUM BEYLER ----------- BU AHMET ELİFLE ÇOK SAMİMİ OLMAYA BAŞLADI BENİMDE ŞARTELLER ATMAYA BAŞLADI Bİ YOLUNU BULUP AYIRMAK İÇİN UĞRAŞICAM DERKEN GÜN GELDİ ÇATTI BUNLAR AYRILDI SEBEPLERİDE AHMET ÇOK SOĞUKMUŞ ONDAN SONRA BEYLER BEN GENE ŞEYMAYA DEDİM BİDAHA ARAMIZI YAP DİYE ODA BENİ SİKER ŞAKA LAN ŞAKA NEYSE İŞTE ŞEYMA OLUR KANKA DEDİ BİZİM ARAMIZI 2 HAFTA YAPMAYA ÇALIŞTI AMA ELİF KABUL ETMEDİ VE NASUH DİYE BAŞKA BİR GAVATLA ÇIKMAYA BAŞLADI BU VELETDDE 150 İDİ BENİ SE 170 AMK KÜÇÜKLERDEN Mİ HOŞLANIYO DİYE DÜŞÜNMEYE BAŞLAMADIMDA DEĞİL NEYSE İŞTE BEYLER BUNLAR ÇIKMAYA BAŞLADI ONDAN SONRA BENDE BAŞKA KIZLAR ARAMAYA BAŞLADIM AMA HALA ELİF KALBİMDE VE AKLIMDAYDI YAPAMADIM O NASUHLA KONUŞURKEN BEN EVDE AĞLAYARAK 31 ÇEKİYODUM ÇOK ÜZÜLÜYODUM AMA YIKILMAMIŞTIM BU ELİF YENİDEN BENİM OLACAK DİYORUM GÜN GELDİ ÇATTI İLK DÖNEM BİTTİ 15 TATİLİN 2. GÜNÜ SINIFÇA TOPLANALIM DİYE ŞEYMA ETKİNLİK AYARLADI HERKEZ GELİCEM DEDİ ELİF GELEMEME NASUHLA BULUŞCAM DEDİ BEN GENE ÇOK ÜZÜLDÜM AMK SONRA YOĞUN ISRARLARLA GELDİ OTURDUK Bİ PARKTA 18 KİŞİYİZ AQ NASI SIĞDYISAK BİZİMKİLER SÜRPRİZ YAPMIŞ ELİF SİDARI AFFET DİYE BAĞIRIYO HEPSİ DEDİM SUSUN AMINA KOYİM BENİM ONU AFFETMEM LAZIM DER DEMEZ TOKADI YEDİM VE KIZ GİTTİ GALİBA NASUHA SİKTİRMEYE GİTTİ AQ O GÜNDEN SONRA ASLA YÜZÜNE BAKAMADIM BEYLER BAKAMAZDIMDA O TOKATTAN SONRA ELİ ÇOK AĞIRDI ACISINI HİSSETTİM GENEDE NEYSE İŞTE 1,5 AY GEÇTİ BEN HALA SEVİYORUM NASI Bİ MALLIKSA BU SEFER SON KEZ DENİYİCEM DEDİM VE BU SEFER 2 DEMET GÜL ALDIM AMK NOT YAZDIM ÇİKOLATA DOLDURDUM Bİ KUTUYA HEPSİNİ DOLABINA KOYDUM ALTINADA SENİ ÇOK SEVEN BİR KİŞİ YAZDIM ONDAN SONRA BEYLER BEN GENE UYUYORUM HERZAMANKİ GİBİ BU DOLABINA GİTTİ BAKTI KAHKAHA SESLERİ FELAN GELİYOR UYNADIM ELİF ÇOK MUTLU FELAN SONRA ŞEYMA BANA BAKTI GÜLDÜ ELİFE SORDULAR KİM DİYE BENİ ÇOK SEVEN BİR KİŞİ DİYE YAZMIŞL DEDİ O AN GÜLDÜM BANA SARILACAK SANDIM ACABA KİM DİYE YARIM SAAT DEDİKODU YAPTILAR SONUNDA ŞEYMA BAĞIRDI SİDAR LAN AMINA KODUMUN KIZI SİDAR DİYE ELİF Bİ UTANDI SONRA ÖZÜR DİLERİM DİYE SARILDI ÖPTÜ BENİM ÇAVUŞ GENE BACAĞINA SÜRTTÜ AKŞAM EVE GİTTİM WP DEN GENE ESKİ GÜNLERE DÖNDÜK ÇOK MUTLUYDUM AMA Bİ KIRGINLIK VARDI İÇİMDE BEYLER HİSSEDİYORDUM TAA Kİ 1 AY GEÇİNCE OKUL ÇIKIŞI ELİFİN ÇIKTIĞI VARMIŞ BEYLER DİYE KONUŞUYO YAN SINIF NASUH DEDİLER YIKILDIM LAN O AN İKİMİZİDE AYNI ANDA YÜRÜTMÜŞTÜ OROSPU EVE AĞLAYARAK GİTTİM AMK DUVARLARA YUMRUKLAR ATTIM KENDİMİ HARAP ETTİM VE AĞLIYARAK 31 ÇEKTİM .. AMA BU SEFER KENDİMİ TOPARLIYADAM NE DERSLERDE İYİYİDİM NEDE HAYATTA PARAMPARÇA OLMUŞTUM EYSE İŞTE BEYLER BEN İNTİKAM ALICAKTIM O ANDAN İTİBAREN BENDEKİ AŞK YERİNİ KİNE DEVRETMİŞTİ ELİFİ ELDE ETİP ONU ASLA MUTLU ETMİYİCEKTİM HAYATINI SİKİCEKTİM ONDAN SONRA BEYLER 2 SINIF TOPLANIP PİKNİĞE GİTTİK ANKARADA MOGAN GÖLÜNE BİLENLER VARIDIR ORAYI İŞTE MANGAL YAPIYORUZ ONDAN SONRA ŞEYMA OROSPUSU AZDI HERALDE SU SAVAŞI YAPALIM DEDİ Bİ ANDA HERKEZ ORTALIĞIN AMINA KOYDU BENDE BIRAKTIM MANGALI SU SAVAŞI İÇİN SU DOLDURMAYA GİTTİM ELİFLE NASUH YİYİŞİYORDU ORDA AMK KOVA VAR ELİMDE KAFALARINA FIRLATTIM SİNİRDEN SONRA İŞTE SU SAVAŞI DEVAM EDİYO BENDE OTURUYORUM MİLLETİN BİRİBİRİNİ ISLATMALARINI İZLİYORUM KIZLARIN MEMELERİNE BAKIYORUM BELLİ HERYER SU OLUNCA ONDAN SONRA BEYLER KIZLAR ÜSTLERİNİ DEĞİŞTİRMEYE GİTTİ ELİFLE NASUH HALA YİYİŞİYO AMK Bİ BİTİREMEDİLER BENDE KOVAYI ALMAYA GİTTİM YETER LAN OROSPU COCUGU DEDİM İÇİMDEN KOVAYA SU DOLDURUP GİTTİM ELİFİN BÜTÜN EŞYALARINI ISLATTIM IP ISLAK EVİNE GİTTİ KIZ HASTA OLMUŞ SONRA BEYLER NASUHLA AYRILMIŞLAR FIRSAT BU FIRSAT DEDİM TÜM GÜCÜMLE YAVŞADIM ELİFE ÇIKMAYA YENİDEN BAŞLADIK O ÇOK MUTLUYDU BEN İSE SADECE SİKMEYE ODAKLANMIŞTIM MEME İSTİYODUM AM İSTİYODUM ATMIYODU DEKOLTELİ FOTOLAR ATTI BU SEFER GÜLEREK 31 ÇEKTİM ONDAN SONRA BUNU EVİNE BIRAKMAYA GİTTİM YÜRÜYORUZ BUNU ÇEKTİM KÖŞEYE BOYNUNU ÖPMEYE BAŞLADIM ONDAN SONRA DUDAĞINI ÖPMEYE BAŞLADIM BENİM ÇAVUŞDA AŞŞAĞIDAN BACAĞINNI ÖPÜYODU ELİF DUR DİYODU AMA DURAMIYORDUM ÇÜNKÜ AZMIŞTIM AMK KIZI NASI DURAYIM ONDAN SONRA BEYLER 10 DAKKA BÖYLE YİYİŞTİK SONRA EVİNE BIRAKTIM SONRA EVİME GİTTİM AKŞAM WPDEN YAZDIM GÜZELMİYDİ FELAN DİYE BAŞLARDA KÖTÜ HİSSETTİM AMA ÇOK GÜZELDİ DEDİ O AN DEDİMKİ AHA SİDAR BU KIZI SİKMEN İÇİN SON ŞANSIN YAP BUNU SİK BUNU BAŞARACAKSIN DİYE KENDİ KENDİME SÖYLENDİM GECEDE UYURKEN O ANI DÜŞÜNÜP 31 ÇEKTİM ... SEKS SİKİŞ POMPA YARRAK AMA GİRME SAHNESİ ------------------------ BEYLER ŞEYMA BEN ELİF BULUŞTUK ŞEYMA EVİNE DAVET ETTİ GİTTİK AMA ŞEYMA EVİNE ALMADI BENDE ELİFLE 2 DAKKALIĞINA ÖPÜŞTÜM FAKAT BANA YETMEMİŞTİ DEDİMKİ ELİFE ASANSÖRE KADAR GELİRMİSİN GELDİ O AN ONUN BOYNUNDA BAŞLADIM ÖPMEYE DUDAĞINA KADAR ÇILDIRMIŞ Bİ ŞEKİLDE ÖPÜYORUM ELLERİM GÖTÜNÜ MINCIKLIYOR ASANSÖRLE 14-15 KEZ İN ÇIK YAPTIK BUNUN İÇİN İKİMİZDE AZDIK BU BOYNUMU EMİYOR BENDE ZEVKTEN ÇILDIRIYORUM ŞEYMAYA DEDİMKİ ELİFLE 5 DAKKA İZİN VERİRMİSİN DİYE GİRDİM EVİNE SOKTUM ELİFİ ŞEYMANIN ODASINA KİTLEDİM KAPIYI YATIRDIM YATAĞA ÖPMEYE BAŞLADIK SOYDUM BUNU BAŞTA ZORLASADA BENİ KIZI HÜKMETMEYİ BAŞARDIM GÖBEĞİNİ YALADIM ÖPTÜM SONRA YUKARIYA DOĞRU ÖPEREK ÇIKTIM DUDAĞINI ISIRDIM EMDİM ONDAN SONRA PANTALONUNU ÇIKARDIM ODA BENİM PANTALONUMU ÇIKARDIM BOXERIN İÇİNDE YARRAĞIM ZOR DURUYOR PATLIYACAK BOXER SONRA BUNUN ÜSTÜNE ÇIKTIM HAZIRMISIN DEDİM EVVET DEDİ VE YALAMAYA BAŞLADIM GÖBEĞİNİ ONDAN SONRA AŞŞAĞIYA İNDİM ORAYIDA YALADIM AZMIŞTI BELLİ TUZLU Bİ TAT VARDI AMINDA YALADIM YALADIM DOYAMADIM SONRA YETERR GELİYORUM DEDİ BEKLE AZCIK DEDİM AĞZINA VERDİM BUNUN SANKİ 40 YILLIK SAKSOCU GİBİ SAKSO ÇEKİYO DİŞLERİNİ DEĞDİRMİYOR BEYLER İNANAMAZSINIZ HARİKA BİŞEYDİ ONDAN SONRA ASIL KISMA GELDİK İLK KEZ İÇİNE GİRİCEKTİM BAŞKA SADECE KAFASI GİRSEDE İYİCE SOKTUM KAN GELDİ BAKTI KORKTU SONRA DEDİMKİ BİTİNCE TEMİZLERİZ DİYE DUDAĞINA YAPIŞTIM ÖPTÜM GÜLDÜ ONDAN SONRA GİTGELLERLE 5-10 DAKKA SİKTİM VE BOŞALACAĞIMI HİSSETİM GELİYORUM DEDİM NEREYE YAPAYIM DEDİM ODA OFF Bİ YERE YAP İŞTE YA DEDİ İÇİNE SOKTUM BEYLER SİKİYORUM SONRA TAM BOŞALICAKKEN ÇIKARDIM GÖBEĞİNE ATTIRDIM VE PANTALONUMU GİYİP EVE GİTTİM AKŞAMDA MESAJ ATTIM NASIL SİKTİM AMA OROSPU O 11 AYIN BÖYLE ACISINI ÇIKARDIM DEDİM VE KIZ AĞLIYARAK ARADI ALLAH BELANI VERSİN DİYE BENDE DEDİMKİ İYİ SAKSO ÇEKİYORSUN ALLAH SENİ BİDAHA BANA VERSİN DEDİM VE KAPATTI O GÜNDNE SONRA ASLA KONUŞMADIK BEYLER VE ŞU AN BOŞALDIM AMKBeyler 8.sınıftayız ilk günü okulun ben okula söverek geliyorum gene herzamanki gibi girdim sınıfa geçtim arkaya oturuyorum bizimkilerle taşşak muhabbeti yapıyoruz işte sonra bu kız geldi ben tanımıyorum tabi oturdu ön sıralara erkekler bakıyor buna of kanka şuna bak felan diye benimde ilgimi çekti kız şimdi Allah var tombul göt tombul memeSonra hoca girdi sınıfa tanışma faslı felan herkez tanıtıyor gene sonra sıra buna geldi adım elif 15 yaşındayım ankaralıyım şu şu okuldan geliyorum diye başladı tanıtmaya kendini porno izler gibi kızı izliyorum ve dinliyorum sonra işte beyler zil çaldı bizim erkekler dışarı çıktı futbol oynuyak felan diye çağırdılar ben gitmedim kızla sınıfa tekiz oturuyoruz böyle gittim yanına selam dedim oda selam dedi adım sidar tanışalımmı felan dedim sınıfa başkalık çekmesin diye tanıştık işte konuşuyoruz felan zil çaldı derse girdik bu sefer kız önüme oturdu ben de ergenlik tabi sikim kalktı amk bunun ayaklarıyla oynuyorum saçını felan çekiyorum küçüğüz o aralar tabi bunlar anca aq Ondan sonra beyler numarasını istedim kız vermedi bende ümidi kestim kız beni sevmedi beğenmedi uğraşmıyım felan diye sonra işte bizim sınıfın arabulcusu orospu şeyma var herkesin numarasını aldı sınıfın wp grubunu kuralım diye konuştu işte verdi herkez elifde dahil beyler o aradaki olayları geçiyorum bi sik olmadı erkeklerle maç yaptık derste kızı izledim felan işte akşam oldu okul bitti eve gittik ben telefon elimde bekliyorum şu grup açılsada kızın numarasını alıp özelden yazsam diye saatler geçmiyodu amk sonra işte 8 gibi şeyma açtı wp grubunu aldım kızın numarasını bi heyecan yazdım özelden selam ben sidar diye kızda numaramı nerden aldın ben sana vermedimki dedi wp grubundan aldım dedim oda off felan yaptı ondan sonra mesaj atmadımYARIN OLDU BEYLER İŞTE OKULA GİDİYORUZ YAŞ 13 TABİ QWe:wqe:q NEYSE GİTTİK OKULA DERSLER BOŞ İLK HAFTA DİYE BİZ ARKAYA GEÇTİK KARI KIZ SEKS MUHABBETİ YAPIYORUZ İŞTE KIS KIS GÜLÜYORUZ FELAN HERKESİN ÇAVUŞ UÇUŞA GEÇTİ İNDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ O AN HOCA DEDİKİ SİDAR KALK TAHTAYA OYUN OYNUYACAZ BİZİM BEBELER GÜLDÜ İŞTE BENDE ÇAVUŞU SOLA YATIRMAYA ÇALIŞIYORUM KALKTIK İŞTE TAHTAYA SESSİZ SİNEMA OYNUYORUZ HOCA KULAĞIMA AŞK LI Bİ FİLM SÖYLEDİ BEN DE TAMAM HOCAM DEDİM TABİ ERGENİZ HAVA YAPACAZ DİYE İLK KELİME Yİ İŞARET ETTİM KIZI GÖSTERDİM BİZİM NURİ VAR ARKADAN BAĞIRDI CONİİİİİİİ DİYE O AN YERİN DİBİNE GÖÇTÜM KIZLADA OLAYA GEÇEMEDEN ZATEN SOĞUKTU ŞİMDİ DAHADA SOĞUK OLACAK DİYE İÇİM İÇİMİ YEDİ YARRAĞI YEDİK DERKEN OROSPU ŞEYMA AŞK DEDİ HEYCANLANDIM O AN SONRA DOĞRU DEDİM KIZDA FİLMİ BİLDİ GEÇTİM YERİME OTURDUM KIZ GÜLDÜ BANA BENİM GENE SİKİM KALKTI AMK Qw:eq:eQ EYSE BEYLER İŞTE BUNLA 1 AY KANKA MUHABBETİ FELAN YAPTIK OKULDA KIZLARDAN ÇOK BENLE TAKILMAYA BAŞLADI KIZ BENDE SEVMEYE BAŞLADIM AMA HALA ÇAVUŞ KALKIYODU GENEDE İŞTE BEYLER 1-2 AY GEÇTİ DERKEN BEN BUNA AÇILMAYA KARAR VERDİM AMA ÖYLE WHATSAPPDAN DEĞİL ÇİÇEK LE FELAN ROMANTİK OLSUN HEMDE HAYIR DİYEMESİN DİYE GİTTİM 3-4 TANE GÜL ALDIM GÜNLÜK HARÇLIĞIMDAN AMK ÇANTAYA ÖZENLE KOYDUM KIRILMASIN DİYE ÖĞLE TENEFÜSÜ OLDU HERKES YEMEĞE GİTTİ BUDA GİDİYODU Bİ BEKLERMİSİN BİŞEY DİYİCEM DE DEDİM ARKAYA GİTTİM ÇIKARDIM GÜLLERİ GİTTİM ÖNÜNE ELİF SANA İLK GÜNDEN BERİ YOĞUN DUYGULAR HİSSEDİYORUM ARTIK BENİ KANKAN DEĞİLDE SEVGİLİN OLARAK GÖRÜRMÜSÜN DEDİ KIZIN GÖZLERİ PARLADI AMA SİDAR BEN SENİ ARKADAŞ OLARAK GÖRÜYORUM DEDİ O AN YIKILDIM BEYLER KABUL ETMEMESİ DEĞİL GÜLE VERDİĞİM PARA KOYDU AKŞAM GİTTİM EVE AHMET KAYA DİNLEDİM ACIKLI ŞARKILAR FELAN DERKEN BAYA DEPRESYONA GİRDİM SONRA BİZİM OROSPU ŞEYMADAN YARDIM İSTEDİM OLAYI ANLATTIM ŞEYMA DEDİKİ BUNLARI BANA YAPSAN SANA VERMİŞTİM FELAN DİYE YOK SAĞOL DEDİM ONDAN SONRA ŞEYMA KIZLA KONUŞMUŞ İŞTE YARIN OLDU OKULA GELDİM KIZ GELDİ YANIMA DÜN İÇİN ÖZÜR DİLERİM KAFAM ÇOK KARIŞIKTI FELAN DEDİ EĞER TEKLİFİN HALA GEÇERLİYSE SANA SARILABİLİRMİYİM DEDİ BENDE ERKEKLİK GURURU ÖNCE HAYIR DİYESİM GELDİ AMA SONRA BU FIRSAT KAÇMAZ SİDAR DİYE EVET DEDİM SARILDIK SEVGİLİ OLDUK BEYLER O GÜN ÇOK GÜZELDİ HEP ELE ELE TUTUŞTUK GEZDİK FELAN SINIFADA AÇIKLADIK BAYA YAKIŞIYODUK DA KIZLA ESMER BEYAZ TENLİ BOMBA GİBİYDİ SONRA GİTTİM OROSPU ŞEYMAYA SORDUM NAPTINDA KIZ KABUL ETTİ FELAN DİYE ŞEYMA ANLATMAYA BAŞLADI FELAN O AN DEDİMKİ BUNU DAHA GÜZEL KIZLARA ANLATSAYDIN KEŞKE FELAN DEDİM BUDA ELİFE SÖYLERİM PEZEVENK FELAN DİYE TEHDİT ETDİ AMA SÖYLEMEDİ OROSPU İŞTE SİZİN SINIFDADA VARDIR BÖYLELERİ ONDAN SONRA BEYLER ELİF GELDİ SARILDIK ÖPEBİLİRMİYİM DEDİ İLK GÜNDENMİ OLMAZ DEDİ BENDE ISRAR ETTİM YANAĞINDA Bİ BUSE KONDURDUM O ARA BENİM ÇAVUŞTA BUNUN BACAĞINI ÖPTÜ AMK QWe:wq NEYSE İŞTE AKŞAM OLDU BUNUN NUMARASINI HAYATIM DİYE KAYDETTİM SS ÇEKİP BUNA YOLLADIM ERİDİ BİTTİ KIZ ODA BENİMKİNİ ERKEĞİM YAPMIŞ İKİ ÜÇ TANEDE FOTO YOLLADI AŞIK OLDUĞUMU O AN ANLADIM KIZA ARTIK AKLIMDA ONU SİKMEYE DAİR Bİ HİS YOKTU AMA BENİM ÇAVUŞ HALA O BACAĞA DEĞMENİN ETKİSİYLE KALKIKTI BEYLER ELİFLE 1 AY GEÇTİ 2 AY GEÇTİ 3 AY GEÇTİ DERKEN 4. AYIMIZIDA DOLDURDUK BUNUNLA HER GÜNÜM MUTLUYDU TAAKİ ELİF 7. SINIFLARDAN AHMET DİYE Bİ OROSPU COCUĞUYLA KONUŞANA KADAR O GÜN ÇOK SİNİRLENMİŞTİM ELİFEDE İLK KEZ TARTIŞMIŞTIM ONA BAYA KÖTÜ LAFLAR SARFETMİŞTİM HİÇ DE BİLİNCİNDE DEĞİLDİM O GECE AYRILDIK BEYLER 4 AYIM O GÜN BİTTİ FAKAT BENİM SEVGİM BİTMEDİ AHMET DENEN 1.50 BOYUNDAKİ OROSPU COCUGUNADA NEFRETİM BAŞLADI O GÜNDEN SONRA ELİFE ASLA MESAJ ATMAIM BEYLER HER GÜNÜM SİGARAYLA VE AĞLAMAKLA GEÇTİ HEP AHMET KAYA MELANKO DİNLEDİM KENDİMİ HARAP ETTİM AMA ASLA SEVMEKTEN VAZGEÇMEDİM BEYLER 1 AY DAHA BÖYLE SİKİMSONİK GEÇTİ DERKEN BUNUNLA 5. AY OLDU AMA AYRIYDIK FAKAT HALA SEVİYORDUM 2-3 DAL ÇİÇEK ALIP MASASINA BIRAKTIM NOTDA YAZDIM 5. AYIMIZ KUTLU OLSUN DİYE KIZ SINIFA GİRDİ BEN ARKADA UYUYORUM ÇİÇEĞİ ÇÖPE ATMIŞ NOTUDA AHMETE GÖTÜRMÜŞ AHMET GELDİ UYKUDAN UYANDIRDI NOLUYOR AMINA KOYİM DEMEDEN BUNE LAN İT DEDİ BANA 150 BOYUYLA K KISA OROSPU COCUGU UYKULUYUM ÖNÜME BAKIYOM GÖREMİYOM RÜYA DEDİM HERALDE AŞŞAĞIDAN TUTTU BENİ BAKSANA LAN PİÇ DİYE BAĞIRIYO BÜTÜN SINIF BİZİ İZLİYO İŞTE DEDİM SEN KİMSİN YARRAĞIM DİYE ELİFİN SEVGİLİSİYİM DEDİ O AN BİR KERE DAHA PARÇALANDIM BEYLER O GÜN AŞKIN ACI YANINIDA TATTIM AMA AHMETİN ANASINI SİKTİM AHMETİ DÖVDÜKTEN SONRA MÜDÜRÜN ODASINA GİTTİK BEYLER BUNUN BURNU KANAMIŞ SAÇ BAŞ DAĞILMIŞ Bİ ŞEKİLDE DUYGU SÖMRÜSÜYLE MÜDÜRE ANLATIYOR SONRA MÜDÜR BANA SÖZ HAKKI VERDİ BÖYLE BÖYLE ANLATTIM SONRA AHMET ÇIK DIŞARI DEDİ BENDE İÇİMDEN AHMETE SÖVÜYORUM MÜDÜR DEDİKİ EVLADIM SENİ TANIRIM İYİ ÇOCUKSUN AMA BUNE LAN DEDİ YAPIŞTIRDI TOKADI CANIM ÇOK YANDI O MÜDÜRÜNDE ADI MUSTAFAYDI ONUNDA AMIAN KOYAYIM AFKJAKFJ SONRA İŞTE YANAĞIM KIPKIRMIZI GÖZLERİM KIRMIZI Bİ ŞEKİLDE SINIFA GİRDİM ELİFE SİNİRLİ BAKIŞLAR ATIYORUM BİZİM ÇOCUKLAR GELDİ YANIMA SORUN ETME SİDAR BİDAHA SİKERİZ FELAN DİYE O AN MUTLU OLDDUM AMA HALA ELİFİN AHMETLE ÇIKMASI İMKANSIZDI BUNU BANA YAPAMAZDI 4 AY BİZ ONLA ÇOK GÜZEL ŞEYLER YAŞAMIŞTIK SONRA İŞTE BEYLER AKŞAM OLDU BEN EVE GİTTİM AĞLIYORUM GENE AHMET KAYA FELAN HEP YARIN OLDU OKULA GİDERKEN AHMET VE YANINDA 3 TANE BEBE İRİ YARI BÖYLE KORKTUM BAŞTA SONRADA İŞTE DEDİKİ SENMİYDİN LAN BURNUMU KANATAN DİYE DEDİM NEVRİM DÖNDÜ OROSPU COCUGU DİYE ATLADIM ÇOCUĞUN ÜSTÜNE AMA O 3 KİŞİ BELAMI SİKTİ OKULA YARRAK GİBİ GİTTİM TUVALETTE ÜSTÜMÜ FELAN TEMİZLEDİM SINIFA GİRDİM ELİF YOKTU SINIFDA SORDUM HOCAYA FELAN YAN SINIFA GEÇTİ DEDİLER O AN GENE BEYNİMDEN VURULMUŞA DÖNDÜM VE ARKAYA GİDİP BÖYLE HAYATIN KADERİN DİYE SÖVMEYE BAŞLADIM ZİL ÇALDI YAN SINIFA GİTTİM ELİF KIZLARLA OTURUYO YANINA GİTMEYE ÇALIŞIRKEN AHMET KOŞTU BENİ İTTİ SINIFA GİRDİ OROSPU COCUGU KÜÇÜCÜK BİŞEY TUTAMIYONDA ZATEN DEVAM EDİYORUM BEYLER ----------- BU AHMET ELİFLE ÇOK SAMİMİ OLMAYA BAŞLADI BENİMDE ŞARTELLER ATMAYA BAŞLADI Bİ YOLUNU BULUP AYIRMAK İÇİN UĞRAŞICAM DERKEN GÜN GELDİ ÇATTI BUNLAR AYRILDI SEBEPLERİDE AHMET ÇOK SOĞUKMUŞ ONDAN SONRA BEYLER BEN GENE ŞEYMAYA DEDİM BİDAHA ARAMIZI YAP DİYE ODA BENİ SİKER ŞAKA LAN ŞAKA NEYSE İŞTE ŞEYMA OLUR KANKA DEDİ BİZİM ARAMIZI 2 HAFTA YAPMAYA ÇALIŞTI AMA ELİF KABUL ETMEDİ VE NASUH DİYE BAŞKA BİR GAVATLA ÇIKMAYA BAŞLADI BU VELETDDE 150 İDİ BENİ SE 170 AMK KÜÇÜKLERDEN Mİ HOŞLANIYO DİYE DÜŞÜNMEYE BAŞLAMADIMDA DEĞİL NEYSE İŞTE BEYLER BUNLAR ÇIKMAYA BAŞLADI ONDAN SONRA BENDE BAŞKA KIZLAR ARAMAYA BAŞLADIM AMA HALA ELİF KALBİMDE VE AKLIMDAYDI YAPAMADIM O NASUHLA KONUŞURKEN BEN EVDE AĞLAYARAK 31 ÇEKİYODUM ÇOK ÜZÜLÜYODUM AMA YIKILMAMIŞTIM BU ELİF YENİDEN BENİM OLACAK DİYORUM GÜN GELDİ ÇATTI İLK DÖNEM BİTTİ 15 TATİLİN 2. GÜNÜ SINIFÇA TOPLANALIM DİYE ŞEYMA ETKİNLİK AYARLADI HERKEZ GELİCEM DEDİ ELİF GELEMEME NASUHLA BULUŞCAM DEDİ BEN GENE ÇOK ÜZÜLDÜM AMK SONRA YOĞUN ISRARLARLA GELDİ OTURDUK Bİ PARKTA 18 KİŞİYİZ AQ NASI SIĞDYISAK BİZİMKİLER SÜRPRİZ YAPMIŞ ELİF SİDARI AFFET DİYE BAĞIRIYO HEPSİ DEDİM SUSUN AMINA KOYİM BENİM ONU AFFETMEM LAZIM DER DEMEZ TOKADI YEDİM VE KIZ GİTTİ GALİBA NASUHA SİKTİRMEYE GİTTİ AQ O GÜNDEN SONRA ASLA YÜZÜNE BAKAMADIM BEYLER BAKAMAZDIMDA O TOKATTAN SONRA ELİ ÇOK AĞIRDI ACISINI HİSSETTİM GENEDE NEYSE İŞTE 1,5 AY GEÇTİ BEN HALA SEVİYORUM NASI Bİ MALLIKSA BU SEFER SON KEZ DENİYİCEM DEDİM VE BU SEFER 2 DEMET GÜL ALDIM AMK NOT YAZDIM ÇİKOLATA DOLDURDUM Bİ KUTUYA HEPSİNİ DOLABINA KOYDUM ALTINADA SENİ ÇOK SEVEN BİR KİŞİ YAZDIM ONDAN SONRA BEYLER BEN GENE UYUYORUM HERZAMANKİ GİBİ BU DOLABINA GİTTİ BAKTI KAHKAHA SESLERİ FELAN GELİYOR UYNADIM ELİF ÇOK MUTLU FELAN SONRA ŞEYMA BANA BAKTI GÜLDÜ ELİFE SORDULAR KİM DİYE BENİ ÇOK SEVEN BİR KİŞİ DİYE YAZMIŞL DEDİ O AN GÜLDÜM BANA SARILACAK SANDIM ACABA KİM DİYE YARIM SAAT DEDİKODU YAPTILAR SONUNDA ŞEYMA BAĞIRDI SİDAR LAN AMINA KODUMUN KIZI SİDAR DİYE ELİF Bİ UTANDI SONRA ÖZÜR DİLERİM DİYE SARILDI ÖPTÜ BENİM ÇAVUŞ GENE BACAĞINA SÜRTTÜ AKŞAM EVE GİTTİM WP DEN GENE ESKİ GÜNLERE DÖNDÜK ÇOK MUTLUYDUM AMA Bİ KIRGINLIK VARDI İÇİMDE BEYLER HİSSEDİYORDUM TAA Kİ 1 AY GEÇİNCE OKUL ÇIKIŞI ELİFİN ÇIKTIĞI VARMIŞ BEYLER DİYE KONUŞUYO YAN SINIF NASUH DEDİLER YIKILDIM LAN O AN İKİMİZİDE AYNI ANDA YÜRÜTMÜŞTÜ OROSPU EVE AĞLAYARAK GİTTİM AMK DUVARLARA YUMRUKLAR ATTIM KENDİMİ HARAP ETTİM VE AĞLIYARAK 31 ÇEKTİM .. AMA BU SEFER KENDİMİ TOPARLIYADAM NE DERSLERDE İYİYİDİM NEDE HAYATTA PARAMPARÇA OLMUŞTUM EYSE İŞTE BEYLER BEN İNTİKAM ALICAKTIM O ANDAN İTİBAREN BENDEKİ AŞK YERİNİ KİNE DEVRETMİŞTİ ELİFİ ELDE ETİP ONU ASLA MUTLU ETMİYİCEKTİM HAYATINI SİKİCEKTİM ONDAN SONRA BEYLER 2 SINIF TOPLANIP PİKNİĞE GİTTİK ANKARADA MOGAN GÖLÜNE BİLENLER VARIDIR ORAYI İŞTE MANGAL YAPIYORUZ ONDAN SONRA ŞEYMA OROSPUSU AZDI HERALDE SU SAVAŞI YAPALIM DEDİ Bİ ANDA HERKEZ ORTALIĞIN AMINA KOYDU BENDE BIRAKTIM MANGALI SU SAVAŞI İÇİN SU DOLDURMAYA GİTTİM ELİFLE NASUH YİYİŞİYORDU ORDA AMK KOVA VAR ELİMDE KAFALARINA FIRLATTIM SİNİRDEN SONRA İŞTE SU SAVAŞI DEVAM EDİYO BENDE OTURUYORUM MİLLETİN BİRİBİRİNİ ISLATMALARINI İZLİYORUM KIZLARIN MEMELERİNE BAKIYORUM BELLİ HERYER SU OLUNCA ONDAN SONRA BEYLER KIZLAR ÜSTLERİNİ DEĞİŞTİRMEYE GİTTİ ELİFLE NASUH HALA YİYİŞİYO AMK Bİ BİTİREMEDİLER BENDE KOVAYI ALMAYA GİTTİM YETER LAN OROSPU COCUGU DEDİM İÇİMDEN KOVAYA SU DOLDURUP GİTTİM ELİFİN BÜTÜN EŞYALARINI ISLATTIM IP ISLAK EVİNE GİTTİ KIZ HASTA OLMUŞ SONRA BEYLER NASUHLA AYRILMIŞLAR FIRSAT BU FIRSAT DEDİM TÜM GÜCÜMLE YAVŞADIM ELİFE ÇIKMAYA YENİDEN BAŞLADIK O ÇOK MUTLUYDU BEN İSE SADECE SİKMEYE ODAKLANMIŞTIM MEME İSTİYODUM AM İSTİYODUM ATMIYODU DEKOLTELİ FOTOLAR ATTI BU SEFER GÜLEREK 31 ÇEKTİM ONDAN SONRA BUNU EVİNE BIRAKMAYA GİTTİM YÜRÜYORUZ BUNU ÇEKTİM KÖŞEYE BOYNUNU ÖPMEYE BAŞLADIM ONDAN SONRA DUDAĞINI ÖPMEYE BAŞLADIM BENİM ÇAVUŞDA AŞŞAĞIDAN BACAĞINNI ÖPÜYODU ELİF DUR DİYODU AMA DURAMIYORDUM ÇÜNKÜ AZMIŞTIM AMK KIZI NASI DURAYIM ONDAN SONRA BEYLER 10 DAKKA BÖYLE YİYİŞTİK SONRA EVİNE BIRAKTIM SONRA EVİME GİTTİM AKŞAM WPDEN YAZDIM GÜZELMİYDİ FELAN DİYE BAŞLARDA KÖTÜ HİSSETTİM AMA ÇOK GÜZELDİ DEDİ O AN DEDİMKİ AHA SİDAR BU KIZI SİKMEN İÇİN SON ŞANSIN YAP BUNU SİK BUNU BAŞARACAKSIN DİYE KENDİ KENDİME SÖYLENDİM GECEDE UYURKEN O ANI DÜŞÜNÜP 31 ÇEKTİM ... SEKS SİKİŞ POMPA YARRAK AMA GİRME SAHNESİ ------------------------ BEYLER ŞEYMA BEN ELİF BULUŞTUK ŞEYMA EVİNE DAVET ETTİ GİTTİK AMA ŞEYMA EVİNE ALMADI BENDE ELİFLE 2 DAKKALIĞINA ÖPÜŞTÜM FAKAT BANA YETMEMİŞTİ DEDİMKİ ELİFE ASANSÖRE KADAR GELİRMİSİN GELDİ O AN ONUN BOYNUNDA BAŞLADIM ÖPMEYE DUDAĞINA KADAR ÇILDIRMIŞ Bİ ŞEKİLDE ÖPÜYORUM ELLERİM GÖTÜNÜ MINCIKLIYOR ASANSÖRLE 14-15 KEZ İN ÇIK YAPTIK BUNUN İÇİN İKİMİZDE AZDIK BU BOYNUMU EMİYOR BENDE ZEVKTEN ÇILDIRIYORUM ŞEYMAYA DEDİMKİ ELİFLE 5 DAKKA İZİN VERİRMİSİN DİYE GİRDİM EVİNE SOKTUM ELİFİ ŞEYMANIN ODASINA KİTLEDİM KAPIYI YATIRDIM YATAĞA ÖPMEYE BAŞLADIK SOYDUM BUNU BAŞTA ZORLASADA BENİ KIZI HÜKMETMEYİ BAŞARDIM GÖBEĞİNİ YALADIM ÖPTÜM SONRA YUKARIYA DOĞRU ÖPEREK ÇIKTIM DUDAĞINI ISIRDIM EMDİM ONDAN SONRA PANTALONUNU ÇIKARDIM ODA BENİM PANTALONUMU ÇIKARDIM BOXERIN İÇİNDE YARRAĞIM ZOR DURUYOR PATLIYACAK BOXER SONRA BUNUN ÜSTÜNE ÇIKTIM HAZIRMISIN DEDİM EVVET DEDİ VE YALAMAYA BAŞLADIM GÖBEĞİNİ ONDAN SONRA AŞŞAĞIYA İNDİM ORAYIDA YALADIM AZMIŞTI BELLİ TUZLU Bİ TAT VARDI AMINDA YALADIM YALADIM DOYAMADIM SONRA YETERR GELİYORUM DEDİ BEKLE AZCIK DEDİM AĞZINA VERDİM BUNUN SANKİ 40 YILLIK SAKSOCU GİBİ SAKSO ÇEKİYO DİŞLERİNİ DEĞDİRMİYOR BEYLER İNANAMAZSINIZ HARİKA BİŞEYDİ ONDAN SONRA ASIL KISMA GELDİK İLK KEZ İÇİNE GİRİCEKTİM BAŞKA SADECE KAFASI GİRSEDE İYİCE SOKTUM KAN GELDİ BAKTI KORKTU SONRA DEDİMKİ BİTİNCE TEMİZLERİZ DİYE DUDAĞINA YAPIŞTIM ÖPTÜM GÜLDÜ ONDAN SONRA GİTGELLERLE 5-10 DAKKA SİKTİM VE BOŞALACAĞIMI HİSSETİM GELİYORUM DEDİM NEREYE YAPAYIM DEDİM ODA OFF Bİ YERE YAP İŞTE YA DEDİ İÇİNE SOKTUM BEYLER SİKİYORUM SONRA TAM BOŞALICAKKEN ÇIKARDIM GÖBEĞİNE ATTIRDIM VE PANTALONUMU GİYİP EVE GİTTİM AKŞAMDA MESAJ ATTIM NASIL SİKTİM AMA OROSPU O 11 AYIN BÖYLE ACISINI ÇIKARDIM DEDİM VE KIZ AĞLIYARAK ARADI ALLAH BELANI VERSİN DİYE BENDE DEDİMKİ İYİ SAKSO ÇEKİYORSUN ALLAH SENİ BİDAHA BANA VERSİN DEDİM VE KAPATTI O GÜNDNE SONRA ASLA KONUŞMADIK BEYLER VE ŞU AN BOŞALDIM AMK
submitted by erayinbow to KGBTR [link] [comments]


2019.07.03 09:52 hornedhypnotist Beyler 8.sınıftayız ilk günü okulun ben okula söverek geliyorum

Beyler 8.sınıftayız ilk günü okulun ben okula söverek geliyorum gene herzamanki gibi girdim sınıfa geçtim arkaya oturuyorum bizimkilerle taşşak muhabbeti yapıyoruz işte sonra bu kız geldi ben tanımıyorum tabi oturdu ön sıralara erkekler bakıyor buna of kanka şuna bak felan diye benimde ilgimi çekti kız şimdi Allah var tombul göt tombul memeSonra hoca girdi sınıfa tanışma faslı felan herkez tanıtıyor gene sonra sıra buna geldi adım elif 15 yaşındayım ankaralıyım şu şu okuldan geliyorum diye başladı tanıtmaya kendini porno izler gibi kızı izliyorum ve dinliyorum sonra işte beyler zil çaldı bizim erkekler dışarı çıktı futbol oynuyak felan diye çağırdılar ben gitmedim kızla sınıfa tekiz oturuyoruz böyle gittim yanına selam dedim oda selam dedi adım sidar tanışalımmı felan dedim sınıfa başkalık çekmesin diye tanıştık işte konuşuyoruz felan zil çaldı derse girdik bu sefer kız önüme oturdu ben de ergenlik tabi sikim kalktı amk bunun ayaklarıyla oynuyorum saçını felan çekiyorum küçüğüz o aralar tabi bunlar anca aq Ondan sonra beyler numarasını istedim kız vermedi bende ümidi kestim kız beni sevmedi beğenmedi uğraşmıyım felan diye sonra işte bizim sınıfın arabulcusu orospu şeyma var herkesin numarasını aldı sınıfın wp grubunu kuralım diye konuştu işte verdi herkez elifde dahil beyler o aradaki olayları geçiyorum bi sik olmadı erkeklerle maç yaptık derste kızı izledim felan işte akşam oldu okul bitti eve gittik ben telefon elimde bekliyorum şu grup açılsada kızın numarasını alıp özelden yazsam diye saatler geçmiyodu amk sonra işte 8 gibi şeyma açtı wp grubunu aldım kızın numarasını bi heyecan yazdım özelden selam ben sidar diye kızda numaramı nerden aldın ben sana vermedimki dedi wp grubundan aldım dedim oda off felan yaptı ondan sonra mesaj atmadımYARIN OLDU BEYLER İŞTE OKULA GİDİYORUZ YAŞ 13 TABİ QWe:wqe:q NEYSE GİTTİK OKULA DERSLER BOŞ İLK HAFTA DİYE BİZ ARKAYA GEÇTİK KARI KIZ SEKS MUHABBETİ YAPIYORUZ İŞTE KIS KIS GÜLÜYORUZ FELAN HERKESİN ÇAVUŞ UÇUŞA GEÇTİ İNDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ O AN HOCA DEDİKİ SİDAR KALK TAHTAYA OYUN OYNUYACAZ BİZİM BEBELER GÜLDÜ İŞTE BENDE ÇAVUŞU SOLA YATIRMAYA ÇALIŞIYORUM KALKTIK İŞTE TAHTAYA SESSİZ SİNEMA OYNUYORUZ HOCA KULAĞIMA AŞK LI Bİ FİLM SÖYLEDİ BEN DE TAMAM HOCAM DEDİM TABİ ERGENİZ HAVA YAPACAZ DİYE İLK KELİME Yİ İŞARET ETTİM KIZI GÖSTERDİM BİZİM NURİ VAR ARKADAN BAĞIRDI CONİİİİİİİ DİYE O AN YERİN DİBİNE GÖÇTÜM KIZLADA OLAYA GEÇEMEDEN ZATEN SOĞUKTU ŞİMDİ DAHADA SOĞUK OLACAK DİYE İÇİM İÇİMİ YEDİ YARRAĞI YEDİK DERKEN OROSPU ŞEYMA AŞK DEDİ HEYCANLANDIM O AN SONRA DOĞRU DEDİM KIZDA FİLMİ BİLDİ GEÇTİM YERİME OTURDUM KIZ GÜLDÜ BANA BENİM GENE SİKİM KALKTI AMK Qw:eq:eQ EYSE BEYLER İŞTE BUNLA 1 AY KANKA MUHABBETİ FELAN YAPTIK OKULDA KIZLARDAN ÇOK BENLE TAKILMAYA BAŞLADI KIZ BENDE SEVMEYE BAŞLADIM AMA HALA ÇAVUŞ KALKIYODU GENEDE İŞTE BEYLER 1-2 AY GEÇTİ DERKEN BEN BUNA AÇILMAYA KARAR VERDİM AMA ÖYLE WHATSAPPDAN DEĞİL ÇİÇEK LE FELAN ROMANTİK OLSUN HEMDE HAYIR DİYEMESİN DİYE GİTTİM 3-4 TANE GÜL ALDIM GÜNLÜK HARÇLIĞIMDAN AMK ÇANTAYA ÖZENLE KOYDUM KIRILMASIN DİYE ÖĞLE TENEFÜSÜ OLDU HERKES YEMEĞE GİTTİ BUDA GİDİYODU Bİ BEKLERMİSİN BİŞEY DİYİCEM DE DEDİM ARKAYA GİTTİM ÇIKARDIM GÜLLERİ GİTTİM ÖNÜNE ELİF SANA İLK GÜNDEN BERİ YOĞUN DUYGULAR HİSSEDİYORUM ARTIK BENİ KANKAN DEĞİLDE SEVGİLİN OLARAK GÖRÜRMÜSÜN DEDİ KIZIN GÖZLERİ PARLADI AMA SİDAR BEN SENİ ARKADAŞ OLARAK GÖRÜYORUM DEDİ O AN YIKILDIM BEYLER KABUL ETMEMESİ DEĞİL GÜLE VERDİĞİM PARA KOYDU AKŞAM GİTTİM EVE AHMET KAYA DİNLEDİM ACIKLI ŞARKILAR FELAN DERKEN BAYA DEPRESYONA GİRDİM SONRA BİZİM OROSPU ŞEYMADAN YARDIM İSTEDİM OLAYI ANLATTIM ŞEYMA DEDİKİ BUNLARI BANA YAPSAN SANA VERMİŞTİM FELAN DİYE YOK SAĞOL DEDİM ONDAN SONRA ŞEYMA KIZLA KONUŞMUŞ İŞTE YARIN OLDU OKULA GELDİM KIZ GELDİ YANIMA DÜN İÇİN ÖZÜR DİLERİM KAFAM ÇOK KARIŞIKTI FELAN DEDİ EĞER TEKLİFİN HALA GEÇERLİYSE SANA SARILABİLİRMİYİM DEDİ BENDE ERKEKLİK GURURU ÖNCE HAYIR DİYESİM GELDİ AMA SONRA BU FIRSAT KAÇMAZ SİDAR DİYE EVET DEDİM SARILDIK SEVGİLİ OLDUK BEYLER O GÜN ÇOK GÜZELDİ HEP ELE ELE TUTUŞTUK GEZDİK FELAN SINIFADA AÇIKLADIK BAYA YAKIŞIYODUK DA KIZLA ESMER BEYAZ TENLİ BOMBA GİBİYDİ SONRA GİTTİM OROSPU ŞEYMAYA SORDUM NAPTINDA KIZ KABUL ETTİ FELAN DİYE ŞEYMA ANLATMAYA BAŞLADI FELAN O AN DEDİMKİ BUNU DAHA GÜZEL KIZLARA ANLATSAYDIN KEŞKE FELAN DEDİM BUDA ELİFE SÖYLERİM PEZEVENK FELAN DİYE TEHDİT ETDİ AMA SÖYLEMEDİ OROSPU İŞTE SİZİN SINIFDADA VARDIR BÖYLELERİ ONDAN SONRA BEYLER ELİF GELDİ SARILDIK ÖPEBİLİRMİYİM DEDİ İLK GÜNDENMİ OLMAZ DEDİ BENDE ISRAR ETTİM YANAĞINDA Bİ BUSE KONDURDUM O ARA BENİM ÇAVUŞTA BUNUN BACAĞINI ÖPTÜ AMK QWe:wq NEYSE İŞTE AKŞAM OLDU BUNUN NUMARASINI HAYATIM DİYE KAYDETTİM SS ÇEKİP BUNA YOLLADIM ERİDİ BİTTİ KIZ ODA BENİMKİNİ ERKEĞİM YAPMIŞ İKİ ÜÇ TANEDE FOTO YOLLADI AŞIK OLDUĞUMU O AN ANLADIM KIZA ARTIK AKLIMDA ONU SİKMEYE DAİR Bİ HİS YOKTU AMA BENİM ÇAVUŞ HALA O BACAĞA DEĞMENİN ETKİSİYLE KALKIKTI BEYLER ELİFLE 1 AY GEÇTİ 2 AY GEÇTİ 3 AY GEÇTİ DERKEN 4. AYIMIZIDA DOLDURDUK BUNUNLA HER GÜNÜM MUTLUYDU TAAKİ ELİF 7. SINIFLARDAN AHMET DİYE Bİ OROSPU COCUĞUYLA KONUŞANA KADAR O GÜN ÇOK SİNİRLENMİŞTİM ELİFEDE İLK KEZ TARTIŞMIŞTIM ONA BAYA KÖTÜ LAFLAR SARFETMİŞTİM HİÇ DE BİLİNCİNDE DEĞİLDİM O GECE AYRILDIK BEYLER 4 AYIM O GÜN BİTTİ FAKAT BENİM SEVGİM BİTMEDİ AHMET DENEN 1.50 BOYUNDAKİ OROSPU COCUGUNADA NEFRETİM BAŞLADI O GÜNDEN SONRA ELİFE ASLA MESAJ ATMAIM BEYLER HER GÜNÜM SİGARAYLA VE AĞLAMAKLA GEÇTİ HEP AHMET KAYA MELANKO DİNLEDİM KENDİMİ HARAP ETTİM AMA ASLA SEVMEKTEN VAZGEÇMEDİM BEYLER 1 AY DAHA BÖYLE SİKİMSONİK GEÇTİ DERKEN BUNUNLA 5. AY OLDU AMA AYRIYDIK FAKAT HALA SEVİYORDUM 2-3 DAL ÇİÇEK ALIP MASASINA BIRAKTIM NOTDA YAZDIM 5. AYIMIZ KUTLU OLSUN DİYE KIZ SINIFA GİRDİ BEN ARKADA UYUYORUM ÇİÇEĞİ ÇÖPE ATMIŞ NOTUDA AHMETE GÖTÜRMÜŞ AHMET GELDİ UYKUDAN UYANDIRDI NOLUYOR AMINA KOYİM DEMEDEN BUNE LAN İT DEDİ BANA 150 BOYUYLA K KISA OROSPU COCUGU UYKULUYUM ÖNÜME BAKIYOM GÖREMİYOM RÜYA DEDİM HERALDE AŞŞAĞIDAN TUTTU BENİ BAKSANA LAN PİÇ DİYE BAĞIRIYO BÜTÜN SINIF BİZİ İZLİYO İŞTE DEDİM SEN KİMSİN YARRAĞIM DİYE ELİFİN SEVGİLİSİYİM DEDİ O AN BİR KERE DAHA PARÇALANDIM BEYLER O GÜN AŞKIN ACI YANINIDA TATTIM AMA AHMETİN ANASINI SİKTİM AHMETİ DÖVDÜKTEN SONRA MÜDÜRÜN ODASINA GİTTİK BEYLER BUNUN BURNU KANAMIŞ SAÇ BAŞ DAĞILMIŞ Bİ ŞEKİLDE DUYGU SÖMRÜSÜYLE MÜDÜRE ANLATIYOR SONRA MÜDÜR BANA SÖZ HAKKI VERDİ BÖYLE BÖYLE ANLATTIM SONRA AHMET ÇIK DIŞARI DEDİ BENDE İÇİMDEN AHMETE SÖVÜYORUM MÜDÜR DEDİKİ EVLADIM SENİ TANIRIM İYİ ÇOCUKSUN AMA BUNE LAN DEDİ YAPIŞTIRDI TOKADI CANIM ÇOK YANDI O MÜDÜRÜNDE ADI MUSTAFAYDI ONUNDA AMIAN KOYAYIM AFKJAKFJ SONRA İŞTE YANAĞIM KIPKIRMIZI GÖZLERİM KIRMIZI Bİ ŞEKİLDE SINIFA GİRDİM ELİFE SİNİRLİ BAKIŞLAR ATIYORUM BİZİM ÇOCUKLAR GELDİ YANIMA SORUN ETME SİDAR BİDAHA SİKERİZ FELAN DİYE O AN MUTLU OLDDUM AMA HALA ELİFİN AHMETLE ÇIKMASI İMKANSIZDI BUNU BANA YAPAMAZDI 4 AY BİZ ONLA ÇOK GÜZEL ŞEYLER YAŞAMIŞTIK SONRA İŞTE BEYLER AKŞAM OLDU BEN EVE GİTTİM AĞLIYORUM GENE AHMET KAYA FELAN HEP YARIN OLDU OKULA GİDERKEN AHMET VE YANINDA 3 TANE BEBE İRİ YARI BÖYLE KORKTUM BAŞTA SONRADA İŞTE DEDİKİ SENMİYDİN LAN BURNUMU KANATAN DİYE DEDİM NEVRİM DÖNDÜ OROSPU COCUGU DİYE ATLADIM ÇOCUĞUN ÜSTÜNE AMA O 3 KİŞİ BELAMI SİKTİ OKULA YARRAK GİBİ GİTTİM TUVALETTE ÜSTÜMÜ FELAN TEMİZLEDİM SINIFA GİRDİM ELİF YOKTU SINIFDA SORDUM HOCAYA FELAN YAN SINIFA GEÇTİ DEDİLER O AN GENE BEYNİMDEN VURULMUŞA DÖNDÜM VE ARKAYA GİDİP BÖYLE HAYATIN KADERİN DİYE SÖVMEYE BAŞLADIM ZİL ÇALDI YAN SINIFA GİTTİM ELİF KIZLARLA OTURUYO YANINA GİTMEYE ÇALIŞIRKEN AHMET KOŞTU BENİ İTTİ SINIFA GİRDİ OROSPU COCUGU KÜÇÜCÜK BİŞEY TUTAMIYONDA ZATEN DEVAM EDİYORUM BEYLER ----------- BU AHMET ELİFLE ÇOK SAMİMİ OLMAYA BAŞLADI BENİMDE ŞARTELLER ATMAYA BAŞLADI Bİ YOLUNU BULUP AYIRMAK İÇİN UĞRAŞICAM DERKEN GÜN GELDİ ÇATTI BUNLAR AYRILDI SEBEPLERİDE AHMET ÇOK SOĞUKMUŞ ONDAN SONRA BEYLER BEN GENE ŞEYMAYA DEDİM BİDAHA ARAMIZI YAP DİYE ODA BENİ SİKER ŞAKA LAN ŞAKA NEYSE İŞTE ŞEYMA OLUR KANKA DEDİ BİZİM ARAMIZI 2 HAFTA YAPMAYA ÇALIŞTI AMA ELİF KABUL ETMEDİ VE NASUH DİYE BAŞKA BİR GAVATLA ÇIKMAYA BAŞLADI BU VELETDDE 150 İDİ BENİ SE 170 AMK KÜÇÜKLERDEN Mİ HOŞLANIYO DİYE DÜŞÜNMEYE BAŞLAMADIMDA DEĞİL NEYSE İŞTE BEYLER BUNLAR ÇIKMAYA BAŞLADI ONDAN SONRA BENDE BAŞKA KIZLAR ARAMAYA BAŞLADIM AMA HALA ELİF KALBİMDE VE AKLIMDAYDI YAPAMADIM O NASUHLA KONUŞURKEN BEN EVDE AĞLAYARAK 31 ÇEKİYODUM ÇOK ÜZÜLÜYODUM AMA YIKILMAMIŞTIM BU ELİF YENİDEN BENİM OLACAK DİYORUM GÜN GELDİ ÇATTI İLK DÖNEM BİTTİ 15 TATİLİN 2. GÜNÜ SINIFÇA TOPLANALIM DİYE ŞEYMA ETKİNLİK AYARLADI HERKEZ GELİCEM DEDİ ELİF GELEMEME NASUHLA BULUŞCAM DEDİ BEN GENE ÇOK ÜZÜLDÜM AMK SONRA YOĞUN ISRARLARLA GELDİ OTURDUK Bİ PARKTA 18 KİŞİYİZ AQ NASI SIĞDYISAK BİZİMKİLER SÜRPRİZ YAPMIŞ ELİF SİDARI AFFET DİYE BAĞIRIYO HEPSİ DEDİM SUSUN AMINA KOYİM BENİM ONU AFFETMEM LAZIM DER DEMEZ TOKADI YEDİM VE KIZ GİTTİ GALİBA NASUHA SİKTİRMEYE GİTTİ AQ O GÜNDEN SONRA ASLA YÜZÜNE BAKAMADIM BEYLER BAKAMAZDIMDA O TOKATTAN SONRA ELİ ÇOK AĞIRDI ACISINI HİSSETTİM GENEDE NEYSE İŞTE 1,5 AY GEÇTİ BEN HALA SEVİYORUM NASI Bİ MALLIKSA BU SEFER SON KEZ DENİYİCEM DEDİM VE BU SEFER 2 DEMET GÜL ALDIM AMK NOT YAZDIM ÇİKOLATA DOLDURDUM Bİ KUTUYA HEPSİNİ DOLABINA KOYDUM ALTINADA SENİ ÇOK SEVEN BİR KİŞİ YAZDIM ONDAN SONRA BEYLER BEN GENE UYUYORUM HERZAMANKİ GİBİ BU DOLABINA GİTTİ BAKTI KAHKAHA SESLERİ FELAN GELİYOR UYNADIM ELİF ÇOK MUTLU FELAN SONRA ŞEYMA BANA BAKTI GÜLDÜ ELİFE SORDULAR KİM DİYE BENİ ÇOK SEVEN BİR KİŞİ DİYE YAZMIŞL DEDİ O AN GÜLDÜM BANA SARILACAK SANDIM ACABA KİM DİYE YARIM SAAT DEDİKODU YAPTILAR SONUNDA ŞEYMA BAĞIRDI SİDAR LAN AMINA KODUMUN KIZI SİDAR DİYE ELİF Bİ UTANDI SONRA ÖZÜR DİLERİM DİYE SARILDI ÖPTÜ BENİM ÇAVUŞ GENE BACAĞINA SÜRTTÜ AKŞAM EVE GİTTİM WP DEN GENE ESKİ GÜNLERE DÖNDÜK ÇOK MUTLUYDUM AMA Bİ KIRGINLIK VARDI İÇİMDE BEYLER HİSSEDİYORDUM TAA Kİ 1 AY GEÇİNCE OKUL ÇIKIŞI ELİFİN ÇIKTIĞI VARMIŞ BEYLER DİYE KONUŞUYO YAN SINIF NASUH DEDİLER YIKILDIM LAN O AN İKİMİZİDE AYNI ANDA YÜRÜTMÜŞTÜ OROSPU EVE AĞLAYARAK GİTTİM AMK DUVARLARA YUMRUKLAR ATTIM KENDİMİ HARAP ETTİM VE AĞLIYARAK 31 ÇEKTİM .. AMA BU SEFER KENDİMİ TOPARLIYADAM NE DERSLERDE İYİYİDİM NEDE HAYATTA PARAMPARÇA OLMUŞTUM EYSE İŞTE BEYLER BEN İNTİKAM ALICAKTIM O ANDAN İTİBAREN BENDEKİ AŞK YERİNİ KİNE DEVRETMİŞTİ ELİFİ ELDE ETİP ONU ASLA MUTLU ETMİYİCEKTİM HAYATINI SİKİCEKTİM ONDAN SONRA BEYLER 2 SINIF TOPLANIP PİKNİĞE GİTTİK ANKARADA MOGAN GÖLÜNE BİLENLER VARIDIR ORAYI İŞTE MANGAL YAPIYORUZ ONDAN SONRA ŞEYMA OROSPUSU AZDI HERALDE SU SAVAŞI YAPALIM DEDİ Bİ ANDA HERKEZ ORTALIĞIN AMINA KOYDU BENDE BIRAKTIM MANGALI SU SAVAŞI İÇİN SU DOLDURMAYA GİTTİM ELİFLE NASUH YİYİŞİYORDU ORDA AMK KOVA VAR ELİMDE KAFALARINA FIRLATTIM SİNİRDEN SONRA İŞTE SU SAVAŞI DEVAM EDİYO BENDE OTURUYORUM MİLLETİN BİRİBİRİNİ ISLATMALARINI İZLİYORUM KIZLARIN MEMELERİNE BAKIYORUM BELLİ HERYER SU OLUNCA ONDAN SONRA BEYLER KIZLAR ÜSTLERİNİ DEĞİŞTİRMEYE GİTTİ ELİFLE NASUH HALA YİYİŞİYO AMK Bİ BİTİREMEDİLER BENDE KOVAYI ALMAYA GİTTİM YETER LAN OROSPU COCUGU DEDİM İÇİMDEN KOVAYA SU DOLDURUP GİTTİM ELİFİN BÜTÜN EŞYALARINI ISLATTIM IP ISLAK EVİNE GİTTİ KIZ HASTA OLMUŞ SONRA BEYLER NASUHLA AYRILMIŞLAR FIRSAT BU FIRSAT DEDİM TÜM GÜCÜMLE YAVŞADIM ELİFE ÇIKMAYA YENİDEN BAŞLADIK O ÇOK MUTLUYDU BEN İSE SADECE SİKMEYE ODAKLANMIŞTIM MEME İSTİYODUM AM İSTİYODUM ATMIYODU DEKOLTELİ FOTOLAR ATTI BU SEFER GÜLEREK 31 ÇEKTİM ONDAN SONRA BUNU EVİNE BIRAKMAYA GİTTİM YÜRÜYORUZ BUNU ÇEKTİM KÖŞEYE BOYNUNU ÖPMEYE BAŞLADIM ONDAN SONRA DUDAĞINI ÖPMEYE BAŞLADIM BENİM ÇAVUŞDA AŞŞAĞIDAN BACAĞINNI ÖPÜYODU ELİF DUR DİYODU AMA DURAMIYORDUM ÇÜNKÜ AZMIŞTIM AMK KIZI NASI DURAYIM ONDAN SONRA BEYLER 10 DAKKA BÖYLE YİYİŞTİK SONRA EVİNE BIRAKTIM SONRA EVİME GİTTİM AKŞAM WPDEN YAZDIM GÜZELMİYDİ FELAN DİYE BAŞLARDA KÖTÜ HİSSETTİM AMA ÇOK GÜZELDİ DEDİ O AN DEDİMKİ AHA SİDAR BU KIZI SİKMEN İÇİN SON ŞANSIN YAP BUNU SİK BUNU BAŞARACAKSIN DİYE KENDİ KENDİME SÖYLENDİM GECEDE UYURKEN O ANI DÜŞÜNÜP 31 ÇEKTİM ... SEKS SİKİŞ POMPA YARRAK AMA GİRME SAHNESİ ------------------------ BEYLER ŞEYMA BEN ELİF BULUŞTUK ŞEYMA EVİNE DAVET ETTİ GİTTİK AMA ŞEYMA EVİNE ALMADI BENDE ELİFLE 2 DAKKALIĞINA ÖPÜŞTÜM FAKAT BANA YETMEMİŞTİ DEDİMKİ ELİFE ASANSÖRE KADAR GELİRMİSİN GELDİ O AN ONUN BOYNUNDA BAŞLADIM ÖPMEYE DUDAĞINA KADAR ÇILDIRMIŞ Bİ ŞEKİLDE ÖPÜYORUM ELLERİM GÖTÜNÜ MINCIKLIYOR ASANSÖRLE 14-15 KEZ İN ÇIK YAPTIK BUNUN İÇİN İKİMİZDE AZDIK BU BOYNUMU EMİYOR BENDE ZEVKTEN ÇILDIRIYORUM ŞEYMAYA DEDİMKİ ELİFLE 5 DAKKA İZİN VERİRMİSİN DİYE GİRDİM EVİNE SOKTUM ELİFİ ŞEYMANIN ODASINA KİTLEDİM KAPIYI YATIRDIM YATAĞA ÖPMEYE BAŞLADIK SOYDUM BUNU BAŞTA ZORLASADA BENİ KIZI HÜKMETMEYİ BAŞARDIM GÖBEĞİNİ YALADIM ÖPTÜM SONRA YUKARIYA DOĞRU ÖPEREK ÇIKTIM DUDAĞINI ISIRDIM EMDİM ONDAN SONRA PANTALONUNU ÇIKARDIM ODA BENİM PANTALONUMU ÇIKARDIM BOXERIN İÇİNDE YARRAĞIM ZOR DURUYOR PATLIYACAK BOXER SONRA BUNUN ÜSTÜNE ÇIKTIM HAZIRMISIN DEDİM EVVET DEDİ VE YALAMAYA BAŞLADIM GÖBEĞİNİ ONDAN SONRA AŞŞAĞIYA İNDİM ORAYIDA YALADIM AZMIŞTI BELLİ TUZLU Bİ TAT VARDI AMINDA YALADIM YALADIM DOYAMADIM SONRA YETERR GELİYORUM DEDİ BEKLE AZCIK DEDİM AĞZINA VERDİM BUNUN SANKİ 40 YILLIK SAKSOCU GİBİ SAKSO ÇEKİYO DİŞLERİNİ DEĞDİRMİYOR BEYLER İNANAMAZSINIZ HARİKA BİŞEYDİ ONDAN SONRA ASIL KISMA GELDİK İLK KEZ İÇİNE GİRİCEKTİM BAŞKA SADECE KAFASI GİRSEDE İYİCE SOKTUM KAN GELDİ BAKTI KORKTU SONRA DEDİMKİ BİTİNCE TEMİZLERİZ DİYE DUDAĞINA YAPIŞTIM ÖPTÜM GÜLDÜ ONDAN SONRA GİTGELLERLE 5-10 DAKKA SİKTİM VE BOŞALACAĞIMI HİSSETİM GELİYORUM DEDİM NEREYE YAPAYIM DEDİM ODA OFF Bİ YERE YAP İŞTE YA DEDİ İÇİNE SOKTUM BEYLER SİKİYORUM SONRA TAM BOŞALICAKKEN ÇIKARDIM GÖBEĞİNE ATTIRDIM VE PANTALONUMU GİYİP EVE GİTTİM AKŞAMDA MESAJ ATTIM NASIL SİKTİM AMA OROSPU O 11 AYIN BÖYLE ACISINI ÇIKARDIM DEDİM VE KIZ AĞLIYARAK ARADI ALLAH BELANI VERSİN DİYE BENDE DEDİMKİ İYİ SAKSO ÇEKİYORSUN ALLAH SENİ BİDAHA BANA VERSİN DEDİM VE KAPATTI O GÜNDNE SONRA ASLA KONUŞMADIK BEYLER VE ŞU AN BOŞALDIM AMK
submitted by hornedhypnotist to kopyamakarna [link] [comments]